3. Hukuk Dairesi 2013/17904 E. , 2014/3059 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : SARUHANLI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/07/2013
NUMARASI : 2012/172-2013/291
Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde;davalı ile hisseli malik oldukları taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, ve sözkonusu yargılama neticesinde ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilerek ilgi taşınmazın davalıya satıldığını davaya konu taşınmaz için yaptığı faydalı masraflar olduğunu belirterek, sözkonusu faydalı masrafların 1/2 tutarı olan 6341,25 TL"nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde açılan davanın reddine karar verilmesini aynı zamanda karşı dava olarak geriye dönük 5 yıllık kira alacağının temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesini yine satış dosyasında taşınmaz üzerinde tespiti yapılan ancak davacının niza konusu taşınmazı tahliyesi sonrası taşınmazda olmadığı saptanan depoların değeri olan 2.477,50 TL"nin ve ayaklı lavabonun davanın devamı sırasında hesaplanacak değerinin davacı karşı davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 11.000,00 TL"nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; asıl dava ve karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı ve davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
1-)Davacı (karşı davalı) vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Dosyadaki belgelerden bu dava açılmadan önce ortaklığın satış yolu ile giderilmesine ilişkin kararın kesinleştiği, tanık beyanlarından da davaya konu taşınmaz için davacının ıslak zeminleri seramik yaptığı, banyo ve wc"yi tavana kadar fayans yaptığı, yine taşınmaza laminant parke ve pimapen kartonpiyer, hazır mutfak yaptırdığı binanın çatısı elektrik ve su tesisatına masraflar yaptırdığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, dava konusu taşınmazda yeralan ev için yapılan imalat ve onarımların bedeli sebepsiz zenginleşme kurallarına göre diğer hissedar olan davalıdan talep edilmektedir. Uyuşmazlık, taşınmazın davacı tarafından dava tarihine kadar kullanılıp kullanılmadığı ve iade borcunun kapsamı noktasında toplanmaktadır.
Davacının davayı 06.07.2012 tarihinde açtığı, niza konusu taşınmazı yargılama sürecinde 2012 Ağustos ayında boşalttığı 21.01.2013 günlü tutanak içeriğinden anlaşılmıştır .
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında (02.02.1991 tarihli, 1990/1 Esas; 1991/1 Karar) vurgulandığı gibi, iade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tespit edilmesi gerekir.
Sebepsiz zenginleşme nedeni ile iade isteminde bulunabilmek için bir tarafın malvarlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhine çoğalması gerekir. Bu azalma ve çoğalmanın dava konusu taşınmazın davacı tarafından davalılara teslim edildiği tarihte gerçekleştiğinin kabulü zorunludur.
Bu durumda; mahkemece yapılacak iş, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar dikkate alınarak davacının, dava konusu masrafların yapıldığı tarih itibariyle sebepsiz zenginleşme miktarının uzman bilirkişilere hesaplattırılarak karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-) Davalı (karşı davacı) vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Karşı davacı (davalının) ecrimisile konu ettiği taşınmazda taraflar paydaştır. Paydaşlar kural olarak intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. Karşı davacı (davalı) tarafından 13.06.2011 tarihinde açılan izaleyi şüyu davasıyla intifadan men koşulu gerçekleşmiştir .
Bu itibarla sözkonusu tarihten (13.06.2011) davacının tahliye tarihine kadar geçen dönem için karşı davacı (davalı) lehine ecrimisile hükmedilmesi gerekirken davanın tamamen reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Bu cihetle niza konusu taşınmaz üzerinde taşınmazın teslim tarihi itibariyle davalının malvarlığında husule gelen artışı ve davalının (karşı davacının) talep edebileceği ecrimisil miktarını tespite yönelik alanında uzman bilirkişi marifetiyle yapılacak keşif sonucu ortaya çıkan sonuç dairesinde hüküm tesisi gerekirken eksik incelemeyle asıl ve karşı davanın reddi cihetine gidilmesi usul ve yasaya aykırıdır .
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.