17. Ceza Dairesi 2018/4233 E. , 2018/11068 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Bursa Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ceza miktarı itibari ile sanıklar müdafilerinin duruşma talebinin REDDİNE,
Sanık ..."ın temyiz dilekçesinde zararı giderdikleri ve uzlaşmaya gittiklerini belirttiği anlaşılmakla temyiz dilekçesinde temyiz nedeni olduğu kabul edilmiş tebliğnamedeki görüş benimsenmemiştir.
I-Sanıklar ..., ..., ... ve ..."in müştekiler ... ve ..."ye yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK"nın 288. maddesinin ""Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır."", aynı Kanun"un 294. maddesinin ""Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir."" ve aynı Kanun"un 301. maddesinin ""Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar."" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ..."ın temyiz isteminin tüm zararı giderdiklerine, ve müştekiler ile uzlaştıklarına, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin suçu işlemediğine, suça iştirak etmediğine, zararın giderilmesine rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, sanık ... müdafii ve sanık ..."nun temyiz istemlerinin ise alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna TCK"nın 62. maddesinin uygulanmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek maddi vakıa denetimi gerektiren nedenler dışındaki sebeplere ilişkin yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre, sanıkların yakalandıkları zaman araçta yapılan arama sonucu müştekilere ait malların ele geçirildiği, bu nedenle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının yerinde olduğu, mahkemenin alt sınırdan uzaklaşma ve TCK"nın 62. maddesini uygulamama gerekçelerinin yeterli olduğu, verilen ceza miktarına göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK"nın 50, 51 ve 5271 sayılı CMK"nın 231. maddelerinin uygulanma koşullarının da oluşmadığı, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf isteminin esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafiinin, sanıklar ... ve ..."ın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, CMK"nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİNE,
II-Sanıklar ..., ..., ... ve ..."in müşteki ..."a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK"nın 288. maddesinin ""Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır."", aynı Kanun"un 294. maddesinin ""Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir."" ve aynı Kanun"un 301. maddesinin ""Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar."" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ..."ın temyiz isteminin tüm zararı giderdiklerine, ve müştekiler ile uzlaştıklarına, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin suçu işlemediğine, suça iştirak etmediğine, zararın giderilmesine rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, sanık ... müdafii ve sanık ..."nun temyiz istemlerinin ise alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna TCK"nın 62. maddesinin uygulanmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek maddi vakıa denetimi gerektiren nedenler dışındaki sebeplere ilişkin yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi"nin kararına göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıklarca kolluk tarafından el konulan suça konu mallar dışında kalan malların bedellerinin kovuşturma aşamasında müştekiye ödendiği, ödemeye ilişkin banka dekontunun mahkemeye ibraz edilerek dosyaya konulduğunun 15.12.2017 tarihli duruşma tutanağına geçirildiği halde, 5237 sayılı TCK"nın 168/4. maddesi uyarınca müştekiden kısmi iadeye rızası olup olmadığı sorulmak suretiyle sanıklar hakkında aynı Kanun"un 168/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafiinin, sanıklar ... ve ..."ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK"nın 304/2. maddesi uyarına yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi"ne gönderilmesine, 24.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.