Abaküs Yazılım
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/30543
Karar No: 2018/15501
Karar Tarihi: 21.06.2018

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/30543 Esas 2018/15501 Karar Sayılı İlamı

22. Hukuk Dairesi         2017/30543 E.  ,  2018/15501 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : ALACAK

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, müvekkilinin iş akdinin siyasi nedenlerle ve kötü niyetli olarak feshedildiğini, hak etmiş olduğu ve bugüne kadar ödenmeyen birikmiş maaş, fazla mesai ücretleri, izin ücretleri ve sendikal haklardan doğan ve ödenmeyen sosyal hak ve alacakları bulunduğunu ileri sürerek ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile sendikal hak ve alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Temyiz:
    Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
    Gerekçe:
    1-Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
    Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

    Belirtilen esaslar hafta tatili alacağı için de geçerlidir.
    Somut uyuşmazlıkta mahkemece fazla mesai ücreti ile hafta tatili ücreti alacağının kabulüne karar verilmiş ise de, karar dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
    Dosya kapsamı, yargılamada dinlenilen tanık beyanları ve davalının bir kamu kurumu olduğu hususları gözetildiğinde, davacının haftanın beş günü bir saat ara dinlenmesi ile 07.00-17.00 saatleri arasında çalıştığı ve buna göre haftalık toplam çalışma süresinin 45 saati aşmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından belirtilen süre haricinde çalışıldığı somut bir şekilde kanıtlanamadığı gibi, tanık beyanları da soyut ve fazla çalışmayı ispatlar nitelikte değildir.
    Bu itibarla fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile verilen karar isabetsizdir.
    2-4857 sayılı İş Kanunu’nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır.
    Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
    Dosya içeriğine göre, 25.02.2011 tarihli bilirkişi raporunda davacının kullanılmayan 390 yıllık iznine karşılık 24.844,56 TL izin ücreti alacağı olduğu belirtilmiş, 01.08.2012 tarihli raporda ise davalı işveren tarafından sunulan yıllık izin defterine göre imzalar davacıya ait ise 502 gün izin kullanıldığı anlaşıldığından izin ücreti alacağının olmadığı belirtilmiştir. Bununla birlikte davacı izin defterindeki son dört yıla ait imzaların kendisine ait olmadığını ileri sürmüştür.
    Mahkemece talebin kabulü ile dava konusu kısmi tutar hüküm altına alınmış ise de, gerekçede herhangi bir değerlendirme yer almadığı gibi, tespit edilen alacak miktarı da belirtilmemiştir.
    Mahkemece, usulüne uygun olarak imza incelemesi yaptırılarak yıllık izin defterinde yer alan imzaların davacıya ait olmadığı hususunda bilirkişi raporu alınması ve bu suretle davacının kullanmadığı yıllık izni var ise duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
    3-Mahkemece davanın kabulü ile kısmi tutarların hüküm altına alınarak fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına göre, hangi alacak türü açısından davacının toplamda ne kadarlık alacağı olduğunun tespit edildiğinin mahkeme kararının gerekçesinde açık bir şekilde gösterilmemesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
    Sonuç:
    Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi