2. Hukuk Dairesi 2014/19657 E. , 2015/5244 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kayseri 4. Aile Mahkemesi
TARİHİ :20.05.2014
NUMARASI :Esas no: 2013/724 Karar no:2014/455
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (koca) tarafından, lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden; davalı (kadın) tarafından da, koca lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat, yoksulluk nafakası ve velayetine bırakılan müşterek çocuk için iştirak nafakasına hükmedilmemiş olması yönünden temyiz edilmiştir.temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı (koca)’nın tüm, davalı (kadın)"ın ise, aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, “boşanmaya sebep olan olaylarda, sadakat yükümlülüğüne aykırı tutum ve davranışı gerçekleşen davalı (kadın) tam kusurlu” bulunmuş, buna bağlı olarak koca yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir. Oysa, davacı (koca)’nın da, evlilik birliğine ilişkin görevlerini yerine getirmediği, davalının yakınlarına "ablanıza söyleyin, beni boşasın, başka aşklara yelken açmak istiyorum” şeklinde sözler sarfettiği, toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu halde, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davacı da kusurludur. Davacının gerçekleşen müterafık kusuru dikkate alınarak tazminatlardan uygun miktarda indirime gidilmesi gerekirken bu husus nazara alınmayarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
3-Velayetin kullanılması kendisine bırakılmayan eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmakla yükümlüdür (TMK. m.182). Bu hususu hakim, görevi gereği kendiliğinden dikkate almak zorundadır. O halde, davacının, velayetine bırakılmayan çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla sorumlu tutulması, bu çerçevede davalı lehine çocuk için uygun miktarda iştirak nafakasına hükmedilmesi gerekirken, bu talebin reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
4-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, paranın alım gücüne ve nafakanın niteliğine göre koca yararına takdir ve tayin edilen yoksulluk nafakası çoktur. Daha uygun miktara hükmedilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.), (3.) ve (4.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 123.60 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davalıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere yoksulluk nafakasıyla ilgili bozmanın gerekçesinde oyçokluğuyla, sonucunda ve diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi.23.03.2015 (Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Davalının, ilaç mümessili olduğu, herhangi bir engeli bulunmadığı halde, iradi olarak çalışmadığı, mesleğini icra edebileceği iş sahasının ve iş deneyiminin bulunmadığına ilişkin de bir delil getirilmediği, evlilik birliğinin devamı sırasında da aynı tutumunu devam ettirdiği, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu halde, davalının ekonomik durumunun sıfır olduğu kabul edilemez ve yararına yoksulluk nafakası tayin edilemez. Bu husus nazara alınmadan, davalı yararına yoksulluk nafakası tayini doğru bulunmamıştır. Hükmün bu sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun yoksulluk nafakasıyla ilgili bozma kararına sonucu bakımından katılmakla birlikte bozmanın gerekçesine iştirak etmiyorum.