4. Hukuk Dairesi 2014/329 E. , 2014/5041 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 01/10/2013
NUMARASI : 2013/101-2013/350
Davacılar M.. S.. vdl vekili tarafından, davalı S.. Ev İhtiyaç Mad. Paz. A.Ş. aleyhine 30/03/2007 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit ve istirdat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 01/10/2013 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından, duruşmasız olarak incelenmesi de davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 25/03/2014 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davalı vekili geldi, karşı taraftan davacılar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Tarafların diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
İİK’nın 72. maddesi gereğince borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine borçlu yararına tazminata hükmedilir. Davalının, yapılan icra takip işlemlerinde kötü niyetli olduğuna dair dosyada delil bulunmamaktadır. Bu sebeple davacılar yararına tazminata hükmedilmemesi isabetlidir. Davacıların, bu hususa yönelen temyiz sebepleri yerinde değildir.
Mahkemece, davacı yanın menfi tespit ve istirdat istemi kabul edilerek; 49.347,53 TL’nin davacılara iadesine, tapuya ödenen harç ve tellaliye masraflarına ilişkin istemin reddine, davacılar yararına maktu vekalet ücretine karar verilmiş, davalı yararına ise vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi’nin 12. maddesi uyarınca; tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Bu hüküm uyarınca davacılar yararına nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Davalı yönünden ise; davacıların masraflara ilişkin istemleri reddedildiğine göre; dosyada yer alan hesap tablosuna göre tapu harcı ve tellaliye gideri olarak belirtilen miktar üzerinden, tarifenin 12. maddesi hükmüne göre davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmelidir. Ne var ki; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden mahkeme kararının HUMK"un 438/son maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle; hüküm fıkrasının 4. bendinin silinerek yerine “4-Davacılar davada kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 5.678,22 TL nispi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi"ne göre reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 440,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine …” cümlesinin yazılmasına, tarafların diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddi ile kararın düzeltilmiş bu biçimi ile ONANMASINA ve davalı yararına takdir olunan 1.100,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine, temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istek halinde geri verilmesine 25/03/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.