3. Hukuk Dairesi 2020/11199 E. , 2021/757 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalı kiracıların taşınmaza hasar vererek kiralananı tahliye ettiğini, hasar bedelinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine ise haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalılar; davalı şirketin kiracı olduğunu, diğer davalının ise kefil olduğunu, kiralananda hor kullanma durumunun söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne yönelik olarak verilen karar Dairemizin 19/04/2018 tarihli ve 2017/2956 esas 2018/4244 karar sayılı ilamı ile, davalıların sair temyiz itirazları reddedilerek, davalılardan ..."nin husumet itirazı hakkında bir karar verilmesi ayrıca konusunda uzman makine mühendisinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınarak, kiralananın hor kullanılmasından kaynaklanan zarardan yıpranma payı düşülerek sonuca gidilmesi ve söz konusu tazminat alacağı likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiği gerekçeleriyle bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; davanın kısmen kabulü ile, davalılardan ... yönünden davanın reddine, davalı şirket yönünden itirazın iptali ile takibin 21.589,50-TL asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren uygulanacak yıllık %9 yasal faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş; söz konusu karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir .
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 13. maddesi uyarınca; "Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez."
Somut olayda; davanın 28.028,00 TL üzerinden başlatılan takibe itirazın iptali istemiyle açıldığı ve mahkemece, davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulü ile 21.589,50-TL asıl alacak yüzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olduğu görülmekle, davalının kendisini vekille temsil ettirdiği nazara alınarak talebin reddedilen kısmı yönünden davalı şirket lehine 1.450,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Ne var ki; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1086 sayılı HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasına 8. bentten sonra gelmek üzere "Davalı şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca takdir edilen 1.450,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine" cümlesi eklenmek suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.