21. Hukuk Dairesi 2014/17086 E. , 2015/3596 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, usta öğretici olan davacının 03/11/1986 – 30/04/2001 tarihleri arasında tam gün sigortalı olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının, davalıya ait işyerinde çalıştığı; 1993 yılından 1 gün, 1994 yılından 5 gün, 1995 yılından 3 gün, 1996 yılından 2 gün, 1997 yılından 4 gün, 1999 yılından 3 gün, 2000 yılından 2 gün, 2001 yılından 2 gün olmak üzere toplam 22 gün prim ödeme gün sayısının ve hizmetinin tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 1986-2001 tarihleri arasında ...nde usta öğretici olarak çalıştığı, davacının çalıştığı döneme ait ücret ve puantaj cetvellerinin getirtildiği, mahkemenin ilk kararında davanın kısmen kabulü ile davacının ...nde 1986 - 2001 tarihleri arasında toplam 20 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğunun tespitine karar verildiği, kararın davalılar tarafından temyiz edildiği, Dairemiz tarafından hüküm kısmında 1986 - 2001 tarihleri arasında toplam 20 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğunun tespitine karar verilmiş olmasına göre tespiti yapılan bu eksik günlerin tarihlerinin açıkça belirtilmeksizin ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu ve davacının kabul edilen sigortalı çalışma süresinin hangi tarihlerde geçtiğinin açıkça belirtilerek bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulduğu, bozma kararına uyan mahkeme tarafından yeniden bilirkişi raporu aldırıldığı ve raporda 2001 yılındaki 2 günlük eksik bildirimin daha önceki raporda farkedilmediğinin ve bu raporda belirtildiğinin bildirildiği, mahkemece söz konusu bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalıya ait işyerinde çalıştığı; 1993 yılından 1 gün, 1994 yılından 5 gün, 1995 yılından 3 gün, 1996 yılından 2 gün, 1997 yılından 4 gün, 1999 yılından 3 gün, 2000 yılından 2 gün, 2001 yılından 2 gün olmak üzere toplam 22 gün prim ödeme gün sayısının ve hizmetinin tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Karar süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Usuli kazanılmış hak kavramı, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (HGK.nun 12.07.2006 T., 2006/4-519 E, 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.)
Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı)
Taraflardan yalnız birinin hükmü temyiz etmesi halinde Yargıtay"ın temyiz eden tarafın yararına olarak verdiği bozma kararına uyan yerel mahkeme artık, temyiz eden tarafın önceki bozulan karara oranla daha aleyhine bir hüküm veremez. Buna da "aleyhe hüküm verme yasağı" denir.
Aksi halde usul hükümleri ile hedef tutulan istikrar zedelenir ve mahkeme kararlarına karşı güven sarsılır.
Somut olayda, davacının ...nde 1986 - 2001 tarihleri arasında toplam 20 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğunun tespitine karar verildiği, kararın davalılar tarafından temyiz edildiği, Dairemiz tarafından davacının kabul edilen sigortalı çalışma süresinin hangi tarihlerde geçtiğinin açıkça belirtilerek bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği, bozma kararına uyan mahkeme tarafından yeniden bilirkişi raporu aldırıldığı ve raporda 2001 yılındaki 2 günlük eksik bildirimin daha önceki raporda farkedilmediğinin ve bu raporda belirtildiğinin bildirildiği ve söz konusu rapor doğrultusunda davacının davalıya ait işyerinde çalıştığı; 1993 yılından 1 gün, 1994 yılından 5 gün, 1995 yılından 3 gün, 1996 yılından 2 gün, 1997 yılından 4 gün, 1999 yılından 3 gün, 2000 yılından 2 gün, 2001 yılından 2 gün olmak üzere toplam 22 gün prim ödeme gün sayısının ve hizmetinin tespitine karar verildiği, davacının kabul edilen sigortalı çalışma süresinin hangi tarihlerde geçtiği tespit edilirken, sonradan fark edilen 2001 yılındaki 2 günlük çalışmanın ilk kararı temyiz etmeyen davacı lehine, temyiz eden davalılar aleyhine tespitine hükmedilemeyeceği göz önünde bulundurulmadan karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemenin ilk kararında davacının ...nde 1986 - 2001 tarihleri arasında toplam 20 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğunun tespitine karar verilmesine rağmen bozmadan sonra ilk kararı temyiz etmeyen davacı lehine davacının davalıya ait işyerinde çalıştığı; 1993 yılından 1 gün, 1994 yılından 5 gün, 1995 yılından 3 gün, 1996 yılından 2 gün, 1997 yılından 4 gün, 1999 yılından 3 gün, 2000 yılından 2 gün, 2001 yılından 2 gün olmak üzere toplam 22 gün prim ödeme gün sayısının ve hizmetinin tespitine karar verilmiş olması usul ve Yasa"ya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün 1. bendinin 9. satırında bulunan “2001 yılında 2 gün” rakam ve sözcüklerinin silinerek hükümden çıkartılmasına ve aynı satırda bulunan “22 gün” rakam ve sözcüklerinin silinerek yerine “20 gün” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 26/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.