Abaküs Yazılım
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/15660
Karar No: 2018/22330
Karar Tarihi: 16.10.2018

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/15660 Esas 2018/22330 Karar Sayılı İlamı

22. Hukuk Dairesi         2017/15660 E.  ,  2018/22330 K.

    "İçtihat Metni"



    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (...) Mahkemesi
    ... ...
    DAVA TÜRÜ : ALACAK

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı İsteminin Özeti:
    Davalı vekili, davacının 01/01/1989-30/09/2011 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığını, işyerinde 01/01/2009-31/12/2009 tarihlerinde arasında yürürlükte olan toplu ... sözleşmesinden yararlandığını, ancak toplu ... sözleşmesinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin bir kısım alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek bu alacakların hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
    Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
    Temyiz Başvurusu:
    Karar, yasal süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmiştir.
    Gerekçe:
    Taraflar arasında davacının süresi sona ... toplu ... sözleşmesinin art etkisinden yararlanıp yararlanamayacağı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
    6356 sayılı Sendikalar ve Toplu ... Sözleşmesi Kanununun 36. maddesine göre; “Toplu ... sözleşmesinde aksi belirtilmedikçe ... sözleşmeleri toplu ... sözleşmesine aykırı olamaz. ... sözleşmelerinin toplu ... sözleşmesine aykırı hükümlerinin yerini toplu ... sözleşmesindeki hükümler alır. Toplu ... sözleşmesinde ... sözleşmelerine aykırı hükümlerin bulunması hâlinde ise ... sözleşmesinin işçi yararına olan hükümleri geçerlidir. (2) Sona ... toplu ... sözleşmesinin ... sözleşmesine ilişkin hükümleri yenisi yürürlüğe girinceye kadar ... sözleşmesi hükmü olarak devam eder.”

    Yasal düzenleme de dikkate alınarak, art etki kısaca, ‘sona ... toplu ... sözleşmesinin normatif hükümlerinin yenisi yürürlüğe girinceye kadar ... sözleşmesi hükmü olarak devam etmesi’ şeklinde açıklanabilir.
    6356 sayılı Kanun"un “Toplu ... Sözleşmesinden Yararlanma” başlığını taşıyan 39. maddesinde ise, toplu ... sözleşmesinden yararlanacak kimseler sayılmıştır. Buna göre toplu ... sözleşmesinden ilk olarak taraf işçi sendikasının üyeleri yararlanır. Yararlanmadaki ölçüt, sözleşmenin imzalandığı tarihtir. Sözleşmenin imzalanması tarihinde taraf sendikaya üye olanlar yürürlük tarihinden, imza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerinin taraf işçi sendikasınca işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanır. Toplu ... sözleşmesinin imza tarihi ile yürürlük tarihi arasında ... sözleşmesi sona ... üyeler de, ... sözleşmelerinin sona erdiği tarihe kadar toplu ... sözleşmesinden yararlanır. Toplu ... sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye olmayanlar, sonradan işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi sendikasına üye olup da ayrılanlar veya çıkarılanların toplu ... sözleşmesinden yararlanabilmeleri, toplu ... sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasına dayanışma aidatı ödemelerine bağlıdır. Bunun için işçi sendikasının onayı aranmaz. Dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu ... sözleşmesinden yararlanma, talep tarihinden geçerlidir. İmza tarihinden önceki talepler imza tarihi itibarıyla hüküm doğurur.
    Görüldüğü gibi 6356 sayılı Kanun"da yürürlükteki toplu ... sözleşmesinden yararlanmaya ilişkin şartlar düzenlenmiş olmasına rağmen, toplu ... sözleşmesinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin olarak, art etkiden kimlerin yararlanacağı belirtilmemiştir. Art etkinin, toplu ... sözleşmesi yürürlükte iken bu sözleşmenin uygulama alanına girmiş ... sözleşmeleri hakkında uygulanacağı kabul edilmelidir. Burada önemli olan, toplu ... sözleşmesinin sona erdiği tarihte işçinin işyerinde çalışıp halen sözleşmeden yararlanıyor olmasıdır. İşçinin taraf sendikaya üyeliği ile ya da dayanışma aidatı ödeyerek yararlanması arasında art etkinin tesiri bakımından bir fark bulunmamaktadır. Diğer taraftan, toplu ... sözleşmesinin sona erme tarihinden önce, herhangi bir sebeple sözleşmeden yararlanma durumu sona ermişse, artık o işçiler için art etkinin sürdüğünden de söz edilemeyecektir. Aynı şekilde, toplu ... sözleşmesinin sona erdiği tarihten sonra art etki döneminde işe giren işçiler yönünden de art etkiden söz etmek olanaklı değildir.
    Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi toplu ... sözleşmesinin sona erdiği tarihten sonraki döneme ilişkin alacaklarını talep etmiş olup, dosya kapsamından yürürlükteki toplu ... sözleşmesinin 31/12/2009 tarihinde sona erdiği, davacının talep ettiği alacakların ise 01/01/2010-01/10/2011 dönemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Belirtilen tarihlerde işyerinde yürürlükte olan veya geriye etkili olarak yürürlüğe giren yeni bir toplu ... sözleşmesi bulunmadığına göre, davacının sona ... toplu ... sözleşmesinin art etkisinden yararlanmayı talep ettiği açıktır.
    Mahkemece, davacının talep konusu dönemde sendika üyesi olmasına rağmen bu döneme ilişkin toplu ... sözleşmesi bulunmaması, davacıdan sendika aidatı kesintisi yapılmaması, ayrıca dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmaması sebebiyle taleplerini kısmi ıslah ile artırmasının mümkün olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Öncelikle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 109 maddesinin 3. fıkrasında dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılmasının, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmeyeceği düzenlenmiş olup; bu yasal düzenleme karşısında mahkemenin fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmaması sebebiyle ıslah yapılamayacağına yönelik değerlendirmesinin herhangi bir geçerliliğinin bulunmadığı ifade edilmelidir. Bu itibarla, davacının dava dilekçesinin kısmen ıslahı yoluyla fazla talepte bulunamayacağına dair mahkeme kararı yerinde değildir.

    İkinci olarak, Mahkemece talep konusu döneme ilişkin herhangi bir toplu ... sözleşmesi imzalandığının ifade edilmesi de hatalı olup, davacı toplu ... sözleşmesinden değil, toplu ... sözleşmesinin art etkisinden yararlanma şartlarını taşıdığını ileri sürmüştür. Mahkemece hatalı hukuki değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.
    Davacının ücretinden herhangi bir aidat kesintisi bulunmadığı yönündeki gerekçeye gelince; toplu ... sözleşmesinin art etkisinden yararlanmak için öncelikle toplu ... sözleşmesinin sona erdiği tarihte, toplu ... sözleşmesinden yararlanmak gerektiği belirtilmelidir. Somut olayda, toplu ... sözleşmesi 31/12/2009 tarihinde sona erdiğine göre, mahkemece yapılması gereken ..., bu tarih itibariyle davacının toplu ... sözleşmesinden yararlanıp yararlanmadığını belirlemektir. Bir başka ifade ile toplu ... sözleşmesinin sona erdiği tarihte, sözleşmeden yararlanma şartlarını taşımak yeterli olup; bu tarihten sonraki dönem yönünden art etkiden yararlanmak için, sendika aidatı ödeme şartı aranmasına gerek bulunmamaktadır. Bu itibarla, davacının toplu ... sözleşmesinin sona erdiği tarih itibariyle, sözleşmeden yararlanma şartlarını taşıyıp taşımadığı yönünden gerekli değerlendirme yapıldıktan sonra, toplanan tüm deliller bir arada değerlendirilerek davacının talep ettiği alacaklara hak kazanıp kazanmadığı noktasında bir sonuca varılması gerekmektedir. Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın hatalı hukuki değerlendirme yapılarak karar verilmesi bozma sebebidir.
    Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebeplerle bozulması gerekmiştir.
    Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16/10/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.














    ...



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi