Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2010/21-403
Karar No: 2010/403
Karar Tarihi: 22.09.2010

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2010/21-403 Esas 2010/403 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı yaşlılık aylığı borcu bulunmadığının tespiti ve kurum işleminin iptali istemiyle dava açmıştır. İlk kararda davanın tamamı kabul edilerek davacının kuruma borçlu olmadığı tespit edilmiş ve kurumun işlemi iptal edilmiştir. Davalı vekilinin temyizi üzerine dosya geri çevrilmiştir. Yeniden yapılan yargılamada mahkeme önceki kararda direnmiştir. Ancak mahkemenin direnme kararı tespit hükmüyle sınırlı kalmıştır ve iptal hükmüne yer verilmemiştir. Hukuk Genel Kurulu bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğuna karar vererek direnme kararını bozmuştur. Kararda bahsedilen kanun maddeleri ise HUMK’nun 381. ve 388. maddeleridir. Bu maddelere göre kararların alenen tefhim edilmesi gerektiği ve davada verilen karardan farklı bir hüküm kurulamayacağı belirtilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu         2010/21-403 E.  ,  2010/403 K.

    "İçtihat Metni"

     MAHKEMESİ : Trabzon İş Mahkemesi
    TARİHİ : 20.04.2010
    NUMARASI : 2010/64 E-2010/378 K.

    Taraflar arasındaki yaşlılık aylığı borcu bulunmadığının tespiti ile aksine kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Trabzon İş  Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 23.10.2008 gün ve 2008/564-747 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 22.12.2009 gün ve 2008/20329-2009/16839 sayılı ilamı ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle,yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
    TEMYİZ EDEN:  Davalı vekili      

                   HUKUK GENEL KURULU KARARI

    Hukuk Genel Kurulunca incelenerek dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
    Dava, yaşlılık aylığı borcu bulunmadığının tespiti ile aksine kurum işleminin iptali istemlidir.
    Mahkemenin 23.10.2008 tarihli kararında davanın tümünün kabulü ile davacıya kurum tarafından tahsis edilen yaşlılık aylığı alması nedeniyle davacının davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine, kurumun karşı işleminin iptaline, karar verilmiştir.
    Bu kararın davalı vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece bozulmasından sonra mahkemece önceki kararda direnildiği ifade edilmiş ise de verilen kararda “davacının davasının kabulü ile kurum tarafından yersiz ödeme nedeniyle çıkarılan miktar itibariyle kuruma borçlu olmadığının tespitine” karar verilmiş; ancak ilk hükümde yer almasına karşın onunla çelişki oluşturacak şekilde direnmede “kurumun karşı işleminin iptaline” karar verilmemiştir.
    Öncelikle belirtelim ki, yerel mahkemelerin direnme kararları (HUMK.’nun 429/II md) bir davayı sona erdiren (nihai) temyizi mümkün olan son kararlardandır. Direnme kararı ile mahkeme davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur. Bu aşamada  yapılması zorunlu iş, gerekçeli kararı direnme doğrultusunda mahkemenin yazmasından ibarettir. Bu bakımdan direnme kararından dönme (Rücu) mümkün değildir. Esasen  ilamın tefhim edilen karara uygun yazılması Kamu düzeni ile doğrudan ilgili temel kurallardandır. Nitekim bu kurala kanun koyucu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)’nun 381. ve 388.maddeleriyle hayatiyet kazandırmıştır.
    Gerçektende, HUMK.’nun 381. ve 388.maddeleri emredici hükümlerden olup Kamu düzeni amacı ile vaz’edilmişlerdir. Bu maddeler hükmünce kararların alenen tefhim edilmesi gerekir. Davanın tamamen reddine veya kabulüne dair karar tefhim edildikten sonra bundan dönülerek farklı bir hüküm kurulamaz. Aksinin kabulü mahkemelere güveni sarsacağı için hiç bir süretle üstün görülemez.
    Mahkeme herhangi bir ayrıma girmeksizin ve kısmen direndiğine ilişkin bir açıklık getirmeksizin önceki kararında direnme yönünde karar vermişse direnme kararında yer alacak hüküm fıkrası direnilen ilk karardan farklı olamaz. Zira, direnilmekle bir taraf lehine gerçekleşen usulü kazanılmış hakkı ortadan kaldıracak nitelikte hüküm kurmak olanaklı değildir.
    Somut olayda da; yukarıda açıklandığı üzere ilk karar davanın tam kabulüne ilişkin olup hem tespit hem de iptal hükmü içermektedir. Mahkeme bu kararda direnmeye karar verdiğine göre kuracağı hüküm yine tam kabul ile hem tespit hem de iptal yönünde olmalıdır. Oysa mahkeme gerek kısa, gerek gerekçeli direnme kararında sadece tespit hükmüne yer vermiş; iptale ise hükmetmemiştir. Böyle bir hüküm direnilmekle oluşan kazanılmış haklara aykırılık oluşturur.
    Mahkemenin bu kararı yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı olup; direnilen ilk karardaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmak üzere kararın bozulması gerekmiş; bozma nedenine göre diğer temyiz itirazları incelenmemiştir.
    S O N U Ç : Direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince usul yönünden BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının iadesine, 22.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.


     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi