14. Hukuk Dairesi 2017/760 E. , 2017/7867 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.12.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.06.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, dava konusu 3296 ada 4 parselde kayıtlı 4, 5 ve 7 numaralı bağımsız bölümler ile 236, 157 ve 158 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yolu ile giderilmesine karar verilmesini talep etmiş olup, 07.08.2013 tarihli dilekçeleri ile dava konusu 157 ve 158 parsel sayılı taşınmazlara yönelik taleplerini müracaata bıraktıklarını beyan etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23.10.2013 tarihli ve 2013/12233 Esas, 2013/13254 Karar sayılı ilamı ile ve “Bu durumda mahkemece 157 ve 158 sayılı parseller dışında dava konusu olan 3296 ada 4 parsel sayılı taşınmazda bulunan 4 ve 5 no"lu bağımsız bölümler ile 236 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davaya devam edilerek işin esasının incelenmesi; davacı tarafından takip edilmeyen parseller hakkında da yargılamaya katılan davalılardan davayı takip edip etmeyecekleri sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının davasının 13/03/2015 tarihli bilirkişi kurul raporu doğrultusunda kabulü ile, davaya konu ... Mahallesi 3296 ada 4 parselde kayıtlı, 4, 5 ve 7 no"lu bağımsız bölümler ile ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 13426 ada 42 parselde kayıtlı bulunan taşınmazların ortaklığının üzerindeki şerh ve yükümlülükleriyle birlikte satış sureti ile giderilmesine, satış sırasında ... 3 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/308 Esas sayılı dosyasının kesinleşen kararında belirtildiği üzere, 13/03/2015 tarihli bilirkişi raporuna göre ... İlçesi, ... Mahallesi, 13426 ada 42 parseldeki 88a, 88b binalar ile 90 no"lu depo, 86 nolu ahır ve aynı raporda ... ve ..." a ait olduğu bildirilen ağaçların davacı ..."a aidiyetinin satış sırasında nazara alınmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%...) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etmek ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Öte yandan, paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçaların (muhdesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HMK"nın 165. maddesi uyarınca uygun bir süre verilmelidir.
Mahkemece verilen süre içerisinde dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir.
Somut olaya gelince;
1-Dava konusu 3296 ada 4 parselde kayıtlı 4, 5 ve 7 numaralı bağımsız bölümler yönünden;
Mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun olduğu gibi özellikle satışın genel açık artırma yoluyla yapılacağının; satış bedelinin paydaşlara tapu kaydı ve mirasçılık belgesindeki payları oranında dağıtılacağının; harcın paydaşlardan aynı oranda tahsil edileceğinin anlaşılmasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu 13426 ada 42 parsel sayılı taşınmaz yönünden;
Davalılar vekili tarafından 13.03.2015 tarihli dilekçe ile muhdesat iddiasında bulunulmuş olup, mahkemece davalılara muhdesatın aidiyetinin tespiti davası açmak üzere süre verilmesi üzerine, davalılar tarafından ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/308 Esas sayılı dava dosyasında dava açılmış ve mahkemece dava konusu 13426 ada 42 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 88/A, 88/B numaralı binaların, 90 numaralı deponun, 86 numaralı ahırın ve ağaçların davalı ...’a ait olduğunun tespitine karar verilmiş ve karar 07.06.2016 tarihinde kesinleşmiştir.
Bu durumda mahkemece, mahallinde yeniden keşif icra edilip, uzman bilirkişilerden yukarıda açıklanan yönteme uygun şekilde muhdesat oranlaması yapılması istenerek bilirkişilerden açık, denetime uygun rapor alınması, satıştan elde edilecek gelirin bu oranlara göre paylaştırılması ve bu hususun açıkça hükümde gösterilmesi gerekirken; belirtilen hususlar gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) no"lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin dava konusu 3296 ada 4 parselde kayıtlı 4, 5 ve 7 numaralı bağımsız bölümlere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, taşınmaz malların satış bedelinden payına düşecek paranın % 011,38 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan 29,20 TL"nin mahsubu ile bakiyesinin temyiz edenlere yükletilmesine, (2) no"lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin dava konusu 13426 ada 42 parsel sayılı yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.