
Esas No: 2014/7561
Karar No: 2015/7353
Karar Tarihi: 16.11.2015
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2014/7561 Esas 2015/7353 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, yetkisiz ...l Asliye Ticaret Mahkemesi"ne sunduğu dava dilekçesinde, müvekkilinin davalılardan ... Kooperatifi"nin üyesi olduğunu, davalı ... müvekkiline İstanbul ... Yakuplu mevkiinde kain ve tapunun pafta ... parsel sayılı 2.717,80 m² yüzölçümlü taşınmazı tahsis ettiğini, müvekkilinin de kendisine tahsis edilen taşınmaz üzerine bodrum, zemin kat ve 3 normal kattan ibaret işyeri inşa ettiğini ve yapı kullanma izin belgesi aldığını, davalılardan, ... Kooperatifi"nin de S.S. ...ı Kooperatifleri Birliği"nin üyesi olduğunu, davalılardan, ..., ..., ..., ..... ve ...n davalı ... Kooperatifler Birliği"nin, ....,... ve ..."nun ise davalı ... Kooperatifi"nin yönetim kurulu başkan ve üyeleri olduğunu, müvekkilinin üyesi olduğu davalı ... Kooperatifi tarafından tahsis edilen taşınmazın, tahsisin yapıldığı tarihte davalı ...n Kooperatifler Birliği"nin uhdesinde olduğunu, davalı birliğin sahibi bulunduğu taşınmazları üzerinde TOKİ tarafından konulan "satılmaz""" kaydını terkin ettirdikten sonra, 03.03.2009 tarihli olağan genel kurulunda, " ..bunların dışındaki (yani kooperatife borcu olmayan ortaklara tahsis edilen parseller) ortaklara ait parsellerin tapularının devredilmesine (ruhsatsız hariç)" dair karar aldığını, davalı... Kooperatifi"nin 18.06.2009 tarihinde tescil ve 24.06.2009 tarihinde ilan edilen 29.05.2009 tarihli olağan genel kurulunda alınan kararın "5.a ve devamı" maddelerinde; "...birlikten (...) alınan tapuların yönetim kurulu kararı doğrultusunda ortaklara devrinin" kararlaştırıldığını, davalı ... Kooperatifi"nce, müvekkiline tapu devir işlemlerinin yapılmaya başlandığını, devir işlemlerinin indirimli tapu harçları ödenerek gerçekleştirilmesi hak ve imkânından yararlanabilmesi için ödemelerinin ivedilikle yapılması uyarısında bulunduğunu, Bakanlar Kurulu"nun 29.03.2009 tarih ve 27184 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan 25.03.2009 tarih ve 2009/14813 sayılı kararı ile, alım ve satımda alıcıdan binde 15, satıcıdan binde 15 oranlarında alınan tapu harçlarının, 30.06.2009 tarihine kadar, alıcı ve satıcı için ayrı ayrı binde 5 oranına indirdiğini, müvekkilinin üyesi olduğu kooperatifçe bildirilen borçlarını, gecikmeye mahal vermeksizin sürelerinde ödediğini, gerek davalı ... Kooperatifler Birliği"nin genel kurulunca devrin yapılmasının kararlaştırıldığı tarih itibariyle ve sonrasında, gerekse davalı ... Kooperatifi"nin tahsis edilen taşınmazların üyelerine devrini kararlaştırdığı 29.05.2009 tarihi ve sonrasında, üyesi bulunduğu kooperatif veya kooperatiflere herhangi bir borcu olmadığını, emlak vergisinin ödeneceği gerekçesiyle müvekkilinden tahsil edilen ancak emlak vergisinin ödenmesinde kullanılmayan birikmiş avans ödemeleri sebebiyle davalılar ... Kooperatifler Birliği ve... Kooperatifi"nden 7.417,00 TL alacağı bulunduğunu, davalı tarafından müvekkiline tahsisli parselin devir işlemlerine başlandığının ve bu iş için gerekli harç miktarının bildirilmesi üzerine, 7.920,00 TL"nin davalı...Kooperatifi"nce Akbank ... Şubesi"nden 24.06.2009 tarihinde havale edildiğini, gönderdiği avansın devrin yapılması için gerekli harçları karşılamaya yeterli olmaması halinde farkını devir işlemi için kararlaştırılacak resmi akit tarihinden evvel ödeyeceğini davalı ... Kooperatifi"ne bildirdiğini, davalılar... Kooperatifler Birliği ve ...Kooperatifi yönetim kurulu başkan ve üyelerinin ve sair yetkililerinin ağır ihmalleri sebebi ile tapu devirlerini 30.06.2009 tarihine kadar tamamlayamadıklarını, müvekkiline tahsisli parselin, davalı ... Kooperatifler Birliği"nden diğer davalı ... Kooperatifi"ne devir ve tescilinin 08.07.2009 tarih ve 16272 yevmiye sayılı, davalı ... Kooperatifi"nden müvekkili adına devir ve tescilinin de 31.07.2009 tarih ve 17921 yevmiye sayılı ... Tapu Sicil Müdürlüğü"nde düzenlenen resmi satışlarla gerçekleştirilebildiğini, müvekkilinin davalıların ağır ihmalleri sonucu indirimli harçtan yararlanma fırsatını kaçırdığını, satış ve harca esas toplam 1.433.952,00 TL devir bedeli üzerinden, alıcı ve satıcı için ayrı ayrı binde 5 harç tutarı (alıcı için: 7.169,76 TL. + satıcı için 7.169,76 TL.=14.339,52 TL) yerine alıcı ve satıcı için ayrı ayrı binde 15 nisbetinde ki harç tutarı olan (alıcı için: 21.509,28 TL. + satıcı için 21.509,28 TL olmak üzere toplam = 43.018,56 TL) ödemek zorunda kaldığını, böylece fazladan ödemek zorunda kaldığı harçtan dolayı 28.679,04 TL zarar ettiğini, devirler sırasında Beysan Kooperatifler Birliği ve Gölmarmara Kooperatifi"nin emlak vergilerini hiç ödemediklerinin görüldüğünü, müvekkilinin geçmişe dönük mükellefiyet tesis ettirerek emlak vergilerini, 2012 yılından devir gününe kadar cezalı ödemek ve bu suretle 24.303,75 TL gecikme cezasına katlanmak zorunda kaldığını ileri sürerek, indirimli harç ödeme fırsatının kaçırtılması sonucu fazla ödenen 28.679,04 TL emlak vergisi ya da başka bir borcun ödenmesinde kullanılmayan 7.417,00 TL, diğer vergilerin gecikme cezaları toplamı 24.303,75 TL olmak üzere toplam 60.399,79 TL"nin avans faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 18.04.2012 tarihli dilekçesiyle, davacıya tahsis edilen taşınmazın davalı Beysan Kooperatifler Birliği tarafından, .... Kooperatifi"ne devrinin binde 1,8 oranında harca tabi olduğunu, bu harcın mükellefinin devrin yapıldığı ... Kooperatifi olduğunu, tapuda işlem yapılırken, işlemin mahiyetinde hataya düşülerek sanki satış yapılıyormuş gibi, devreden ve devralan kooperatifler adına ayrı ayrı binde 15 olmak üzere toplam binde 30 oranı üzerinden 43.518,56 TL fazla harç tahakkuk ettirildiğini, müvekkilince fazladan 40.906,98 TL ödendiğini, davalı ... Kooperatifler Birliği tarafından Vergi Mahkemesi"ne açılan dava sonunda tahakkukun iptaline karar verildiğini, davalı Beysan Kooperatifler Birliği"nin müvekkilince fazla ödenen harçtan 13.229,51 TL"lik kısmını iade ettiğini, davalıların fazla yatırılan bakiye 27.677,47 TL"den sorumlu olduklarını
belirterek, fazla yatırılan harç miktarı yönünden davayı kısmen ıslah ettiğini açıklamıştır. Davacı vekili, yargılama aşamasında sunduğu dilekçelerinde, davalı Beysan Kooperatifler Birliği"nin 28.12.2012 tarihinde 3.892,00 TL, davalı ... Kooperatifi"nin 09.11.2012 tarihinde 15.363,00 TL iade ettiğini belirtmiştir.
Davalılar S.S... İşyeri Yapı Kooperatifleri Birliği, ..., ..., ..., ..., ... vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili ve görevli mahkemenin ... Ticaret Mahkemeleri olduğunu, özellikle emlak vergisine ilişkin bahsedilen tazminat talebi ile diğer talepler bakımından, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, bu nedenle öncelikle davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davacının ... Kooperatifi"nin üyesi olduğundan, üyelikten kaynaklanan bir zararın varlığı söz konusu ise öncelikle ve zorunlu olarak üyesi olduğu kooperatif ve yönetim kurulu üyelerine karşı dava açmak zorunda olduğunu, ... Kooperatifler Birliği ve birliğin yönetim kurulu üyelerine karşı doğrudan dava açma hakkının olmadığını, bu sebeple davanın üst birlik ve yönetim kurulu üyeleri hakkında husumet yokluğundan reddi gerektiğini,... Kooperatifler Birliği"nin tapu devirlerini gerçekleştirirken idare tarafından alınan kararla geçici olarak tapu harçlarındaki indirimin son günü olan 30 Haziran tarihinden itibaren sonlanacağı dikkate alınarak tapu devirlerinin temini ve bu manada tapu harçlarındaki indirimden istifade edebilmesi için en geç Mayıs ayı sonuna kadar gerekli tüm eksikliklerin ve bu arada harçların da ödenmesi gerektiğini tüm kooperatiflerde olduğu gibi ... Kooperatifi"ne bildirdiğini, üst birlik tarafından basiretli bir yönetici olarak tedbirli davranmasına rağmen üye kooperatiflerin söz konusu yükümlülüklerini son güne kadar beklettiklerini, buna rağmen müvekkili üst birlik daha önce kooperatifleri uyararak en son Mayıs sonunu tarih olarak belirtmesine rağmen üyelerin mağdur olmaması için özel gayretlerle son günlerde bile işlem yaptıklarını,... Kooperatifler Birliği"nin 03.03.2009 tarihli 2009 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısında 11. gündem maddesinde, "tapuların ortak kooperatiflere devir şartlarının aşağıdaki şekilde tespitine" başlıklı yazısında açıkça ifade edildiği üzere kooperatiflere arsa devri yapılabilmesi için borçlarının tamamının ve katma değer vergisinin birliğe ödenmesi gerekmekte olup kooperatifin üyesi olan birden fazla şahıslardan borcunu ödeyip borcu olmadığı ve tapusunun verilebileceği üye kooperatif yönetim kurulunca bildirmesi halinde borcunu bitiren üyelerin tapularının verileceğinin hüküm altına alındığını, yine 11. maddenin e bendinde ifade edildiği üzere, tapu devir ve temlik harçlarının (devreden ve devralana ait olan) her ikisinin de diğer tapu masrafları ile birlikte devir alan kooperatif tarafından ödenmesinin hüküm altına alındığını, gerçek durumun bu olmasına rağmen davacı tarafın 30.06.2009 tarihine kadar üyesi olduğu ... Kooperatifi"ne 3.220,00 TL borcu olduğunu, bu sebeple genel kurulda alınan karar gereği .... Kooperatifi"nin tapusunun verilmesi için Beysan Kooperatifi"nden talepte bulunmadığını, davacının genel kurul kararı gereği alıcı ve satıcı harçlarının her ikisini ödemek zorunda olduğunu,... Kooperatifler Birliği hesabına 24.06.2009 tarihinde sadece satıcıya ait tapu harcını yatırmış olup, alıcı harcı yatırılmadığı için tapu idaresinin tapu harcının her ikisinin de tamamı yatırılmadığından Beysan Kooperatifler Birliği hesabındaki sadece satıcı harcını kabul etmediğini, bilindiği üzere tapu idaresinin alıcı ve satıcı harçlarını tahakkuk ettirip her ikisi ödendiğinde işlem yapmakta olduğunu, müvekkillerinin zararın oluşmasında bir kusurları olmamakla beraber bir an için müvekkili davalıların kusurlu olduğu kabul edilse dahi esasen vergi dairesince tahakkuk ettirilen tapu harçlarının binde 1.8 olması gerektiği hakkında Vergi Mahkemesi"nde kırktan fazla dava açıldığını ve bu davaların karara bağlananlarının tamamında mahkemelerce davanın kabulüne karar verildiğini, bu sebeple davacı tarafın Vergi Mahkemesi"nde söz konusu davayı açmayarak kendi kusuru ile zarara sebebiyet verdiğini, davacının üyesi olduğu kooperatif üyelerinden dört ayrı kişiye tapu verildiği dikkate alındığında müvekkili davalıların üzerilerine düşen yükümlülükleri yerine getirdikleri ve kooperatife borçlarını ödeyen üyelerin tapularının verilmesi için gereğini yerine getirdiklerinin anlaşıldığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi bir ihtimal söz konusu olsa idi borcunu ödeyen ve tapusu verilen dört üyeye de tapularının verilmemesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ....., ...., .... ve ... vekili, indirimli tapu harcından yararlanılabilecek süre 30.06.2009 tarihinde dolmasına rağmen, davacının tapu harcını eksik olarak 24.06.2009 tarihinde ... Kooperatifler Birliği"ne banka havalesi ile gönderdiğini, sürenin tapu dairelerindeki yoğunluk sebebiyle yeterli olmadığını, para davalı birliğe gönderildiğinden müvekkillerinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı ...Kooperatifi"ne ödenen tüm aidatların doğrudan davalı birliğe aktarıldığını, 30.06.2009 tarihine kadar taşınmazın malikinin davalı birlik olduğunu, davalı kooperatifin tapu kendisine devredilince malik sıfatını kazandığını, o ana kadar davalı kooperatifin harcama yapma görev ve yetkisi bulunmadığını, bu itibarla Haziran 2009 ayına kadar davalı kooperatif ve yöneticilerinin yapılan ödemelerle ilgili herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
... Asliye Ticaret Mahkemesi"nin yetkisizlik kararı ile dosyanın gönderildiği mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı ... Yapı Kooperatifi"nin üyesi olduğu, bu kooperatifin de üst birlik olarak ... İş Yeri Yapı Kooperatifleri Birliği"nin üyesi olduğu, diğer davalıların da kooperatifin ve birliğin yönetim kurulu üyeleri olduğu, davacının dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi kapsamında ödemiş olduğu harç, vergi ve cezaları talep ettiği, ödemelere ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığının sabit olduğu, 30.12.2013 tarihli dosya içeriğine uygun bilirkişi raporu kapsamında davacının, davalıların hatası ve kusuru sebebiyle fazla tapu harcı ödediği iddiasının, İstanbul 9. Vergi Mahkemesi"nin kararı ile isabetli olmadığının ortaya çıktığı, fazla tahsil edilen harcın ilgili vergi dairesinin hatalı işleminden kaynaklandığı, nitekim bu sebeple fazladan tahsil edilen harcın vergi dairesi tarafından davalılara iade edildiği, davalılarca da bilahare davacıya iade edildiği, bu sebeple davacının davalıların kusurundan kaynaklanan bir fazla harç ödemesine ilişkin alacağının kalmadığı, davacının emlak vergisi cezası ödemesinin ise yine kendisinden kaynaklandığı, dava dosyasında hangi nedenle davacı adına tahsis edilmiş ve davacı tarafından Beylikdüzü Belediyesi"ne beyan edilen taşınmazın emlak vergisinin davacı adına davalılar tarafından ödeneceğine ilişkin bir kanıt sunulmadığı, davacının davalılara yapmış olduğu ödemelerin sadece kooperatif üyeliği aidatı olduğu, üyelik aidatlarından bina emlak vergilerinin de ödenmesi gerektiğine ilişkin bir karar ve esas sözleşme kuralı sunulmadığı, bu sebeplerle geç beyan edilerek emlak vergi cezası ödenmesinde davalılara atfedilecek bir kusur bulunmadığı, davalı