Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2010/10-521
Karar No: 2010/594

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2010/10-521 Esas 2010/594 Karar Sayılı İlamı

Hukuk Genel Kurulu         2010/10-521 E.  ,  2010/594 K.

    "İçtihat Metni"

     MAHKEMESİ : Kadıköy 1.İş Mahkemesi
    TARİHİ : 07.07.2010
    NUMARASI : 2010/111 E-2010/344 K.

    Taraflar arasındaki ‘kesilen yetim aylığının yeniden bağlanması” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kadıköy 1.İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 29.04.2009 gün ve 2008/497 E-2009/187 K.sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 23.11.2009 gün ve 2009/8985-17724 sayılı ilamı de;
    ("...Bağ-Kur"un 18.06.2008 tarihli yazısıyla; 21.06.1979-31.05.1987 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalılığı gözetilerek 01.06.1988 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığının belirlenmesi üzerine, ölen babası üzerinden 506 sayılı Kanun kapsamında 01.06.1988 tarihinden itibaren davacıya ödenen ölüm aylığının iptal edildiği;
    Mahkemenin, davacının Bağ-Kur özlük dosyasını ve ölüm aylığı tahsis dosyasını getirtmeden; ölüm aylığının bağlandığı tarih ve davacıya yaşlılık aylığı bağlanmasına esas olan hizmetlerin çalışmaya mı, yoksa isteğe bağlı hizmete mi dayalı olduğu kuşku ve duraksamaya yer verilmeyecek şekilde belirlenmeden, yukarıda anılan Bağ-Kur belgesine dayalı olarak karar verdiği anlaşılmaktadır.
    506 sayılı Kanunun 68/I-C-a maddesi aylık bağlanma koşulları yönünden, “evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan, Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, (4958 sayılı Kanunun 06.08.2003 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren 35.maddesiyle ek) buralardan gelir veya aylık almayan kız çocuklarına” aylık bağlanması olanağını öngörmüştür. Hemen belirtmek gerekirse, “Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışma” kavramına Bağ-Kur"a tabi çalışmayı da dahil etmek gerekir.
    Öte yandan, 02.07.2005 tarihli 5386 sayılı Kanunun 2.maddesiyle eklenen 506 sayılı Kanunun geçici 91.maddesi; “06.08.2003 tarihinden önce hak sahibi kız çocuklarına bağlanan gelir ve aylıklar; bunların evlenmeleri, Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına (Bağ-Kur dahil) tabi çalışmaları veya kendi çalışmalarından dolayı buralardan gelir veya aylık almaları halleri hariç olmak üzere geri alınmaz.” hükmünü getirmiştir. Anılan maddenin uygulanmasında, “kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alma” kavramının yorumu ve anılan ibareye yüklenmesi gereken anlam önem arz etmektedir. Hak sahibi kız çocuğuna tümüyle zorunlu sigortalılığı üzerinden değerlendirme yapılarak gelir veya aylık bağlanması durumunda kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alma” olgusunun gerçekleştiği belirgin olduğu gibi, tamamen isteğe bağlı sigortalılık süreleri gözetilerek gelir veya aylık bağlandığı takdirde ise madde hükmünün kapsamı dışına çıkıldığı, bir başka anlatımla bu gibi durumda ölüm aylığının kesilemeyeceği belirgindir. Kız çocuğuna bağlanan gelir veya aylığın hem zorunlu, hem isteğe bağlı sigortalılık süreleri toplamına dayanması durumunda ise: ancak, ilgilinin isteğe bağlı sigortalılığının tek başına gelir veya aylık bağlanmasına yeterli gelmesi koşuluna bağlı olarak “kendi çalışmaları” kavramının varlığından söz edilemez. Eş söyleyişle; zorunlu sigortalılık süresinin dışlanması gelir veya aylık bağlanması koşulları üzerinde etkili değilse, kız çocuğuna tümüyle isteğe bağlı sigortalılık süreleri gözetilerek gelir veya aylık bağlanmış gibi kabul edilerek Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı tarafından hak sahibi sıfatıyla kız çocuğuna bağlanan ölüm aylığı kesilemez ve ödenenlerde geri istenemez.
    Mahkemece, Bağ-Kur özlük dosyası ile, ölüm aylığı tahsis dosyası celbedilerek, 1479 sayılı Kanun kapsamında bağlanan yaşlılık aylığının davacının çalışmasına dayalı olup olmadığı ile ölüm aylığının bağlandığı tarih belirlendikten sonra yukarıda sıralanan maddi ve hukuki olgular ışığında yapılacak değerlendirme çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde,  davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...")
    gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
    TEMYİZ EDEN : Davalı vekili

                                          HUKUK GENEL KURULU KARARI

    Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
    S O  N  U  Ç  : Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.11.2010 gününde, oybirliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi