Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/15659
Karar No: 2017/1249
Karar Tarihi: 13.02.2017

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2015/15659 Esas 2017/1249 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2015/15659 E.  ,  2017/1249 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı vekili; müvekkilinin ... İlçesi, ... Köyü, ... Mevkiinde bulunan yaklaşık 20 dönüm büyüklüğünde muz serasının kiracısı olduğunu, bahse konu muz serasının bulunduğu yerde, 19.01.2012 tarihinde gece saat 23:00 sularında Tedaş elektrik direğinin devrilmesi sonucu elektrik tellerinin birbirine değerek yüksek ark oluşturması neticesinde yangın çıktığını, yangının hızlı bir şekilde yayılmaya başladığını ve kısa sürede müvekkiline ait muz serasına da ulaşarak seranın belli kısımlarında yanmaya neden olduğunu, yanma neticesinde sera naylon örtüsünün yok olması neticesinde, sabaha karşı oluşan don olayı sebebiyle sera içerisindeki muz bitkilerinde donma meydana geldiğini, mahkemece aynı gün yangın olayının gerçekleştiği muz serasının olduğu yerde teknik bilirkişiler ile birlikte zarar tespiti yapıldığını, yangın dolayısı ile serada meydana gelen zararın 21.070,00 TL olduğunun tespit edildiğini ve zirai don olayından kaynaklanan zararın tespit edilebilmesi için yirmi gün sonra yeniden bitkilerin görülmesi gerektiğinin beyan edildiğini, 15.02.2012 tarihli Ek rapor ile de Zirai don olayı nedeni ile 8.500,00 TL’lik bir ürün verim kaybı olduğu ve toplam zararın 29.570,00 TL olduğunun tespit edildiğini, yine 2012/1 D.iş sayılı Tespit Dosyasına Elektrik Mühendisi bilirkişi tarafından 31.01.2012 tarihinde verilen raporda da; yangının çıkış nedeninin ilgili muz serasının yakınında bulunan... No’lu Elektrik İletim Direğinin yıkılması sonucu, direk üzerindeki farklı fazlardaki iletim tellerinin birbirlerine dolaşıp temas etmesi sonucu yüksek kısa devre akımlarının oluşturduğu arklardan meydana gelen kıvılcımların zemindeki bitki örtüsünü tutuşturduğunun rapor edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak üzere 29.570,00 TL’nin zararın olay tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
    Davacı 23.02.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 36.320,00 TL"ye yükseltmiştir.
    Davalı; davalı kurumun olayın meydana gelmesinde kusuru olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, davanın kabulü ile, 36.320,00 TL nin 19/01/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz etmiştir.
    Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
    1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
    2-TBK"nun 51/1(BK"nun 43/1)maddesinde "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler."hükmü getirilmiştir.
    Bununla birlikte,6098 sayılı yeni Türk Borçlar Yasası’nın 69’uncu ve önceki 818 sayılı Borçlar Yasası’nın 58’inci maddelerinde “bir binanın veya diğer yapı eserlerinin malikleri, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden” sorumlu ve bir kusurları söz konusu olmaksızın “doğan zararı gidermekle yükümlü” tutulmuşlardır. Bu sorumluluğa öğretide “kusursuz sorumluluk” veya daha geniş tanımıyla “kusura dayanmayan nesnel sebep sorumluluğu” denilmektedir. Burada malike kurtuluş kanıtı sunma olanağı tanınmamıştır. Malik, ancak illiyet bağını kesen sebeplerin (mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru gibi ) varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir.
    Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Zira bunların sebep oldukları zararlarda, kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığının çoğu zaman bilinemediği veya ispat edilemediği gibi, sorumlu kişi veya işletme, her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli bütün tedbirleri alsa bile, gene çoğu zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir. Bu sebeple sorumluluğunun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından, bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır.
    Bina veya yapı eseri malikinin sorumluluğunu ortadan kaldıran, bir başka deyişle, zarar ile yapımdaki bozukluk ve özen eksikliği arasında uygun “nedensellik bağı”nı kesen nedenler ise mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru ve üçüncü kişinin kusuru olarak belirlenmiştir.
    Buna göre,elektrik İletim direkleri de maddede belirtilen imal olunan şey kapsamında olduğundan, elektrik İletim direklerinin sahibi bu tesisin korunmasından, bu bağlamda bakım eksikliğinden doğan zarardan kusursuz olarak sorumludur.
    Dosya kapsamından,yerel mahkemece alınan hükme esas alınan bilirkişi raporunda ,sulama tesis sahibinin % 80,davalı İdarenin %10 ,... Elektrik Firmasının % 10 kusurlu oldukları açıklanmış,davacıların zararının 36.320.00 TL olduğu belirtilmiştir.
    Somut olayda, olay günü davalı kuruma ait... No’lu Elektrik İletim Direğinin yıkılması sonucu, direk üzerindeki farklı fazlardaki iletim tellerinin birbirlerine dolaşıp temas etmesi sonucunda yüksek kısa devre akımlarının oluşturduğu arklardan meydana gelen kıvılcımlar nedeniyle yangın başladığı, yangının hızla büyüyerek davacıya ait muz serasının bir kısmının yanmasına sebebiyet verdiği, davalı kurumun Elektrik İletim direklerinin bakımı ile birlikte hattın güvenliği için de gerekli önlemleri almakla yükümlü olduğu, bu kapsamda yangına sebep olan elektrik iletim direklerinin çevresinde bulunan ve tehlike yaratan unsurların kaldırılması gerektiği gerekçesiyle, istenen zarardan davalının sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
    Ne var ki, zararın kapsamının tayininde, zarar gören davacının da zararın meydana gelmesinde kusurunun olup olmadığının araştırılıp, tartışılması gerekir. Zira; TBK"nın 52/1. (BK m.44/1) maddesi gereğince; zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yüklümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
    Buna göre, her ne kadar mahkemece, davacının, yangın nedeniyle oluşan tüm zararların davalı tarafça tazminine karar verilmiş ise de, zararın meydana gelmesinde ve artmasında davacının müterafik kusuru olup olmadığı, somut olayda müterafik kusur indirimi yapılıp yapılamayacağı hususu üzerinde hiç durulmamıştır.
    Hal böyle olunca mahkemece; yangının ve zararın artmasında davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususunda gerekli değerlendirme yapılarak, TBK"nın 52/1.maddesi gereğince hesaplanan tazminat miktarından, davacının müterafik kusur indirimi yapılarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, tüm bu hususlar göz ardı edilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine; ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi