22. Hukuk Dairesi 2017/14222 E. , 2018/16047 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, işverence iş akdine haksız olarak son verildiğini öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Aynı ispat kuralları ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları için de geçerlidir.
Mahkemece taleplerin reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç eksik incelemeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır.
Davacı cevap dilekçesinde işyeri kayıtlarına, yargılama aşamasında da işe giriş çıkış kayıtlarına dayanmış olup bu şekilde kayıtlar olup olmadığı işverenden sorulmamıştır. İşverenden davacının dayandığı işe giriş çıkış kayıtlarının mevcut olup olmadığı sorularak var ise bu kayıtlar değerlendirilip tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmelidir. İşe giriş çıkış kaydının bulunmaması ya da işverence sunulmaması halinde ise;davacının iddiası, davalı tanıklarının anlatımlarının çelişkili olması, davacı tanıkları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının son bir yıl çalışmasının 3 vardiya halinde olduğu, ancak önceki dönemlerde Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere haftada 6 saat fazla çalışma yaptığı ve resmi bayramlarda çalıştığı kabul edilerek sonuca gidilmelidir.
Her ne kadar taraf tanıkları bu alacakların karşılığının ödendiğini beyan etmiş iseler de; alacağın varlığını ispatla yükümlü olanın işçi, ödendiğini ispatla yükümlü olanın ise işveren olduğu ve işverence ödemeye ilişkin bir belge ibraz edilmediği dikkate alındığında, tanıkların ödeme yapıldığı konusundaki beyanlarının kendi çalışmaları açısından geçerli ve bağlayıcı olacağı, ödemeye ilişkin belge sunulmadıkça davacının belirlenecek çalışma şekline göre fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının hesaplanması gerektiği gözardı edilmemelidir.
Bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
3- Taraflar arasında davacının yıllık izin alacağı bulunup bulunmadığı bir diğer uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı Kanun"un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.
Mahkemece, taraf tanık anlatımlarından hareketle davacının kıdem süresine göre hak kazandığı yıllık ücretli izinlerini kullandığı kabul edilerek talebin reddine karar verilmiş ise de; işveren yıllık ücretli izinleri kullandığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile ispatlayamadığından davacının 3 tam yıl kıdemine göre hak kazandığı yıllık ücretli izin karşılığı alacağın hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının talep halinde davacıya iadesine, 27.06.2018 gününde oybirliği ile karar verildi.