1. Hukuk Dairesi 2013/21904 E. , 2015/3165 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BOLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/10/2013
NUMARASI : 2012/358-2013/326
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kredi borcuna dayalı olarak aleyhine başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesine yönelik takip nedeniyle, ihbar olunan F.. M.."den alınan borca karşılık teminat amacıyla ve iade edilmek koşuluyla maliki olduğu 775 parsel sayılı taşınmazı davalı Rıdvan"a temlik edip F.. M.. lehine de senet keşide ettiğini, süresinde ödenmeyen senet borcu ve hakkında başlatılan icra takibi nedeniyle Rıdvan"a temlik edilen dava konusu taşınmazı, davalı Caner"den alacağı 30.000 TL ye karşılık teminat amacıyla anılan kişiye devretmek zorunda kaldığını, davalı Caner"e borcunu ödemek istediği halde davalının taşınmazı iadeye yanaşmadığını ileri sürerek, davalıdan borç olarak alınan 30.000 TL nin mevduat getirisi üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıya ödenmesi karşılığında dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davanın inançlı işlemle birlikte terditli olarak muvazaaya da dayanıldığını bildirerek R.. E.."a husumet yöneltmiştir.
Davalı Caner, iyiniyetli olarak taşınmazı devraldığını belirterek davanın reddini savunmuş, ihbar olunan F.. M.. ve R.. E.. ( davalı ) vekili, davacının hakkındaki takip nedeniyle verilen borca teminat amacıyla dava konusu taşınmazın Rıdvan"a temlik edildiği, Rıdvan tarafından ise taşınmazın davacının isteği ile davalı Caner"e devredildiği, Fatih"e olan borcu nedeniyle de kendisinden senet alındığını bildirmişlerdir.
Mahkemece, davalı Rıdvan bakımından usulünce açılmış bir dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı Caner bakımından inanç sözleşmesinin yazılı delille ispatlanamadığı gerekçesi ile hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteği değer yetersizliğinden reddedildi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, temlikin inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı olup iddianın 05.02.1947 gün 20/6 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca yazılı belge ile ispatlanamadığı ve R.. E.. hakkında da usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı gözetilerek, yazılı şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekilinin buna ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, 10.000 TL değer gösterilerek açılan davada, bu değer esas alınıp karar verildiği, tamamlama harcı olarak mahkeme veznesine yatırılan bir paranın olmadığı gözetilerek 10.000 TL üzerinden Avukatlık Asgari Ücret tarifesi gereğince davalı yararına 1.200 TL avukatlık parasına hükmedilmesi gerekirken, davacı tarafın aleyhine olacak şekilde 3.550 TL ye hükmedilmiş olması doğru değildir.
Ne var ki, anılan bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığından; Hükmün 2.fıkrasının 3.bendinde yer alan “ Davalı C.. D.. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 3.550,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı C.. D.."e verilmesine, “ ibaresinin karar yerinden çıkarılarak yerine “ Davalı C.. D.. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı C.. D.."e verilmesine,” ibaresinin eklenmesine, davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile ile 6100 sayılı HMK"nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.