kooperatiflerce davadan sonra yapılan ödemenin kendi tek taraflı iradesi ile yapılan bir ödeme olduğu, kusurlu olduğunun kabulünü gerektirmeyeceği, yönetim kurulu üyelerinin kooperatif işlemleri ile ilgili olarak şahsi sorumluluklarının olmadığı, kooperatiflere husumet yöneltilebileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacının üyesi olduğu davalı ..."ne emlak vergisi olarak ödenmek üzere ödenen ve sonradan tekrar kendisi tarafından ilgili kuruma ödenmek zorunda kalındığı iddia edilen 7.417,00 TL ile davalılarca 2002 yılından taşınmazın davacıya yapılan 31.07.2009 devir tarihine kadar ödenmediği anlaşılan emlak vergisinin, davacı tarafından ödendiği ileri sürülen gecikme cezasının rücuen tahsili istemlerine ilişkin olan ve davalılardan ... İşyeri Yapı Kooperatifleri Birliği ve onun yöneticisi olan davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 59/3. maddesinde; "Yönetime veya temsile yetkili şahısların kooperatife ait görevlerini yürütmeleri esnasında meydana getirdikleri haksız fiillerden doğan zararlardan kooperatif sorumludur" hükmüne yer verilmiş, 62/1. maddesinde ise yönetim kurulu üyelerinin görevleri belirtilmiş, yönetim kurulunun, kooperatif amaçlarının gerçekleşmesi ve ortakların çıkarlarının korunması ile ilgili olarak yasalara, anasözleşme hükümlerine ve genel kurul kararlarına göre işleri titizlikle yürütecekleri ve kooperatifin başarısı ve gelişmesi yolunda gereken çabayı göstermekle görevli oldukları açıklanmıştır. 62/3. maddesinde ise; "Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar" hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun"un 98. maddesi yollaması ile dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK"nın 336. maddesi uyarınca, genel olarak yönetim kurulu üyeleri kooperatif adına yapmış oldukları sözleşme ve işlerden dolayı şahsen sorumlu değildir. Aynı maddede beş bent halinde sayılan durumlar, bu genel ilkenin istisnaları olarak gösterilmiştir. Anılan istisnalardan olan 5. bent ""İdare meclisi azaları şirket namına gerek kanunun gerek esas mukavelelerinin kendilerine yüklediği sair vazifelerin kasden ve ihmal neticesi olarak yapılmamasından gerek şirkete, gerek münferit pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı müteselsilen mesuldürler"" hükmünü içermektedir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan, 818 sayılı BK’nın 41, 50 ve 51. madde hükümleri ile yukarıda anılan maddeler birlikte değerlendirildiğinde, yöneticilerin ve temsile yetkili şahısların zarar doğuran eyleminden dolayı, yöneticiler ve kooperatif müteselsilen sorumludurlar. Bu nedenle, ortaklığın, yöneticilere karşı sorumluluk davası açmasının yanı sıra ortakların, kooperatife ve/veya yöneticilere karşı maddi ve manevi tazminat davası açma hakları bulunmaktadır. TTK’nın 340. maddesinde, 309. maddeye yapılan göndermenin sadece sorumluluk halleri ile sınırlı olduğunun ve 309. maddedeki “Hükmolunacak tazminat şirkete verilir” hükmünün 336.maddedeki doğrudan doğruya zarar hallerine uygulanmayacağının kabulü gerekmektedir. Sorumluluğun söz konusu olabilmesi için de öncelikle bir zararın doğması şarttır. Zarar meydana gelmiş ise, yöneticilerin kusursuzluğunu ispat etmesi gerekir. Kusursuzluğun ispatı da genel hükümlere tabidir. Kural olarak yönetim kurulu üyeleri kooperatif adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlar ise de, anılan 336. maddedeki hallerde kooperatife, kooperatif ortaklarına ve kooperatif alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe müteselsilen sorumlu olurlar. Yöneticilerin görevlerini ifa sırasındaki zararın kusur ile işlendiği karinesinin aksini ispat etmedikçe 338. maddesi gereğince sorumluluktan kurtulamazlar. Diğer yandan, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi"nin 14.05.1970 tarih ve 2722 E., 2030 K; 27.02.1990 tarih ve 9543 E., 1576 K.; 14.02.2005 tarih ve 2004/4501 E., 2005/1130 K; 19.02.2007 tarih ve 2005/14680 E., 2007/3131 K. sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 59/3. maddesinde yöneticilerin kooperatife ait görevlerini yürütmeleri esnasında meydana getirdikleri haksız fiillerden doğan zararlardan kooperatifin sorumlu olacağı düzenlenmiş ise de, bu hükmün yöneticiler ile birlikte kooperatifin dahi sorumlu olacağı şeklinde yorumlanması gerekir.
1982 Anayasası"nın 36. maddesinde yer verilen "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir" ibaresi, ortakların dava açma hakkının temel dayanağıdır. Kooperatif ortağı olma, kooperatife karşı dava açma hakkından vazgeçme olarak yorumlanamayacaktır. Ortak tarafından dava hakkının kullanılması, ortaklığın TTK"nın 341. maddesine dayalı dava açma hakkında olduğu gibi, genel kurul kararına ve davanın denetçilerin asıl ya da vekil aracılığı ile dava açmasına bağlı değildir.
Ortakların dava açma hakları da doğrudan doğruya zarar ve dolaylı zarar durumuna göre değişiklik içerir. Yönetim kurulu üyelerinin yasa ve anasözleşme hükümlerine aykırı davranışları ile ortaklığın malvarlığını azaltan veya kötüleştiren davranışları, ortaklar ve 3. kişi alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar. Zira, bu tür tasarruflar payları oranında ortakları etkiler. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların dolaylı zararıdır. Ancak, ortak TTK’nın 340. madde yollaması ile 309/1. maddesi uyarınca dolaylı zarar dolayısıyla açtığı davada hükmedilecek tazminatı kendisi adına değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir. İkinci durum ise doğrudan zarar halidir. Bu halde yöneticilerin eylemleri sonucunda ortakların ortaklığın zararından müstakil olarak gördükleri zararlar söz konusudur. Anılan zarar türünde ortaklığın zarar görüp görmemesinin bir önemi bulunmamaktadır. Esasen, bu zararın üçüncü kişinin gördüğü zarardan tek farkı, ortak olmanın sonucu olmasıdır. TTK"nın 336/5. maddesinde anlamını bulan bu dava türünde ise ortaklar talep ettiği tazminatın kendisi adına hükmedilmesini isteyebilirler. Öte yandan, kooperatiften alacaklı olan 3. kişiler, kooperatiften ve yöneticilerinden alacağın müteselsilen tazmini talep hakkını haizdir.
Aynı ilkeler Dairemizin 14.02.2012 tarih ve 2011/4551 E., 2012/989 K. 06.12.2013 tarih ve 2013/6671 E., 7768 K., 26.05.2015 tarih ve 2012 E., 3938 K. sayılı ilamlarında da tekrarlanmış ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nun 25.12.2013 tarih ve 2013/23-427 E., 1700 K. sayılı ilamıyla da istikrar kazanmıştır.
Somut olayda, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının üyesi olduğu kooperatifin genel kurullarında emlak vergisi ile ilgili kararın bulunmadığı, fakat emlak vergisi ile ilgili bildirimlerde, emlak vergisi ödeme payının da gösterildiği bildirilmiş, mahkemece, üyelik aidatlarının bina emlak vergilerinin de ödenmesinde kullanılmasına ilişkin bir karar, esas sözleşme kuralı sunulmadığı, geç beyan edilerek emlak vergisi cezası ödenmesinde davalılara atfedilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle, bu istemin reddine karar verilmiştir.
