21. Hukuk Dairesi 2014/16787 E. , 2015/4221 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı vekiline HMK uyarınca tebliği yapılan tensip zaptında ve 31.10.2013 tarihinde mahkemece verilen (1) numaralı ara kararda "Taraflara delil bildirmeleri, bildirdikleri ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için iki haftalık kesin süre verilmesine, bu hususların verilen kesin süre içinde tam olarak yerine getirtilmemesi halinde, delil bildrimekten veya o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağının ve mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin ihtarına..." denilmesine rağmen davacı vekilinin mahkemeye süresinde herhangi bir delil sunmadığı, ibraz edilen dava dilekçesinde de hukuki delilller başlığı altında "müvekkile ait ... sicil dosyası, iş kazası tahkikat evrakları, maaş bordrosu, maluliyetine ilişkin sair belgeler, keşif, tanık, bilirkişi incelemesi, hastane tutanakları, her türlü yasal ve takdiri delil" ifadelerine yer verildiği, bu yönden dava dilekçesinde hasredilmemiş ve geneş ifadeler içeren deliller ile ispat külfetinin yerine getirilmediği, maddi ve manevi tazminat isteminin bu bağlamda ve dosya kapsamında mevcut belgeler ile ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Anayasa"nın 141/son ve HMK"nın 30.maddesine göre davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir. Medeni usul hukukunun amacı yargı önüne gelen dava ve taleplerin hukuka uygun bir biçimde karara bağlanmasını sağlamak olduğundan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğü giren 6100 sayılı HMK"da yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini sağlamaya yönelik hükümler bulunmaktadır.
HMK"da yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini sağlamaya yönelik hükümlerin medeni usul hukukunun sağlıklı ve adil bir yargılama yapılması ve hüküm kurulması amacına uygun olarak yorumlanması gerekir. Aksine düşünce, biçimin (şeklin) işin esasından (özünden) üstün tutulması sonucunu doğurur ki bu halde biçim, maddi hukukun tanıdığı hakkın elde edilmesinin önünde engel oluşturur. Biçim, maddi hakka uluşmaya yardımcı bir araç olmaktan çıkarılıp araç haline getirilmemelidir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğü giren 6100 sayılı HMK"da yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini sağlamaya yönelik hükümlerinin amaçlanın aksine yargılamanın uzun sürmesi ve gereksiz gider yapılmasına neden olacak biçimde uygulanmaması gerekir.
Somut olayda, öncelikle yapılması gereken ... Süvenlik Kurumundan davaya konu kazaya ilişkin iş kazası tahkikatı yapılıp yapılmadığını sormak, yapılmamış ise davacı tarafa davaya konu zararlandırıcı olayı ... ... Kurumuna ihbarda bulunması, olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde ... ... Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açması için önel verilmesi, tespit davası, bu dava için bekletici sorun yapılarak çıkacak sonuca göre; olayların Kurumca iş kazası olduğunun kabul edilmesi halinde ise zararlandırıcı olay yönünden meslekte kazanma güç kayıp oranın saptanması ve buna bağlı olarak Kurumdan gelir bağlanması için ... ... Kurumuna başvuruda bulunması giderek kurum aleyhine dava açması için önel verilmek ve verilen önelin sonucuna usulüne uygun verilen sürelere uyulmadığı takdirde bu usuli nedenle davanın reddine karar verilmesi, usulüne uygun verilen sürelere uyulduğu takdirde ise sonucuna göre yargılamaya devam ederek kusura ve hesaba ilişkin rapolarda alınmak suretiyle sonuca varılmak gerekirken yasal prosedür uygulanmadan usulsüz verilen süreye dayanarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 05/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.