3. Hukuk Dairesi 2016/10843 E. , 2017/641 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE ... (AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; tarafların ... .... Aile Mahkemesinin 2011/371 Esas, 2012/474 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, boşanma kararında müvekkili lehine 200,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, ülkenin ve tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile hükmedilen nafaka miktarı ve paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda günün ekonomik koşulları, genel ihtiyaçlar ve ana babanın mali durumu gibi kriterlerde değişiklikler olduğunu, buna mukabil boşanma nedeniyle uğradığı maddi ve manevi yoksulluğun sürekli arttığını, müvekkilinin takdir edilmiş olan yoksulluk nafakası ile geçinmesi, zaruri ihtiyaçları ve sağlık giderlerinin karşılanması bir yana en temel giderleri bile karşılamasının mümkün olmadığını ve herhangi bir gelirinin de bulunmadığını belirterek, yoksulluk nafakasının dava tarihinden geçerli ve karar tarihinden itibaren takip eden her yıl için enflasyon oranında artan ve değişken miktarda olmak üzere aylık 700,00 TL olarak artırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı süresinde cevap dilekçesi sunmamı, beyanlarında özetle; boşanırken dairelerini eşine verdiğini, boşandıktan sonra kendisine yeni ev aldığını, şu an ayda 720 TL kredi ödediğini, davayı kabul etmediğini, nafakayı arttıracak durumunun olmadığını, zaten kendisinin ayrılmak istemediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yoksulluk nafakasının arttırılması talebine ilişkindir.
TMK. nun 176/.... maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir
edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.
Dosya kapsamından; tarafların 31/.../2012 tarihinde kesinleşen kararla boşandıkları, boşanma kararı ile birlikte davacı lehine 200 TL yoksulluk nafakasına karar verildiği,bu davanın açıldığı tarih itibariyle aradan yaklaşık üç yıllık süre geçtiği, davacının ev hanımı olup geliri bulunmadığı, davalının ise emekli olup, aylık ....150 TL gelirinin olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu ispat edilmemiştir.
O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK"nun 440/III-... maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.