21. Hukuk Dairesi 2014/10658 E. , 2015/4098 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 01/12/1986 olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının sigortalılık başlangıcının 01/12/1986 tarihi olarak tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 01/12/1986 tarihinde ilgili işyerinde asgari ücret ile bir gün hizmet aktine tabi olarak çalıştığının ve sigortalılık başlangıcının bu tarihte başladığının tespitine, karar verilmiş ise de, bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup, usul ve yasaya aykırıdır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının, işveren ..."e ait ".../..." adresinde faaliyet gösteren... Mağazası isimli işyerinde 01/12/1986 tarihinde çalışmaya başladığına ilişkin işe giriş bildirgesinin, adı geçen işverence, 12/05/1988 tarihinde davalı Kuruma ibraz edildiği ve davacıya ait ... hizmet cetveli incelendiğinde, davacının ilk sigorta prim ödemesinin yine aynı işveren tarafından 01/01/1988 tarihinde yapıldığı, öncesinde davacı adına sigorta prim ödemesinin bulunmadığı tespit edilmiş olup, işverene ait dönem bordrolarının ve 506 sayılı Yasa kapsamına alınış ve çıkış tarihlerinin davalı ..."dan talep edilmediği gibi, vergi kaydı araştırması ile kolluk, ... ... Kurumu, Vergi Dairesi ve ilgili Belediye marifeti ile komşu işyeri sahibi ve komşu işyeri dönem bordro tanığı araştırmasının da yapılmadığı anlaşılmış, Bilirkişi tarafından yapılan imza ve fotoğraf incelemesi neticesinde işe giriş bilidrgesi üzerindeki fotoğrafın ve imzanın davacıya ait olduğu tespit edilmiştir. Mahkemesince dinlenen davacı tanığı ..."un, hizmet cetveli incelendiğinde adı geçen işveren tarafından sigorta prim ödemesinin yapılmadığı anlaşılmış olup, tanık beyanında, kendisinin 1985 yılında... Tekstil isimli işyerinde çalışmaya başladığını, davacının ise kendisinden 5-6 ay sonra en
fazla 1 yıl sonra tezgahtar olarak işe başladığını, kendisi ayrıldıktan sonra da davacının kesintisiz olarak çalışmaya devam ettiğini, işyerinde kendilerinden başka uzun süreli olarak çalışan ... isimli işçinin bulunduğunu bildirmiş olup; ilgili işveren tarafından 01/01/1988 tarihinden itibaren sigorta prim ödemeleri yapıldığı anlaşılan davacı tanığı ... ise beyanında, 1986 yılı kış aylarında ilgili işyerinde işe girdiğini, davacının kendisinden birkaç ay sonra tezgahtar olarak işe başladığını, davacı ile birkaç yıl kadar birlikte çalıştıklarını, davacının kendisinden önce işten ayrıldığını, aynı dönemde...ve... isimli kişilerin de bu işyerinde çalıştıklarını ifade etmiştir. Davacının arkadaşı olan tanık Nadire Kulaksız ise kendisinin 1987 yılında..."de ... ..."nin bürosunda sekreter olarak çalışmaya başladığını, davacının da aynı dönemde... Tekstil isimli işyerinde tezgahtar olarak çalıştığını, davacının kendisinden önce işe girdiğini, mağazanın...Caddesi üzerinde bulunduğunu, davacının bu işyerinde birkaç yıl kesintisiz olarak çalıştığını beyan ettiği görülmüştür. Davacının tanık olarak gösterdiği, ancak beyanları alınmayan ... ve ..."a ait hizmet cetvelleri incelendiğinde, bu kişilerin de adı geçen işveren tarafından ilk sigorta prim ödemelerinin davacı ve davacı tanığı ... gibi 01/01/1988 tarihinden itibaren ödenmeye başlandığı tespit edilmiş; Davalı Kuruma ait işyeri denetim evrakları incelendiğinde, işverenin davacıya ait işe giriş bilidrgesini Kuruma geç ibraz etmesi ve 1986 yılı 3. dönem, 1987 yılı 1,2 ve 3. dönem bordrolarını süresinde Kuruma bildirmemesi nedeni ile 23/01/1992 tarihli Kurum yazısı ile işveren hakkında idari para cezası uygulandığı anlaşılmıştır.
506 sayılı Yasa’nın 79/10.maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunlara destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda, Mahkemece, açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığı yöntemince araştırılmadan, re"sen araştırılacak dönem bordro tanıkları; bulunamaması halinde komşu işyeri sahipleri ve komşu işyeri bordro tanıkları tespit edilerek dinlenmeksizin, adı geçen işyerine ait Vergi Dairesi denetim tutanakları ile vergi kayıtları, 506 sayılı Yasa kapsamına alınış ve çıkış tarihleri, işverene ati dönem bordroları temin edilmeden, davacının tanık olarak gösterdiği dönem bordro tanığı ve komşu işyeri tanığı olmayan tanıkların beyanları esas alınarak, eksik inceleme ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp, ilgili işyerine ait davalı Kurum sicil dosyasını, işyerinde Vergi Dairesince yapılan denetim tutanaklarını ve vergi kayıtlarını; davalı ..."dan adı geçen işyerine ait dönem bordrolarını (1986 yılı 4. dönem) istemek; ilgili ... İl Müdürlüğünden, Belediye Başkanlığından, ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğü"nden, ayrıca zabıta vasıtasıyla (".../..." ) adresi itibari ile adı geçen işyerine o tarihte(01/12/1986) komşu
olan diğer işyerlerinde bildirge tarihinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri dönem bordro tanıklarını; yoksa işyeri sahiplerini tespit etmek; çalışmanın niteliği, alınan ücret hususları ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince dönem bordro tanıkları veya komşu işyeri dönem bordro tanıkları ile komşu işyeri sahiplerinin beyanlarını almak; davacının ilk işe giriş bildirgesinde yazılı olup, sonradan da fiilen kullandığı sigorta sicil numarasının(180.248.94) o yılın (1986 yılı) serilerinden olup olmadığını davalı Kurumdan sormak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.