Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/2157
Karar No: 2017/8131

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2016/2157 Esas 2017/8131 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2016/2157 E.  ,  2017/8131 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi ve davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Davacı Orman Yönetimi, 07/10/2005 tarihli dilekçesiyle, ... ilçesi ... (...) mahallesinde bulunan 217 ada 2 sayılı parselin, yörede 1941 yılında yapılan orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığını belirterek, davalılar adına olan tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tescilini ve davalıların el atmasının önlenmesini, üzerinde bina ya da muhdesat var ise kal"ini istemiştir.
    Mahkemece çekişmeli parselle ilgili olarak 180 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca işlem yapıldığı, bu nedenle eldeki tapu iptal ve tescil davasının orman kadastrosuna itiraz davasına dönüşeceği gerekçesiyle görevsizlik karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
    Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03/04/2012 gün 2012/3505 E. – 2012/5008 K. sayılı ilamı ile; “ Mahkemenin 2005/349 esasına kayıtlı dosyada, ..., ... ve ... tarafından Orman Yönetimi aleyhine 10.11.2005 günlü dilekçeyle tapuda kendi adlarına kayıtlı 217 ada 2 sayılı parsel üzerindeki okaliptüs ağaçlarını kesmek için tapulu kesim izni isteminde bulundukları, Orman Yönetiminin kesim izni vermediği, Orman Yönetiminin bu şekilde yarattığı sataşmanın önlenmesi istemiyle dava açtığı, davanın reddine ilişkin 26.02.2009 gün ve 2005/349-64 sayılı kararın davacılar tarafından temyiz edildiği, Dairenin 21.01.2010 gün ve 2009/18362-399 sayılı kararı ile “Çekişmeli parselin tapuda davacı gerçek kişiler adına kayıtlı olduğu, bu nedenle tapu maliki olarak mülkiyet hakkından kaynaklanan davalar ile sırf taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin korunmasına yönelik davalar açabileceği gözetilerek, Hazine ya da Orman Yönetimi tarafından çekişmeli parselin tapu kaydının iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açılıp açılmadığı sorularak açılmış ise davaların birleştirilmesi, açılmamış ise bu konuda Orman Yönetimince önel verilmesi, açılacak dava ile eldeki davanın birleştirilmesi” gereğine işaret edilerek bozulduğu, davacı gerçek kişinin karar düzeltme isteminin Dairenin 2010/12843 esasına kayıt edildiği, bir kısım eksiklikler için dosyanın 05.11.2010 tarihinde mahalline gönderildiği, bunun yanı sıra ... ... ve arkadaşları tarafından davalılar Orman Yönetimi, Çevre ve Orman (Orman ve Su İşleri) Bakanlığı aleyhine 10.03.2010 tarihinde kendilerine ait ... köyü 217 ada 2 sayılı parselin 180 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından yörede yapılıp 25.09.2009 tarihinde ilan edilen orman kadastro işleminde orman sınırları içinde bırakıldığı, bu işlemin iptali istemiyle dava açtıkları ... Kadastro Mahkemesinin 2010/31 esasına kayıtlı davada temyiz incelemesine esas dosyanın sonucunun beklendiği, bu haliyle her ne kadar mahkemece, dava tarihinden sonra yörede orman kadastosu yapıldığı ve parselin orman sınırları içinde bırakılması nedeniyle, eldeki tapu iptal tescil, el atmanın önlenmesi ve kal davasının aynı zamanda orman
    kadastrosuna itiraz davasına dönüştüğü, asliye hukuk mahkemesinin görevsiz olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmişse de, yapılan orman kadastrosunda çekişmeli parselin orman olarak sınırlandırılmasının yasaya aykırı olduğu iddiasıyla 217 ada 2 sayılı parselin maliki gerçek kişiler tarafından açılan davanın halen derdest olduğu bu nedenle eldeki tapu iptal tescil davasının orman tahdidine itiraz davasına dönüştüğünün söylenemeyeceği, Diğer taraftan, ... ve arkadaşları tarfından açılan sataşmanın önlenmesi davasının reddine ilişkin yerel mahkeme kararı Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından bozulduğuna ve karar düzeltme aşamasında olduğuna göre, karar düzeltme aşaması ve akibeti beklenerek, dava tekrar mahkemenin esasına kayıt edilecek olursa davalar birleştirilerek yargılamaya devam edilmelidir.” denilmiştir.
    Bozma kararına uyularak yukarıdaki esasa kaydedilen dava ile bozma ilamında bahsi geçen mahkemenin 2005/349 Esasına kayıtlı dosyasında davacı gerçek kişinin karar düzeltme isteminin Dairenin 21/05/2012 gün ve 2012/5592-2012/7737 sayılı kararı ile reddedilmesi sonrasında mahkemenin 2013/137 E. sırasına kaydedilen dava dosyası birleştirilmiştir.
    Yapılan yargılama sonunda mahkemece asıl davanın kısmen kabulü ile dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapusunun iptali ile Orman vasfı ile Hazine adına tesciline, men"i müdahale davasının reddine, birleşen davanın kabulü ile davalı Orman Yönetiminin dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ağaçlara yönelik müdahalesinin önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, asıl dava yönünden kesinleşen orman sınırları içinde kalan taşınmazın, tapu kaydının iptali ve tescili ile el atmanın önlenmesi ve kal istemine, birleşen dava yönünden el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
    ... ... mahallesinde 1952 yılında yapılan genel kadastroda, 457 parsel sayılı 41000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Ağustos 1307 tarih ve 3 sıra numaralı tapu kaydı ile ... ... ve ... ... adına tespit edilmiş, davacılar ... köyünden ... Koyuncu ve ... ... tarafından açılan davanın reddine ve parselin tespit gibi tesciline ilişkin ... Kadastro Mahkemesinin 21.06.1956 gün ve 1953/344-190 sayılı kararının kesinleşmesiyle 06.11.1956 tarihinde ½"şer pay ile ... ... ve ... ... adına tescil edilmiş, ifrazen 17.05.1977 tarihinde 20500 m2 bölümü 1601 parsel sayısı ve taksim ile aynı tarihte ... ... adına tescil edilmiş, paftaların yenilenmesinde 217 ada 2 parsel sayısı almış, 1/3"er payla ..., ... ve ..."a satılmıştır.
    Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1944 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması ise 1989 yılında yapılıp kesinleşmiş, yapılan 2/B uygulaması ilan edilmeden iptal edilmiştir.
    İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, davacı gerçek kişilerce açılan orman tahdidine itiraz davasının ... Kadastro Mahkemesinin 19/07/2013 gün ve 2013/50-2013/127 sayılı kararı ile reddine dair verilen hükmün Dairece onanarak kesinleştiği ve bu haliyle dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kaldığı belirlenerek Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
    Bunun yanı sıra,Türk Medenî Kanunun 683. maddesi uyarınca mülkiyet hakkı bulunan malik hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde yararlanma, kullanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Yine aynı hüküm uyarınca, haksız bir elatma varsa, anılan hüküm, malike her türlü haksız elatmanın önlenmesini isteme yetkisi de tanımıştır. Somut olayda, davaların açıldığı tarihte dava konusu taşınmaz gerçek kişiler adına tapuda kayıtlıdır. Kişiler, dava tarihinden önce taşınmaz üzerinde tapu kaydına dayanarak tasarruf ettiğinden, kişilerin dava konusu taşınmaza haksız bir elatmasından söz edilemez. Bu itibarla, Orman Yönetiminin taşınmaza ilişkin kişilerin elatmasının önlenmesine dair talebinin reddine ve birleşen davada kişilerin Orman Yönetiminin elatmasının önlenmesine dair talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
    Ancak, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesiyle 3402 sayılı Kanuna eklenen "Kadastro işlemi ile oluşan tesbit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve 17. maddesi ile eklenen "Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince asıl davada davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi ve Orman Yönetimince açılan men"i müdahale davasının reddine karar verilmesine rağmen, davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
    Bu sebeple, hükmün 1-A bendinin 2. paragrafında yer alan “meni müdahale davasının reddine” ibaresinden sonra gelmek üzere “Davalılar, yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 1320,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine” cümlesinin eklenmesi ve hükmün 3 ve 4. bendlerinin kaldırılarak, yerine “6099 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına” ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 23/10/2017 günü oy birliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi