Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/17124
Karar No: 2015/2775
Karar Tarihi: 24.02.2015

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2013/17124 Esas 2015/2775 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2013/17124 E.  ,  2015/2775 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : BODRUM 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/05/2013
NUMARASI : 2011/399-2013/450
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 24.02.2015 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ................ ................ ile temyiz edilen vekili Avukat .......... .............. geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi .............. tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile bedel isteklerine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar, mirasbırakan ....... .............’un mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla 104 ada 7, 12 ve 15 parsel sayılı taşınmazları satış suretiyle akrabası davalıya temlik ettiğini, onun da 15 parseli dava dışı üçüncü kişiye 300.000,00 TL bedelle devrettiğini, ardından murisin düzenlediği vasiyet ile tüm malvarlığını davalıya bıraktığını ileri sürerek 104 ada 7 ve 12 sayılı parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tesciline ve 15 sayılı parselin bedeli olan 300.000,00 TL"nin faiziyle tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, dava konusu taşınmazları bedelini ödeyerek satın aldığını, muvazaanın söz konusu olmadığını, murisin daha sonra yaptığı vasiyetname ile tüm malvarlığını kendisine bıraktığını, anılan vasiyetin iptali için davacıların açtığı davanın Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.10.2010 tarihli, 2009/828 Esas, 2010/833 Karar sayılı ilamı ile reddedilerek anılan kararın kesinleştiğini, 15 parselin satış bedelini murisin bakımına harcadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazların davalıya satış suretiyle devredildiği, onun da 15 sayılı parseli dava dışı kişiye temlik ettiği, murisin bu temliklerden sonra 28.09.2007 tarihli vasiyeti ile tüm malvarlığını davalıya bıraktığı, anılan vasiyetin iptali için bir kısım davacıların açtıkları davadan sonra feragat ettikleri, vasiyetname geçerliliğini koruduğuna göre davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; mirasbırakan .......... ..............’un çekişme konusu 104 ada 7, 12 ve 15 parsel sayılı taşınmazları 16.11.2006 tarihli akitle akrabası davalıya, onun da 15 parseli 28.09.2007 tarihli akitle 300.000,00 YTL bedelle dava dışı .................................................................................................................’ye satış suretiyle temlik ettikleri anlaşılmaktadır.
Öte yandan; murisin 28.09.2007 tarihli vasiyetname ile, T.C. Hudutları dahilinde malik ve hissedarı bulunduğu ve bundan sonra bulunacağı bilimum gayrimenkullerdeki hak ve hisselerini davalıya bıraktığı görülmektedir.
Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 0l.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu"nun 706., Borçlar Kanunu"nun 213. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun 237.) ve Tapu Kanunu"nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
Somut olaya gelince; yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda mahkemece bir değerlendirme yapılmadan sonuca gidildiği görülmektedir.
Şöyle ki, dosya kapsamı ile, murisin 1932 doğumlu olup, bekar ve çocuksuz olarak 18.06.2009 tarihinde öldüğü, davacı kardeşleri ile dargın olduğu, dava konusu taşınmazları 16.11.2006 tarihinde kendisi ile ilgilenen akrabası davalıya satış suretiyle temlik ettiği, satış bedeli ile gerçek bedeller arasında fahiş fark olduğu, varlıklı olan murisin satış ihtiyacı bulunmadığı, davalının satış bedelini ödediğini de ispat edemediği açıktır.
Diğer taraftan, murisin dava konusu taşınmazları davalıya temlik ettikten sonra 28.09.2007 tarihinde düzenlediği vasiyetname ile o tarihte mevcut olan mal varlığını davalıya vasiyet ettiği kayden sabittir.
Hâl böyle olunca; yukarıda açıklanan ilkeler ve olgular birlikte değerlendirilmek suretiyle mahkemece, işin esasına girilerek muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı eldeki davadaki istekler bakımından değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
Davacıların bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 31.12.2014 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edenler vekili için 1.100.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına, 24.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi