19. Hukuk Dairesi 2015/1988 E. , 2015/9067 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
ASIL VE BİRL. DAVADA DAVACI
(KARŞI DAVADA DAVALI)
ASIL VE BİRL. DAVADA DAVALILAR:
(KARŞI DAVADA DAVACILAR) 2- ... 3- ...
Taraflar arasındaki itirazın iptali, tespit ve itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün asıl ve birleşen davada davalılar vekilince duruşmalı asıl ve birleşen davanın davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı- karşı davalı vek. Av. .. ile davalılardan asil ... ve davalılar vek. Av. ..."ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan asil ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı ...Ş. vekili, asıl davada, müvekkili ile davalı şirket arasında 12.09.2007 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların da taşınmazları üzerinde davalı şirketin cezai şartlar da dahil her türlü borcuna karşılık gelmek üzere müvekkili lehine ipotek tesis edildiğini, davalı şirketin akde aykırı davranışlarından dolayı müvekkilince sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini, bayilik hizmet bedeli, kar mahrumiyeti ve cezai şartın tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlattıkları icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek, itirazın iptaline, icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiş, karşı davasında ise müvekkilinin davacı ... şirketi tarafından yanıltılarak yıllık 1.000 m³ alım taahhüdünde bulunduğunu ve esaslı hata ettiğini belirterek, 1.000 m³ alım taahhüdünün geçersiz sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Davacı ...Ş. vekili, birleşen...Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 2011/255 Esas sayılı davasında, asıl davadaki iddialarını tekrarlayarak, davalılar aleyhine başlattıkları ilamsız icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek, itirazın iptaline , icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının bir taraftan sözleşmeyi feshettiğini, bir taraftan da fesih yokmuş gibi uzlaştırma tutanağı imzalattırmaya çalıştığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, davacının hileli davranışı ya da davalının esaslı hataya düştüğünün kanıtlanamadığı gerekçesiyle de karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Mahkemece, asıl ve birleşen davanın davalılar vekilince temyiz harçlarının ikmali için çıkarılan muhtıraya rağmen harçların tümünün süresinde ödenmediği gerekçesiyle 04.11.2013 günlü ek kararla temyiz isteğinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş, iş bu ek karar da asıl ve birleşen davanın davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece verilen ek karar asıl ve birleşen davanın davalılar vekiline 22.11.2013 günü tebliğ edilmiş, ek karara yönelik temyiz dilekçesi ise HUMK"un 432/son maddesinde öngörülen 7 günlük yasal süre geçtikten sonra 05.12.2013 günü harç yatırılarak kaydı yapılmış olduğundan asıl ve birleşen davanın davalılar vekilinin 04.11.2013 günlü ek karara yönelik temyiz isteğinin süresinde olmadığından reddine karar vermek gerekmiştir.
2- a) Asıl ve birleşen davanın davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
b) Asıl ve birleşen davaya konu alacak bayilik sözleşmesinden kaynaklanmakta olup likit (bilinebilir, belirlenebilir) olduğundan hükmedilen tutar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davanın davalıları vekilinin ek karara yönelik temyiz isteğinin reddine; (2-a) bendinde belirtilen sebeplerle asıl ve birleşen davanın davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine; (2-b) bendinde gösterilen gerekçelerle hükmün asıl ve birleşen davanın davacısı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan asıl ve birleşen davanın davacısı yararına takdir edilen 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davanın davalılarından alınarak asıl ve birleşen davanın davacısına verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.