21. Hukuk Dairesi 2014/15262 E. , 2015/10610 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15/03/1986-30/06/2010 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre tarafların sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davacının davalı işyerinde 15.03.1986 – 30.06.2010 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davacının davalı işyerinde 01.04.1998 – 25.11.1999 tarihleri arasında aylığı asgari ücret ile tam gün ve kesintisiz süre ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı ..."nda çalıştığını beyan eden davacı adına davalı işyeri tarafından düzenlenen 01.04.1998 tarihli işe giriş bildirgesi ve 06.03.2006 – 30.06.2010 tarihleri arasında davalı Kurum"a bildirilen çalışma bulunduğu, davacının 01.11.2002 – 31.05.2005 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğu, davalı işyerinin 06.03.2006 tarihinde “ .... Sekreterliği” mahiyeti ile 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, zabıta tarafından komşu işyeri tanıklarının tespit edilemediğinin bildirildiği, dosyada mevcut davalı Federasyon"un defterlerinden; 30.09.1986 tarihli karar ile katip olan davacıya ücret verilmesine ilişkin karar alındığının, 10.10.1999 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında genel sekreterliğe davacının getirildiğinin, 09.08.1999 tarihli karar ile ipotek vermeye davacının yetkili kılındığının, 30.01.2001 tarihli karar ile davacının davalı işyerinin hizmet aracını kullanmaya diğer kişilerle birlikte yetkili kılındığının, davacının 14.01.2002 tarihli karar ile yeniden genel sekreterliğe seçildiğinin anlaşıldığı, 25.11.1999 tarihli ... Bakanlığı memurlarınca tutulan tutanakta; davacının 01.04.1998 tarihinden beri aylık asgari ücret ile çalıştığının belirtildiği, tutanakta davacının ve yoklama memurunun imzalarının bulunduğu, davacının delil olarak sunduğu 30.11.1987 tarihinde üye ...."a verilen çalışma karnesinde davacının mührünün bulunduğu, Belediye tarafından gönderilen 12.02.1997 ve 12.01.1998 tarihli belgelerde davacının davalı işyeri ile ilgili işlemlerde adı ve imzasının olduğu, yine davacının delil olarak sunduğu kimlik kartlarında; davacının .... genel sekreteri olduğu ve kartlardan birinin 30.03.2005, diğerinin de 30.03.2010 tarihine kadar geçerli olduğu, davacının sicil kartında işe giriş tarihinin 01.04.998 olarak yazıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık; somut olayda fiili çalışma olgusunun ispatı konusunda, mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527,30.6.1999 gün 1999/21-549-555,5.2.2003 gün 2003/21-35-64,15.10.2003 gün 2003/21-634-572,3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 10.11.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; her ne kadar mahkemece dosyada mevcut davalı Federasyon"un defterlerinin fotokopi olması ve davalı tarafından da kabul edilmemesi nedeni ile delil niteliğinde olmadığının kabulü ile sonuca gidilmişse de; bu defter fotokopilerinin dava dışı ...."ın aynı mahkemede görülmekte olan davası nedeni ile davalı Federasyon tarafından mahkemeye 20.11.2007 tarihinde gönderildiği, 30.09.1986 tarihli kararda katip olarak adı geçen davacıya ücret ödenmesine dair karar alındığı ve defter suretinde gözle görülür bir tahrifatın bulunmadığı anlaşılmakla, iş bu davada mahkemece defter asılları dosya içerisine alınarak inceleme yapılmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; davalı Federasyon"un talep edilen döneme ilişkin tüm defterlerini zabıta marifeti ile dosya arasına almak, mevcut suretler ile gelen belgeleri karşılaştırmak, defterlerde tahrifat yapıldığı kanaati oluşur ise uzman bir bilirkişi marifeti ile tahrifat yapılıp yapılmadığı hususunu tespit etmek, gelen defterlerde ve dosyada mevcut 20.11.2007 tarihinde gönderilen suretlerde davacının adının geçtiği kararlarda ismi bulunan başkan, başkan yardımcısı ve üyeleri dinlemek, davalı Federasyon tarafından temyiz dilekçesi ile 01.04.1998 tarihli işe giriş bildirgesindeki imzanın yönetici ...."ye ait olmadığı iddia edildiğinden bu hususta imza incelemesi yaptırmak, 30.11.1987 tarihli çalışma karnesinde adı geçen .... "ın adresini tespit ederek davacının davalı işyerindeki konumu ve çalışmaları hakkında beyanlarını almak, her ne kadar zabıta tarafından komşu işyeri tanıklarının tespit edilemediği bildirilmiş ise de; davalı işyerinin talep edilen dönem içerisinde hangi adreslerde faaliyette bulunduğunu tespit ederek bu adreslerde yeniden komşu işyeri tanıklarının tespiti için zabıta araştırması yaptırmak, davalı işyerinin sadece daha önce zabıta tarafından araştırma yapılan adreste faaliyette bulunduğu anlaşılır ise; bu adrese komşu apartmanların talep edilen dönemdeki hizmetlilerini tespit ederek dinlemek ve böylece toplanan deliller değerlendirilmek sureti ile varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ... davalılardan ...."na iadesine, 12.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.