3. Ceza Dairesi 2021/6272 E. , 2021/9806 K.
"İçtihat Metni"İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2020tarih ve 2019/467 - 2020/379 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, Terör örgütünün propagandasını yapma
Hüküm : 1-TCK"nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1maddeleri ile TCK"nın 53/1-2-3 ve 63 maddeleri
uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi,
2-3713 sayılı Kanun 7/2-2. cümlesi TCK"nın 43,53/1-2-3, 63, maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet
kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Hükmolunan cazaların süresine göre şartları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK"nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Silahlı terör örgütüne üye olmak suçu yönünden;
a-Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, sanığın silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına organik bağla dahil olmak suretiyle, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk teşkil eden faaliyetlerde bulunduğunun kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulması bakımından, üyesi olduğu partinin siyasal faaliyetleri kapsamında icra olunan ve konusu suç teşkil etmeyen faaliyetler ile özellikle ölen örgüt mensuplarının cenaze-taziye törenleri için örgüt talimatı ile icra olunan organizasyon içinde yer almaksızın sırf cenaze ya da taziyelere katılmaktan ibaret eylemlerin müsnet suç yönünden tek başına delil ya örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği gözetilmek suretiyle, örgüt üyeliği için sübutu kabul edilen her bir olay yönünden örgüt talimatı bulunup bulunmadığı, sanığın anılan olaylara bu talimat doğrultusunda katılıp katılmadığı ve bu olaylarla ilgili olarak ayrıca sanık hakkında ceza soruşturması ya da kovuşturması yapılıp yapılmadığı hususları araştırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
b- Kabul ve uygulamaya göre;
aa-İncelenen adli sicil kaydına göre erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel kaydı bulunmayan sanık hakkında kabule esas alınan olayların ayrıca suç oluşturduğu varsayımına dayanılarak, somut olarak hangi olay ya da olgulara dayanıldığını da gösteren olaya özgü, ilgili ve yeterli gerekçeye dayanılmadan Kanunda yer verilen soyut kavramların kullanılması ile yetinilerek 5327 sayılı TCK’nın 51 ve 62. maddelesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
bb-Örgüt üyesi olarak kabul edilen sanık hakkında TCK’nın 58/9 maddesinin uygulanmaması,
cc-Silahlı terör örgütü üyeliği suçunun temadi eden bir suç olması nedeniyle suç tarihinin sanığın ikinci kez yakalandığı tarih olan “30.09.2020” yerine İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi karar başlıklarında hatalı olarak “20.08.2019-30.09.2020” olarak yazılması,
2- Terör örgütünün propagandasını yapmak suçu yönünden;
Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a-İncelenen adli sicil kaydına göre erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel kaydı bulunmayan sanık hakkında kabule esas alınan olayların ayrıca suç oluşturduğu varsayımına dayanılarak, somut olarak hangi olay ya da olgulara dayanıldığını da gösteren olaya özgü, ilgili ve yeterli gerekçeye dayanılmadan Kanunda yer verilen soyut kavramların kullanılması ile yetinilerek 5327 sayılı TCK’nın 51 ve 62. maddeleri ile 5271 sayılı CMK’nın 231/5 maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
b-Tayin edilen temel cezadan zincirleme suç nedeniyle arttırım yapılırken uygulama maddesi olarak TCK’nın 43/1 maddesinin gösterilmesinin gerektiği gözetilmeden, TCK"nın 43. maddesi yazılması ile yetinilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle CMK"nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, bozma nedeni, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve mevcut delil durumu gözetilerek tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.