
Esas No: 2013/8140
Karar No: 2014/4307
Karar Tarihi: 13.03.2014
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2013/8140 Esas 2014/4307 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/12/2012
NUMARASI : 2011/168-2012/627
Davacı H.. G.. vekili Avukat Ö..A.. tarafından, davalı B.. K.. aleyhine 18/04/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/12/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava; haksız şikayet nedeni ile uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, Bodrum Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yaptığını, olay günü icra müdürlüğünün çocuk teslimine ilişkin dosyasında da memur olarak görevli olduğunu, teslimi istenen çocuğun davalının hissedarı olduğu otelde olduğu iddia edildiğinden otele gidildiğini, çocuğun arandığını ancak bulunamadığını, sonrasında davalının çalıştığı mahkeme kalemine gelerek kendisini sorduğunu, herkesin içinde kendisine yönelik “otelimde arama yapmışsınız, ziynet eşyalarımı ve paramı almışsınız, otel müdürüne rüşvet teklif etmişsiniz, biz bunun hesabını sorarız” dediğini, ardından savcılığa hakkında şikayet dilekçesi de verdiğini, yapılan soruşturma sonunda atılı suçların işlenmediği anlaşılarak kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini, davalının hakaret ve iftiraları nedeni ile yaşadığı manevi üzüntüden dolayı tazminat ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, şikayet hakkının anayasal bir hak olmasına karşılık dürüstlük kuralları içinde kullanması gerektiği, davalının hırsızlık ve rüşvet teklif etme iddiası hakkında hiçbir makul şüphe bulunmadığından hakkın kötüye kullanıldığı kanaatine varılarak istemin bir bölümünün ödetilmesine karar verilmiştir.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, davalının hırsızlık ve rüşvet teklif etme iddiaları ile davacı hakkında şikayetçi olduğu, Bodrum Cumhuriyet Savcılığının 2010/8766 sayılı kararı ile aralarında davacınında olduğu şüphelilerin atılı suçları işlemedikleri anlaşılmakla kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, şüphelilerin şikayeti üzerine, şikayetçi B.. C.. hakkında iftira, basit tehdit ve hakaret suçlarından kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda, davalı hakkında açılan kamu davasının, dava konusunun özelliği nedeniyle sonucunun beklenmesi ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/03/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.