Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2010/3-392
Karar No: 2010/417

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2010/3-392 Esas 2010/417 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacılar, A... Y... adlı kişinin noterde düzenlediği vasiyetnamede kendilerine bıraktığı mirası tenfiz etmek için dava açmıştır. Ancak, daha önce açılan bir davada söz konusu vasiyetname iptal edilmiştir. İptal nedeniyle vasiyetnamenin tenfizi istenemeyeceği gerekçesiyle davacıların talebi reddedilmiştir. Davacılar bu kararı temyiz etmiştir ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, vasiyetnamenin iptal davasında taraf olmayan mirasçıların A... Y... adlı kişinin vasiyetini tenfiz etmesi mümkün olmadığına karar vermiştir. Çünkü bir ölüme bağlı tasarrufun iptali sebebi doğduğunda, sadece davaya taraf olanlar yönünden hukuki netice doğuracak; davada taraf olmayan mirasçılar yönünden vasiyetname geçerli olmaya devam edecektir. Bu nedenle, davalılar yönünden hisseleri de gözetilerek ölüme bağlı tasarrufun tenfizi karar verilmesi gerekmektedir. İlgili kanun maddeleri: TMK.md.558 ve eski 449.
Hukuk Genel Kurulu         2010/3-392 E.  ,  2010/417 K.

    "İçtihat Metni"

     MAHKEMESİ : Mersin 3.Asliye Hukuk Mahkemesi
    TARİHİ : 15.02.2010
    NUMARASI : 2009/551 E-2010/55 K.


                  Taraflar arasındaki “Vasiyetnamenin tenfizi” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mersin 3.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 24.07.2008 gün ve 2006/274 E-2008/480 K. sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 18.06.2009 gün ve 2009/9105-10585 sayılı ilamı ile;
    ("...Davada, vasiyetnamenin tenfizi istenilmiş, mahkemece, tenfize konu vasiyetnamenin Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/208 Esas ve 677 sayılı kararı ile iptal edildiği ve iptal hükmünün kesinleştiği böylece (ortada tenfizi yapılabilecek vasiyetname bulunmadığı) iptal edilen vasiyetnameye dayanılarak tenfiz istenemeyeceği gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiştir.
             Kural olarak, ölüme bağlı tasarrufun iptali davasını mirasçıların birlikte açma zorunluluğu bulunmamaktadır (TMK.md.558). Diğer bir ifade ile her bir mirasçı kendi yönünden tek başına vasiyetnamenin iptalini isteyebilir. Bu durumda iptal davasını açmayan mirasçılar yönünden, vasiyetname, geçerliliğini korur. Bir kısım mirasçının açtığı vasiyetnamenin iptali davasında, diğer mirasçıları da kapsayacak içerikte iptal hükmünün kurulması doğru olmadığı gibi bu şekildeki bir karar davanın tarafı olmayan kişiler yönünden bağlayıcı bir sonuç ta doğurmaz (bkz. Yargıtay 2.H.D.20.03.2001 gün ve 551 E. 4158 K. sayılı ilamı). Sonuç itibari ile; ölüme bağlı tasarrufun iptaline yönelik karar, ancak, davanın tarafları yönünden hukuki etki gösterir.
                  Somut olayda, tenfize konu vasiyetnamenin Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/208 esasında M... ve M... Y... aleyhine davacılar H.... K... ve A... Y... mirasçılarından B....  Y.... ,E.... Y....  ile N....  M.... tarafından iptale konu edilmiş, mahkeme vasiyetnamenin sadece “davacılar yönünden iptaline” denmesi gerekirken genel bir ifade ile iptaline şeklinde hüküm kurulmuştur. Uyuşmazlık konusu davada ise, vasiyetnamenin iptali davasında taraf olmayan mirasçılar Fatma, Emine ve H...aleyhine M...  ve M... Y... (lehine vasiyette bulunulanlar) tarafından aynı vasiyetnamenin tenfizi istenilmiştir.
                 Böylece yukarıdaki ilkeler ışığında vasiyetnamenin iptali davasında taraf olmayan davalılar yönünden ölüme bağlı tasarrufun (davalılar hissesi gözetilerek) tenfizi gerekirken delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu istemin reddi bozmayı gerektirmiştir.
                 Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir...")
    gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

    TEMYİZ EDEN : Davacılar vekili

                 HUKUK GENEL KURULU KARARI

          Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
    Dava, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir.
    Davacılar vekili, müvekkillerinin miras bırakanı A... Y... ’nın noterde düzenlediği  28.03.1998 tarihli vasiyetname ile 98 ve 99 parsellerdeki (taksimen 1495 parsele giden) payını eşit olarak müvekkillerine vasiyet ettiğini, gerek açtıkları vasiyetin iptali davasından feragat etmeleri, gerekse noterde feragatname düzenlemeleri nedeniyle, davalılar yönünden vasiyetnamenin tenfizine engel bir durumun kalmadığını ifadeyle, vasiyetnamenin tenfizi gereğince davalılara ait 1495 parseldeki paylarının eşit olarak davacılar adına tescilini istemiştir.
    Mahkemece, çekişmeye konu vasiyetname iptal edildiğinden tenfizin istenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
    Karar davacı taraf vekilince temyiz edilmekle Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde yer alan nedenlerle bozulmuş; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Hükmü temyize davacı taraf vekili getirmektedir.
    Burada çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; iptaline karar verilen vasiyetnamenin, iptal davasında taraf olmayan mirasçılar yönünden tenfizinin olanaklı olup olmadığı noktasındadır.
    Özel Daire bozma ilamında da işaret olunduğu üzere, kural olarak; ölüme bağlı tasarrufun iptali davasını, mirasçıların birlikte açma zorunluluğu bulunmamaktadır (TMK.yeni md.558,eski 449). Diğer bir ifade ile her bir mirasçı kendi yönünden ve tek başına vasiyetnamenin iptalini isteyebilir. Bu durumda iptal davasını açmayan mirasçılar yönünden, vasiyetname geçerliliğini korur.
    Nitekim, 07.12.1955 Tarih,1955/16 Esas,1955/25 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da “…Medeni Kanunumuzun sistemine göre tasarruf ehliyeti bulunmayan bir muris tarafından tanzim olunan ölüme bağlı tasarruf  kendiliğinden hükümsüz olmayıp ancak iptali kabil sayılacağından,bir iptal sebebinin mevcut olduğunu tespit eden bir mahkeme kararı ancak aleyhlerine sadır olan şahıslara karşı muhkem kaziyye teşkil edeceği…” ifadesiyle bu husus  vurgulanmıştır.
    Şu hale göre, bir ölüme bağlı tasarrufun iptali sebebi doğduğunda, ancak davaya taraf olanlar yönünden hukuki netice doğuracak; davada taraf olmayan mirasçılar yönünden vasiyetname geçerli olmaya devam edecektir.
    Somut olayda, davalılar tenfizi istenen vasiyetnamenin iptali davasının tarafı olmadığına ve başka bir surette vasiyetnamenin iptalini de istemediklerine göre, Özel Daire bozma ilamında da açıkça ifade edildiği üzere, davalılar yönünden hisseleri de gözetilerek ölüme bağlı tasarrufun tenfizine karar vermek gerekirken, delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu istemin reddi doğru değildir.
    Açıklanan nedenlerle, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
    Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
             S O N U Ç : Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 22.09.2010  gününde, oybirliği ile karar verildi.


     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi