7. Ceza Dairesi 2018/5330 E. , 2018/7809 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık müdafiilerinin duruşmalı inceleme talebi süresinde olmadığından ve yerinde görülmediğinden reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK.nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Ana dosya olan 2013/614 Esas sayılı dosyaya ilişkin suç tarihinin 19.09.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 03.12.2013 olduğu, birleşen 2014/49 Esas sayılı dosyaya ilişkin suç tarihinin 28.10.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 04.12.2013 olduğu, birleşen 2013/643 Esas sayılı dosyaya ilişkin suç tarihinin 13.11.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 25.12.2013 olduğu, birleşen 2014/258 Esas sayılı dosyaya ilişkin suç tarihinin 30.11.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 26.06.2014 olduğu, anılan dosyalarda sanığın eyleminin benzer mahiyette olduğu ve 2013/614 Esas sayılı ana dosyanın iddianame düzenleme tarihi olan 03.12.2013 tarihinde hukuki kesintinin gerçekleştiği dikkate alınarak, sanığın bu eylemleri bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlemesi nedeniyle hakkında TCK.nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilemeden birleşen 2014/49 E., 2014/258 E., 2013/643 E. sayılı dosyaların tek suç kabul edilerek tek cezaya hükmedilmesi,
Birleşen 2014/57 Esas ve 2014/216 Esas sayılı dosyalarda ise 27.01.2014 tarihli iddianame ile meydana gelen hukuki kesinti nedeniyle ayrı ayrı ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, birleşen 2014/216 Esas , 2014/57 Esas ve ana dosya olan 2013/614 Esas sayılı dosyalarda ayrı ayrı ceza tayin edilmesi,
Kabule göre ise;
1-Dosya kapsamına göre, sanığın birleşen 2013/643 Esas sayılı dosyada gümrük işlemlerine tabi tutulmaksızın kaçak olarak ülkeye sokulan 1061 karton bandrolsüz sigarayı ticari maksatla bulundurmak eyleminden ibaret somut olayda, sanığın 5607 sayılı Kanunun 3/18. maddesi uyarınca teşdiden cezalandırılmasına karar verilmiş olmakla; hükümden sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanunun 3/18. maddesinde değişiklik yapıldığı, sanığın kaçakçılık fiiline iştirak etmeksizin kaçak olarak ülkeye sokulan suça konu eşyayı ticari maksatla bulundurmak eyleminden dolayı 5607 sayılı Kanunun 3/10. maddesindeki "Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından iki katına kadar artırılır, ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek ceza üç yıldan az olamaz." şeklindeki düzenlemeye nazaran; 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu"nun 3/5-10. maddeleri ile 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddelerinin ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın belirlenmesinin gerekmesi,
2-Sanığın birleşen 2014/216 Esas sayılı dosyada 35 karton sigara, 2013/614 Esas sayılı ana dosyada 210 paket sigara, 2014/49 Esas sayılı dosyada 101 karton sigara, 2014/258 Esas sayılı dosyada 66 karton sigara, birleşen 2014/57 Esas sayılı dosyada 500 karton sigara yakalanması nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurları dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz etmeyen fiilinin, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde teşdidi gerektirmediği halde, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde hapis ve adli para cezasının alt sınırından uzaklaşılarak sanık hakkında fazla ceza tayini,
3-24.11.2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4- Hükmün tefhim edildiği 23/01/2015 tarihli oturuma Cumhuriyet Savcısı katılmadığı halde, gerekçeli karar başlığında, duruşma Cumhuriyet Savcısı olarak..."ın adının yazılması,
5-Birleşen 2014/57 Esas sayılı dosyada suç tarihi 30.12.2013 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 26.12.2013 olarak gösterilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiileri, katılan ... İdaresi adına Hazine vekili ve o yer Cumhuriyet Savcısı"nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma kararının içeriğine göre sanığın bihakkın tahliyesine, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse bu suçlardan derhal salıverilmesine, 05/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.