19. Hukuk Dairesi 2015/665 E. , 2015/3040 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasında yapılan yargılama sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacılar vekili, müvekkilinin dava dışı ... satın aldığı taşınmaz üzerinde davalı banka lehine ... borcundan dolayı 3.000.000.000,00 TL’lik ipotek tesis edildiğini, bankaya olan kredi borcu sona ermesine rağmen ipoteğin kaldırılmadığını ileri sürerek, müvekkiline ait gayrimenkul üzerindeki ipoteğin fek edilerek tapudaki ipotek kaydının silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, lehine ipotek verilen ... müvekkili banka şubesine Kooperatif Kredileri Sözleşmesinden doğan ve borçlular ile müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefalet ve garanti şerhi sözleşmesi hükümleri gereğince borçlu olduğunu belirterek, davanın reddi ile %40 tazminatın tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporuna göre; davaya konu taşınmaz üzerindeki ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu, ipoteğin fekki için ipotek bedeli olan 3.000.00 TL"nin ödenmesi gerektiği, davacılar vekilince ipotek bedeli verilen süre içerisinde mahkeme veznesine depo edildiği gerekçeleriyle davanın kabulüne, ipoteğin tapu kaydından terkinine, davacılar tarafından mahkeme veznesine yatırılan ipotek bedeli 3.000.00 TL’nin davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairemiz bozma ilamında; “Dava konusu ipoteğin davalı bankanın doğmuş ve doğacak alacaklarının teminatı olarak tesis edildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davalı banka dava dışı borçlu ... halen alacaklı olduğunu savunmuş, davacı taraf ise ipotekle teminat altına alınan kredi borcu ödenmiş olmasına rağmen ipoteğin kaldırılmadığını, yargılama sırasında ipotek limitini ihtirazi kayıtla ödemek zorunda kaldığını ileri sürmüştür.Bu durumda mahkemece, banka kayıtları üzerinde konusunda uzman bir bilirkişiye inceleme yaptırılarak ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenmiş bulunan yetersiz bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” denilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere ve bozma sonrası alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre, davanın tüm aşamalarında davalı bankanın alacaklı olduğuna dair bir beyanı olmadığı gibi halefiyet ilkesi gereği kendisine ödeme yapan kooparatifin alacaklılarına olan ... kefaletinin kapsamı gereği ipoteğin fekkinin reddine ilişkin talebinin üçüncü kişiye ilişkin olduğu, ipoteğin dayanağı olan alacak ilişkisinin sona erdiği anlaşılmakla davanın kabulüne, tapuya kayıtlı taşınmazın rehin hakları hanesinde ...Bankası A.Ş lehine 20/06/1996 tarih, 573 yevmiye no ile konulan 3.000.000.000,00 TL (3.000,00 TL) bedelli 1. derecede ipoteğin tapu kaydından terkinine, davacılar tarafından mahkeme veznesine yatırılan ipotek bedelinin davacılara iadesine karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Dairemiz Bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Dava ve takip konusu ipotek resmi senedi içeriğinden dava dışı asıl borçlu ..., davalı bankaya kefaletinden doğan borçlarının da söz konusu ipotek ile teminat altına alındığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davalı bankanın ilgili şubesine ait banka kayıtları üzerinde konusunda uzman bir bankacı bilirkişi vasıtasıyla gerektiğinde HMK"nın 278/4. maddesi hükmü gereğince bilirkişiye yerinde inceleme yapma yetkisi verilmek suretiyle inceleme yaptırılarak, dava dışı asıl borçlu ... davalı bankaya borcunun bulunup bulunmadığının tespiti hususunda bir rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik ve Yargıtay denetimine elverişli olmayan rapora itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.