3. Hukuk Dairesi 2016/4542 E. , 2017/1305 K.
"İçtihat Metni"Davacı ... ile davalı ... aralarındaki itirazın iptali davasına dair ... 7. Aile Mahkemesinden verilen 13/05/2015 günlü ve 2014/1296E.-2015/445K. sayılı hükmün onanması hakkında dairece verilen 01/12/2015 günlü ve 2015/10285E.-2015/19310K sayılı ilama karşı davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, ... 7.Aile Mahkemesi"nin 2008/365 esas sayılı dosyasında ziynet ve ev eşyalarına ilişkin olarak görülen davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, bu dava sonuçlanınca saklı tutulan kısmın tahsili için davalı hakkında icra takibi yapıldığını, davalının icra takibine ve borca itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve davalının % 40"dan az olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibinin haksız yapıldığını ortada muaccel olmuş, kesin ve likit bir alacak bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin kararı Yargıtay 6.Hukuk Dairesi"nin 22.01.2013 tarih, 2012/19301 E-2013/641 K.sayılı kararı ile bozulmuş, bozma ilamı üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile ... 28. İcra Müdürlüğünün 2008/13946 sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiş, hükmün davalı tarafça temyizi üzerine Dairemizin 07.05.2014 tarih ve 2013/20701E-2014/7021 K sayılı ilamı ile;
"Mahkemece hükme esas alınan 16.07.2008 tarihli Bilirkişi Raporunda, ziynet ve çeyiz eşyalarının icra takip tarihi itibariyle sadece değer tespitleri yapılmış olup, davacının davalıdan alacaklı olduğu bedele ilişkin, ... 7.Aile Mahkemesinin 2008/365 E-2008/1050 K.sayılı kararı ile hükmedilen 750,00 TL alacak miktarı mahsup edilmemiş, faiz hesaplaması yapılmamış, kararın hüküm kısmında, davalının sorumlu olduğu asıl alacak ve faiz miktarı ayrı ayrı gösterilmemiştir.
BK.m.101 gereğince “Kural olarak, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.”
Somut olayda, davalı davacının 27.10.2008 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile temerrüde düşürülmüş olup, davacının 16.07.2008 tarihli Bilirkişi Raporu ile tespit edilen ziynet ve çeyiz eşyası bedeline, 27.10.2008 icra takip tarihi itibariyle faiz işletilmesi gerekmektedir. Davacı alacaklı icra dosyasında, talep etmiş olduğu alacak miktarına boşanma davasının açıldığı 01.04.2002 tarihinden itibaren yasal faiz işletmiş olup, mahkemece bu husus üzerinde hiç durulmadan ve faiz hesabı yapılmadan davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuş olup, bu husus usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
O halde mahkemece yapılacak iş, asıl alacak miktarı belirlenirken 16.07.2008 tarihli Bilirkişi Raporu ile tespit edilen çeyiz ve ziynet eşya bedelinden ... 7.Aile Mahkemesinin 2008/365 E-2008/1050 K.sayılı kararı ile hükmedilen 750,00 TL alacak miktarı mahsup edilmeli, asıl alacak miktarına 27.10.2008 icra takip tarihi itibariyle yasal faiz işletilmeli ve mahkeme kararının hüküm kısmında, davalının sorumlu olduğu asıl alacak ve faiz miktarı ayrı ayrı gösterilerek, infaza ve Yargıtay denetimine elverişli hüküm kurmak olmalıdır." gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozma ilamı uyan mahkemece, yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile, 16.350,94 TL"nin takip tarihinden dava tarihi olan 20.05.2009 tarihine kadar işlemiş olan 826.51 TL olmak üzere toplam 17.177,45 TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak olan 16.350,94 TL"nin takip tarihine kadar olan 27.10.2008 tarihine kadar tahsilde tekerrüre sebep olmamak üzere faiz uygulanmasına karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 01.12.2015 tarih ve 2015/10285 E- 2015/19310K sayılı ilamı mahkeme kararı onanmıştır.
Dairemiz kararına karşı davalı vekili tarafından karar düzeltme talebi üzerine tekrar yapılan incelemede;
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair karar düzeltme talepleri yerinde değildir.
2-Dava, TMK"nun 220 ve devamı maddeleri gereğince kişisel eşyanın bedelinin tahsiline ilişkin yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK"nın 26. maddesinin 1. fıkrası “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmünü ihtiva etmektedir.
Yasanın bu açık hükmünden de anlaşılacağı üzere hâkim, iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup talepten fazlasına veya başkasına hükmedemez.
Somut olay incelendiğinde, davacı 27.10.2008 tarihinde ... 28. İcra Müdürlüğü"nün 2008/13946 sayılı icra dosyası ile, ... 7. Aile Mahkemesinin 2008/365 E. sayılı kararına göre fazlası saklı tutulan çeyiz ve ziynet eşyalarının 25.10.2004 tarihli Bilirkişi Raporuna göre geri kalan bedeli olan 10.728,22 TL asıl alacak ve boşanma davasının açıldığı 01.04.2002 tarihinden itibaren 19.478.22 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 30.207,00 TL üzerinden takip başlatmış, iş bu itirazın iptali davasını 30.207,00TL üzerinden harçlandırarak açmıştır.
Buna karşın mahkemece taleple bağlılık kuralına aykırı biçimde, takibin 16.350,94 TL"nin takip tarihinden dava tarihi olan 20.05.2009 tarihine kadar işlemiş olan 826.51 TL olmak üzere toplam 17.177,45 TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak olan 16.350,94 TL"nin takip tarihine kadar olan 27.10.2008 tarihine kadar tahsilde tekerrüre sebep olmamak üzere faiz uygulanmasına şeklinde icra takibinde gösterilen asıl alacağı aşar şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki; mahkeme kararının açıklanan bu gerekçe ile bozulması gerekirken, zuhulen onandığı anlaşılmakla davalı tarafın bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin, 01.12.2015 tarih ve 2015/10285 Esas- 2015/19310 Karar sayılıonama ilâmının kaldırılarak, ... 7. Aile Mahkemesi"nin 13.05.2015 gün ve 2014/1296 Esas, 2015/445 Karar sayılı kararının 2. bendde açıklanan sebeplerle BOZULMASINA ve peşin alınan karar düzeltme harcının istek hâlinde karar düzeltme isteyene iadesine, 14.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.