Ortaklardan emlak vergisi alınacağı yönünde davacının üye olduğu kooperatifin herhangi bir genel kurul kararı bulunmamakla birlikte, davacıya hitaben yazılan yazılarda bazı aylarda emlak vergisinin dahil olduğu belirtilerek, diğer aylara göre daha fazla aidat talep edildiği, davacı tarafça da istenen tutarların ödendiği uyuşmazlık dışı olup, davalı ...nce aksi savunulmadığı gibi, davacı tarafından yatırılan aidatların tamamının doğrudan davalı S.S. Beysan İşyeri Yapı Kooperatifleri Birliği"ne aktarıldığı savunulmuştur.
Dosya kapsamından, davacıya tahsis edilen taşınmazın tapu kaydının ..."ne devrolduğu 30.06.2009 tarihine kadar davalı S.S. ... İşyeri Yapı Kooperatifleri Birliği"ne ait olduğu, 31.07.2009 tarihinde .... tarafından davacıya devredildiği, devirden sonra davacının geçmişe yönelik bildirimde bulunarak, 2002 yılı 1. döneminden devir tarihine kadar dönem için dava konusu edilen 24.360,66 TL gecikme cezası bedeli dahil olmak üzere toplam 58.581,71 TL ödediği anlaşılmıştır. Emlak Vergisi Kanunu"nun 13. maddesi ""Arazi Vergisini, arazinin maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa araziye malik gibi tasarruf edenler öder."" hükmünü içermekte olup, 24.01.2012 tarihli ilk bilirkişi raporunda isabetli olarak devir tarihine kadar malik sıfatıyla vergi borcunu ödemeyen S.S.... İşyeri Yapı Kooperatifleri Birliği"nin sorumlu olduğu tespit edilmiştir.
Öte yandan, davacı ile davalı birlik arasında doğrudan ortaklık ilişkisi bulunmamakta ise de, davacı doğrudan zararına sebebiyet veren S.S. Beysan İşyeri Yapı Kooperatifleri Birliği ve birlik yöneticilerinden üçüncü kişi sıfatıyla zararını talep etmiştir. TTK"nın 336. maddesi uyarınca, S.S. Beysan İşyeri Yapı Kooperatifleri Birliği ve birlik yöneticilerinin kooperatif alacaklılarına karşı sorumluluğu bulunduğundan, davacının bu yöndeki zararını S.S. Beysan İşyeri Yapı Kooperatifleri Birliği"nden ve birlik yöneticilerinden talep edebileceğinin kabulü gerekir.
Bu durumda mahkemece, davacının, üyesi olduğu kooperatife ödediği, bu kooperatifin emlak vergisi ödemesinde kullanılmak üzere malik olan diğer davalı kooperatife aktardığı ve (davacının iddiasına göre) başka bir borcun ödenmesinde kullanmadığı, sonrasında davacının ödemek zorunda kaldığı 7.417,00 TL"den davacının üyesi olduğu davalı .... ile bu kooperatifin yöneticisi olan davlalıların bir sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından, kendisine aktarılan bu meblağı emlak vergisi ödemesinde kullanmayan S.S.... İşyeri Yapı Kooperatifleri Birliği"nin ve onun yöneticisi olan davalıların bu meblağdan sorumlu oldukları, bu kooperatifin taşınmazın maliki olmasına rağmen emlak vergisini ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle davacının geriye dönük olarak ödemek zorunda kaldığı gecikme cezasını yine davalı S.S. ... İşyeri Yapı Kooperatifleri Birliği ile bu kooperatifin yöneticisi olan davalılardan talep edebileceği gerekçesiyle, bu istek kalemlerine yönelik davanın bu davalılar yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye göre bu davalıları da kapsayacak şekilde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.