23. Hukuk Dairesi 2014/7157 E. , 2015/7586 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı tarafından açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde müdahiller ... vekillerince, ara kararın ise davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, 31.08.2013 tarihi itibariyle müvekkili şirket aktiflerinin piyasa değeri esasına göre değerlendirilmesi durumunda öz sermayesini yitirdiği ve dolayısıyla borca batık durumda olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin ortaklarının sektördeki canlanma ve firmanın mali yapısının ıslah edilebilir olduğu görüşü ile bir iyileştirme projesi çerçevesinde dar boğazın aşılacağı inancında olduklarını, şirketin varlık toplamının 30.571.617,30 TL, borç toplamının 43.198.830,79 TL, finans açığının - 12.627.213,62 TL olduğunu, şirketin borca batıklıktan 4 yıllık bir süre içerisinde çıkmasının öngörüldüğünü ileri sürerek, müvekkilinin iflasının şimdilik bir yıl süre ile ertelenmesini talep ve dava etmiştir.
Müdahiller vekilleri, talebin reddini istemişlerdir.
Mahkemece, borca batık durumda olan davacı şirketin iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olduğuna ilişkin somut bilgi ve belgelere göre, davacı şirketin iflasının ertelenmesi halinde devam eden işlerini bitirebileceği ve mali durumunun düzeleceği gerekçesiyle, talebin kabulüne karar verilmiş olup; 28.05.2014 tarihli ara karar ile davacı vekilinin "kayyımların denetim ve kontrolünde, üzerine haciz ve bloke konulması yasağını içeren bir banka hesabı açılması ve hesap üzerine herhangi bir haciz ve bloke konulmasının yasaklanması" talebinin ise maddi hukuk anlamında tedbir talebi niteliğinde olduğundan reddine karar verilmiştir.
Karar, birkısım müdahiller vekillerince ve ara karar ise davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, iflasın ertelenmesi istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin 28.05.2014 tarihli duruşmadaki ara karara yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-İflasın ertelenmesini isteyen kooperatif ve sermaye şirketlerinin borca batık durumda bulunması (bir diğer ifade ile varlıklarının rayiç değerlerinin borçlarını karşılayamaması), fevkalade mühletten yararlanmamış olması ve sunacakları iyileştirme projesi kapsamında mali durumlarının ıslahının imkân dâhilinde görülmesi gerekir (İİK.m.179). Gerek borca batıklığın ve gerek iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olup olmadığının tespiti özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden bu değerlendirmelerin yapılması için bilirkişi görüşüne başvurulmalıdır (HMK.m.266). Hâkim de bu raporla o konudaki özel ve teknik bilgi ihtiyacını giderebilmeli ve raporun hukuka uygunluğunu denetlemelidir. Projenin ciddi ve inandırıcılığı öncelikle ve özellikle sermaye ve/veya kârlılığın ne şekilde arttırılacağı ve borca batıklıktan kurtulmanın ne şekilde sağlanacağı somut, belgelere dayalı ve gerçekçi bilgi ve öngörülerden yola çıkılarak tespit edilmeli, diğer proje unsurları için de bilimsel veriler değerlendirilmelidir. Dava teorisindeki genel ilkenin bir istisnası olarak, borca batıklık sadece dava tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir.
Mahkemece borca batıklığın tespiti için alınan raporda finansal kiralama konusu malların varlık kalemi olarak değerlendirildiği görülmüştür. Oysa finansal kiralama konusu malların hukuki mülkiyeti finansal kiralama şirketine ait olup, bunun kiracıya geçişi yasal şartların mevcudiyeti halinde ve kira bedellerinin tamamının ödenmesi durumunda söz konusu olabilir. Bu durumda varlıkların daha az ve borca batıklığın daha fazla olduğu kuşkusuzdur.
Bu durumda mahkemece davacı şirketin borca batıklık durumunun tereddüde yer bırakmayacak biçimde, itirazlar da karşılanarak belirlenmesi, projenin ciddi ve inandırıcı olup olmadığı ve süreç içindeki uygulamaların projede gösterilen iyileştirme unsurlarına uygun bulunup bulunmadığı hususunda somut verilere dayalı, teknik, denetime elverişli ve detaylı bir inceleme için, dosyanın oluşturulacak uzman bir heyete tevdii ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması ve varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme, hatalı değerlendirmelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin 28.05.2014 tarihli ara karara yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bir kısım müdahiller vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, müdahiller yararına BOZULMASINA, davacı tarafından fazla yatırılan peşin harç ile temyiz eden müdahillerden alınan peşin harçların istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.