4. Hukuk Dairesi 2013/10363 E. , 2014/6336 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gerede Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/02/2013
NUMARASI : 2012/38-2013/67
Davacı M.. E.. vekili Avukat A. D. tarafından, davalı M.. L.. aleyhine 19/01/2012 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 21/02/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kişilik haklarına saldırı nedeni ile manevi tazminat ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin reddine karar verilmiş; karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, resmi nikahlı eşinin davalı ile kendisini aldattığını, davalının kendisi ile evli olduğunu bildiği halde eşi ile birlikte olması eyleminin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu iddia ederek uğradığı manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, her ne kadar davacı, davalıya karşı dava dışı eşinin davalı ile kendisini aldattığı gerekçesi ile manevi tazminat talep etmiş ise de, Bolu Aile Mahkemesi"nde görülen davada tarafların anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verildiği, Bolu Aile Mahkemesi tarafından davalının davacıyı aldattığına dair herhangi bir belirleme yapılmadığı, böyle bir belirleme yapılmış olsa dahi tarafların anlaşmalı olarak boşanmalarının bir nevi davacı M.. E.."ın dava dışı eşi Suzan Emiralmaz"ı zımni olarak affettiği anlamına geldiği, davacı M.. E.." ın boşandığı eşine karşı herhangi bir maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmadığı, tazminat isteme hakkından da bu şekilde feragat ettiği, eşine karşı istememiş olduğu manevi tazminatı davalıdan istemesinin TMK 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı ve hakkaniyete uygun olmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Davacı, davalının, resmi nikahlı eşi ile evli olduğu süre içinde eşi ile birliktelik kurduğu, eşin davacıya karşı sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, davalının da eşin eylemine bilerek iştirak ederek davacının zarar görmesine neden olduğu iddiası ile eldeki davada manevi zararının karşılanmasını istemektedir.
BK"nın 50 ve 51. maddelerinde haksız eylemin ve bunun sonucunda doğan zararın birden fazla kişi tarafından meydana getirilmesi durumunda zarar görenin dilediği takdirde eyleme katılanların birisinden, birkaçından veyahut tamamından zincirleme olarak sorumlu tutulmalarını isteme hakkına sahip bulunduğu düzenleme altına alınmıştır. Aynı hüküm 6098 sayılı yeni Türk Borçlar Kanununun 61. maddesinde de tekrar edilmiştir.
Her ne kadar davacı, kendisine yönelik haksız eylemi gerçekleştirdiğini iddia ettiği dava dışı eşinden manevi zararlarının karşılanmasını istememiş ise de, davacının kendisine yönelik haksız eylemi gerçekleştiren eşinden tazminat istememesi eşinin haksız eylemine iştirak ettiğini iddia ettiği diğer müteselsil sorumlu davalıdan da isteyemeyeceği anlamına gelmeyecektir. Davanın dayanağı BK. 49/2. maddesi olup, bu haksız saldırıya katkıda bulunanlar diğer haksız eylem faili ile birlikte müteselsilen sorumludurlar.
Şu halde, mahkemenin, davacının boşandığı eşine karşı istememiş olduğu manevi tazminatı davalıdan istemesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı ve hakkaniyete uygun olmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar vermiş olması doğru değildir. Mahkemece, işin esası incelenerek dava konu iddiaların ispatlanması halinde davalıya düşen miktarla sınırlı olarak davalının sorumluluğuna karar verilmelidir. Bu yönün gözetilmemiş olması kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16/04/2014 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.16/04/2014