14. Hukuk Dairesi 2015/5691 E. , 2017/8764 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.10.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.10.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı arsa sahibi mirasçıları vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, davalıların murisi arsa sahibi ...ile davalı yüklenici ... arasında 27.03.1997 tarihinde düzenlenmiş bulunan 27.03.1997 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalı yüklenicinin 3820 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerine yapacağı binada dava konusu bağımsız bölümlere ilişkin kişisel hakkını davacılara temlik ettiğini; ancak, tapuların verilmediğini ileri sürerek, çekişmeli bağımsız bölümlerin arsa sahibi adına kayıtlı tapularının iptali ile davacılar adına tescilini istemiştir.
Davalı arsa sahibi mirasçıları vekili binada eksiklikler bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, davalı yüklenici davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen 23.07.2009 tarihli ilk hüküm, Dairemizin 14.02.2011 tarih ve 2011/1320 - 1651 Esas ve Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece davalı Mümin Kuş"a yönelik davanın kabulüne, diğer davalılara (yüklenici ... mirasçıları) yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı arsa sahibi ...mirasçıları vekili temyiz etmiştir.
Anılan bozma kararında; "... sözleşmelerinde, ...in teslimi demek, meydana getirilen ...in sözleşmesine, iş sahibinin beklentisine, fen ve sanat kurallarına uygun bir şekilde ifa olarak iş sahibine arzedilmesi demektir. Aksi takdirde borç ifa edilmiş sayılmaz. Somut olayda, davalı arsa sahipleri ...in sözleşmesine ve fennine uygun imal edilmediğini, bu yüzden yüklenici aleyhine Türk Ceza Kanunu"nun 184. maddesine aykırı davranması sebebiyle kamu davası açıldığını, ... yasalara uygun teslim edilmediğinden dolayı da, ne yüklenicinin ne de onun temlik işleminde bulunduğu davacı üçüncü kişilerin bu işleme dayanarak alacak (ifa) talebinde bulunamayacaklarını savunmuştur. Gerçekten incelenen ... 3. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 2008/633 Esas sayılı dosyasında yüklenici ... aleyhine kamu davası açıldığı, yüklenicinin tasdikli inşaat projesine aykırı davranması sebebiyle cezalandırıldığı görülmektedir.
Borçlar Kanunu"nun 53. Maddesi uyarınca ceza hakiminin oluşa ilişkin mahkumiyet kararı hukuk hakimini de bağlar. Ne vak ki, eldeki davada yaptırılan bilirkişi incelemesinde bilirkişiler, ...in %100 fiziki oranda tamamlandığını saptamış, ancak, ceza mahkemesindeki bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkartılan vakaları değerlendirmemiştir.
Bu durumda mahkemece, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararına dayanak yapılan bilirkişi raporunda ortaya konan vakalar değerlendirilmeli, imara aykırılıkların tadilat projesi yapılarak giderilip giderilemeyeceği, gerekse belediyeyle yazışma yapılarak saptanmalı, giderilecek nitelikte ise yükleniciye uygun bir süre verilerek giderilmesi sağlanmalı, borcun ifa edilebilir olduğu tespit edilirse, dava şimdiki gibi kabul edilmeli, aksi halde borç ifa edilmemiş sayılacağından reddolunmalıdır.
Eksik inceleme ve araştırmayla, özellikle ceza mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi gözden kaçırılarak, yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir." denilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyulduğu halde bozma kararında belirtilen hususlarda inceleme yapılmadığı görülmektedir. Şu duruma göre, yerinde yeniden keşif yapılarak, ceza mahkemesinde düzenlenen bilirkişi raporu ile ortaya çıkan durum, binada mevcut imara aykırılıkların giderilmesi için tadilat projesi düzenlenerek belediyeye verilmiş ise de, imara aykırı hususların giderilip giderilmediği, ... Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü"nün 20.03.2014 günlü ve yine ... Şubat İlçe Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü"nün 19.06.2014 günlü yanlarında 3820 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki yapı için yapı kullanma izin belgesinin verilmediğine ilişkin yazıları da değerlendirilmek suretiyle yüklenicinin edim borcunu tam olarak yerine getirip getirmediği araştırılmalı, sözleşme koşullarına göre fiili ve hukuki bitmişlik birlikte aranmak suretiyle oluşacak duruma göre sonuca gidilmelidir.
Diğer yandan, yapılan temlik işlemine dayanan tarafın (davacı) temlik işleminin varlığını temlik işleminde bulunan kişiye (yükleniciye), yapılan temlik sebebiyle de şahsi hak kazandığını borçluya (arsa sahiplerine) karşı kanıtlaması gerekir. Bu bakımdan denilebilir ki, bu gibi davalarda yükleniciyle arsa sahipleri arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Açıklanan bu durum itibariyle yüklenicinin davadaki sıfatı ve sorumluluğu gözardı edilmek suretiyle hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
Davalıların harç ve yargılama giderlerine yönelik temyizine gelince; dava, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Hükümlerine tabi olduğundan anılan yasanın 23. Maddesi gereğince Tüketici Mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlıkça açılacak her türlü dava harçtan muaftır. Başka bir anlatımla davacıdan harç ödemesi istenemez. Bunun gibi davanın diğer yanına da yasadan kaynaklanmayan sorumluluk yüklenerek harç tamamlattırılması mümkün değildir. Ayrıca davalı arsa sahiplerinin gerek cevap dilekçelerinde, gerekse yargılamanın aşamalarında vermiş oldukları dilekçe ve beyanları ile inşaattaki eksikliklerin giderilmesi ve iskan ruhsatının alınması halinde tapuları derhal devredeceklerini belirttikleri hususu dikkate alındığında davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri anlaşıldığından, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmaları da doğru görülmemiştir.
Mahkemece, açıklanan tüm bu nedenlerle ve bozma kararımızın gereği yerine getirilmeyerek binanın fiziki ve hukuki durumu araştırılmadan eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 23.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.