Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2015/716
Karar No: 2016/411

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/716 Esas 2016/411 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Yargıtay 6. Ceza Dairesi tarafından verilen kararda, sanığın yakınan tarafından teşhis edildiği yağma suçundan mahkum edilmesi gerektiği fakat yerel mahkeme tarafından buyruktan ayrılarak sanığın beraatına karar verildiği belirtilmiştir. Bunun üzerine yapılan temyiz başvurusu sonucunda, Ceza Genel Kurulu tarafından dava zamanaşımı süresinin hesaplanması gerektiği belirtilmiştir. TCK'nın 66/1-a-c maddesi uyarınca belirtilen suçun asli dava zamanaşımı onbeş yıl, kesintili dava zamanaşımı ise yirmi iki yıl altı aydır. Sanığın suç tarihi itibarıyla onsekiz yaşını tamamlamamış olduğu göz önüne alındığında, söz konusu suçta asli dava zamanaşımı on yıl, kesintili dava zamanaşımı ise onbeş yıldır. Suç tarihinde 17 yaşında olan sanığın, daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan ve 29.04.2006 tarihinde işlediği iddia olunan eylemle ilgili olarak, TCK\"nun 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen on yıllık asli dava zamanaşımı süresinin sanığın kovuşt
Ceza Genel Kurulu         2015/716 E.  ,  2016/411 K.

    "İçtihat Metni"


    Kararı Veren
    Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi
    Mahkemesi :Çocuk Ağır Ceza
    Günü : 07.05.2015
    Sayısı : 270 - 163
    Sanık ..."ın yağma suçundan beraatine ilişkin, Beyoğlu (Kapatılan) Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.05.2009 gün ve 158-119 sayılı hükmün Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 18.09.2014 gün ve 8634 - 15651 sayı ile;
    "Yakınan ..."nin olayın hemen akabinde kolluktaki alınan beyanlarından; olay günü kullandığı ticari taksiye müşteri olarak binen iki kişinin bir süre sonra boğazına bıçak dayayarak 60 Lira para ve cep telefonunu zorla aldıklarını, Cumhuriyet Başsavcılığında yapılan teşhis işlemi sırasında ise kendisine bıçak çekerek parasını ve telefonu alan kişinin sanık ... olduğunu beyan ederek sanığı teşhis ettiğinin anlaşılması karşısında; oluşa, dosya içeriğine ve toplanan kanıtlara göre, sanığın sübut bulan yağma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, yakınanın sonradan sanığı kurtarmaya yönelik değiştirdiği ifadesi esas alınıp, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde beraat hükmü kurulması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi ise 07.05.2015 gün ve 270-163 sayı ile;
    "Mağdurun aşama anlatımlarına, mahkeme huzurundaki teşhis beyanlarına, Cumhuriyet Savcılığında bildirdiği teşhis beyanındaki yanılmasının dayanağı olarak gösterdiği nedenlere, SSÇ"nin yargılama aşamalarında ısrarlı ve doğal kekeme tarzı konuştuğunun gözlemlenmesine, SSÇ"nin bu suçla bağlantılı olduğuna dair herhangi bir kanıt ve emare olmadan başka olaylar nedeniyle gözaltına alınıp, başka mağdurlarla birlikte dava konusu dosyanın mağduruyla rastgele yüzleştirilmiş olmasına göre; SSÇ"nin yağma suçunun faillerinden olduğu hususunda, kesin, tutarlı, duraksamaya düşürmeyecek kanıtların bulunmadığı, bu hâliyle şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği" şeklindeki gerekçeyle direnerek, ilk hükümde olduğu gibi sanığın beraatına karar vermiştir.
    Bu hükmün de Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2015 gün ve 278798 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın üzerine atılı yağma suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de, Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle, dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir.
    TCK"nun 66. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça kamu davasının maddede yazılı sürelerin geçmesiyle ortadan kalkacağı düzenlenmiş, aynı maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda bu sürenin onbeş yıl olacağı hüküm altına alınmış, ikinci fıkrasında ise; "fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer" hükmüne yer verilmiştir.
    Aynı kanunun 67. maddesi uyarınca kesen bir nedenin varlığı halinde zamanaşımı süresi, kesilme gününden itibaren yeniden işlemeye başlayacak ve ilgili suça ilişkin olarak kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacaktır.
    Ceza Genel Kurulunun 26.06.2012 gün ve 978–250 sayılı kararı başta olmak üzere birçok kararında açıkça vurgulandığı üzere, yargılama yapılmasına engel olup davayı düşüren hallerden biri olan zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi halinde mahkeme ya da Yargıtay, resen zamanaşımı kuralını uygulayarak kamu davasının düşmesine karar verecektir.
    Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
    Sanığa atılı yağma suçunun yaptırımı 5237 sayılı TCK"nun 149/1-a-c maddesi uyarınca on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası olup, aynı kanunun 66/1. maddesi gereğince belirtilen suçun asli dava zamanaşımı onbeş yıl, 67/4. maddesi göz önüne alındığında ise kesintili dava zamanaşımı yirmi iki yıl altı aydır. Sanığın suç tarihi itibarıyla onbeş yaşını bitirmiş, ancak onsekiz yaşını tamamlamamış olduğu göz önüne alındığında, TCK"nun 66/2. maddesi uyarınca söz konusu suçta asli dava zamanaşımı 10 yıl, kesintili dava zamanaşımı ise 15 yıldır.
    Suç tarihinde 17 yaşında olan sanığın, daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan ve 29.04.2006 tarihinde işlediği iddia olunan eylemle ilgili olarak, TCK"nun 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen on yıllık asli dava zamanaşımı süresinin sanığın kovuşturma aşamasında sorgusunun yapıldığı 28.08.2006 tarihinde kesilerek yeniden işlemeye başladığı ve 28.08.2016 tarihinde dolduğu anlaşılmaktadır.
    Bu itibarla, yerel mahkeme direnme hükmünün, dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle bozulmasına, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu konuda 1412 sayılı CMUK"nun, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 322. maddesine göre karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK"nun 66/1, 66/2, 67/4 ve 5271 sayılı CMK"nun 223/1-8. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmelidir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1- İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 07.05.2015 gün ve 270-163 sayılı direnme hükmünün, dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle BOZULMASINA,
    Ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda 1412 sayılı CMUK"nun, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 322. maddesine göre karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK"nun 66/1-d, 66/2, 67/4 ve 5271 sayılı CMK"nun 223/1-8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE,
    2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.11.2016 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi