23. Hukuk Dairesi 2015/1122 E. , 2015/7618 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara(Kapatılan) 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 15/07/2014
NUMARASI : 2014/99-2014/237
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiştir. 5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK"nın 438/I. maddesindeki parasal sınır, 5236 sayılı Kanun"un 19. maddesiyle HUMK’na eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2014 yılı için 19.280,00 TL"dir.
Temyize konu 15.07.2014 tarihli kararda kabul edilen miktarın 14.800,00 TL olması nedeniyle, duruşma isteğinin miktar yönünden reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2004 yılı içerisinde davalı T.."nun temizlik hizmetlerini doğrudan temin yolu ile üstlendiğini, bu süreçte müvekkili şirkete bağlı olarak 5 ay 25 gün süre ile T.. temizlik personeli olarak çalışan Ü.. Ö..isimli işçinin Ankara 18. İş Mahkemesinde işçilik alacakları için 2007/128 Esas numaralı dosya ile müvekkili şirkete ve T.."ya karşı açmış olduğu davanın mahkemece kabul edildiğini ve işçilik alacaklarından müvekkili şirketin ve TP.."nun birlikte sorumlu tutulduklarını, Ankara 18. İcra Müdürlüğü"nün 2008/8864 numaralı dosyasında ilamın icraya konulduğunu, icranın tehiri amacıyla T.. tarafından takip dosyasına 14.800,00 TL tutarında teminat mektubunun sunulduğunu, kararın onanması üzerine alacaklı tarafından teminat mektubunun paraya çevrildiğini, müvekkili tarafından takip dosyasına 3.418,09 TL tutarında bakiye borcun ödendiğini, davalı T.."nun teminat mektubu bedeli olan 14.800,00 TL"yi 31.01.2011 tarihinde müvekkilinin hak edişinden kestiğini; asıl işverenin alt işverene karşı, iş kanunundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu olduğunu, Ü.. Ö.. isimli işçinin müvekkili şirkette çalıştığı 5 ay 25 gün karşılığı olan 2.492,57 TL"den müvekkilinin sorumlu olduğunu, bu miktarın fazlasını takip dosyasına ödediğini ileri sürerek, 14.800,00 TL"nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iş mahkemesinin kesinleşen kararına göre kıdem tazminatının tamamından davacı şirketin iş veren (alt iş veren) sıfatıyla davalı T.."nun da asıl işveren (üst işveren) sıfatıyla sorumlu tutulduklarını, iş akdinde, bir tarafın davacı diğer tarafın ise işçisi olduğunu, alt işverenin müteselsil sorumluluğunun alt işverenin işçisine karşı olduğunu, davacı ile davalı idare arasında akdedilen sözleşmenin 35.(ı) ve (j), teknik şartnamenin 6.1. maddesi gereğince temizlik işçilerinin kıdem ve ihbar tazminatlarından davacı firmanın sorumlu olduğunu, davacının talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın 11. Hukuk Dairesi"nin 2013/166 E., 2013/18061 K. sayılı ilamı ile “Davacı alt işveren davalıya ait işyerinde son yüklenici olarak 5 ay 25 gün müddetle dava dışı işçiyi istihdam etmiştir. Bu bakımdan esasen işçiye yapılan işçilik alacağı ödemeleri bakımından çalıştırdığı süreye ilişkin kıdem ve yıllık izin ücretlerinden dolayı sorumlu olup; kendisinin son işveren olmasından dolayı ise, ihbar tazminatının tümü davacının sorumluluğundadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 35 (ı) ve (j) fıkralarındaki düzenleme de yine taraflar arasındaki hizmet akdinin süresiyle sınırlı olduğundan davacının bu işyerinde dava dışı işçinin çalıştırıldığı tüm dönemi kapsayacak şekilde sorumlu kılınacağı kabul edilemez. Bu bakımdan yukarıda yazılı işçilik alacaklarından kıdem ve yıllık izin ücretleri için davacının hizmet verdiği süre ile sorumlu olacağı, bunun dışında kalan dönemlere dair hak edişten yapılan kesintinin iadesi gerekeceği gözetilmeksizin davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir" şeklindeki gerekçeyle mahkeme kararının bozulması üzerine, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı idare tarafından davalı hak edişlerinden yapılan 14.800,00 TL"lik kesintinin haksız olarak yapıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 14.800,00 TL"nin kesinti tarihi olan 31.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.