1. Hukuk Dairesi 2015/12695 E. , 2017/5112 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ-TESCİL-TAZMİNAT
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil olmazsa bedel ve cezai şart alacağı davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde bedel ve cezai şart isteklerine ilişkindir.
Davacı; davalı ile yaptıkları sözleşme uyarınca, davalının mülkiyetindeki 8 parselde bulunan çatı piyesli 8 ve 9 no"lu dairelerin satışı karşılığında, 9 adet toplam 355,000 TL tutarındaki çeki davalıya teslim ettiğini ve teminat olarak 108 parsel no"lu tarlayı davalıya temlik ettiğini, davalının bunun karşılığında 30.05.2013 tarihine kadar bahsi geçen daireleri başkasına satmayacağını taahhüt ettiğini, sözleşmede ayrıca satış yapıldığı takdirde 500.000,00 TL cezai şart ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak davalının söz konusu daireleri taahhüt tarihinden önce başkasına sattığını ileri sürerek teminat olarak verilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmadığı taktirde taşınmazın dava tarihindeki değerinin şimdilik 40.000,00 TL sinin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini ve şimdilik 10.000-TL’lik cezai şartın davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, davacı tarafından verilen 9 adet çekin hepsinin karşılıksız çıktığını, sözleşme bitim tarihi olan 30.05.2013 tarihinden 15 gün kadar önce davacının anahtarları teslim ettiğini ve parayı ödeyemeyeceğini bildirdiğini, bunun üzerine anahtarları teslim aldıktan sonra 8 ve 9 no"lu daireleri temlik ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 108 parsel sayılı taşınmaz davacı adına kayıtlı iken 09.03.2012 tarihinde satış suretiyle davalıya temlik edildiği, taraflar arasında 02.03.2012 tarihinde satış sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşmeye göre davalının 8 nolu parselde bulunan 8 ve 9 no"lu daireleri davacıya satacağının, bedellerinin çeklerle ödeneceğinin, teminat olarak da davacıya ait 108 sayılı parselin davalıya verileceğinin kararlaştırıldığı, davacının verdiği çeklerin karşılıksız çıktığı, davalının da sözleşmedeki daireleri dava dışı kişilere kayden aktardığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; inanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan, onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı muamelenin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın, inanılan tarafından inanana geri verme (iade) şartlarını içeren borçlandırıcı bir muameledir. Bu sözleşme, taraflarının hak ve borçlarını kapsayan bağımsız bir akit olup, alacak ve mülkiyetin naklinin hukuki sebebini teşkil eder.
Taraflar böyle bir sözleşme ve buna bağlı işlemle genellikle, teminat teşkil etmek ve iade edilmek üzere, mal varlığına dahil bir şey veya hakkı, aynı amacı güden olağan hukuki muamelelerden daha güçlü bir hukuki durum yaratarak, inanılana inançlı olarak kazandırmak için başvururlar.
Uygulamada mesele, 5.2.1947 tarihli 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı ile ilişkilendirilip, bu karar dayanak yapılmak suretiyle çözüme gidilmektedir.
Yukarıda açıklanan ilke ve olgular doğrultusunda somut olaya bakıldığında; taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre, 108 sayılı parsel davalıya teminat olarak verilmiştir.
Hal böyle olunca, tapu iptali ve tescil isteğinin kabulüne, her ne kadar davacı cezai şart da istemiş ise de; kendi edimini yerine getirmediğinden (çekler karşılıksız çıktığından) cezai şart istenemeyeceği gözetilerek bu isteğin reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
Davacının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle yerel mahkeme kararının (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.