17. Ceza Dairesi 2016/10383 E. , 2018/4010 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
13.10.2011 tarihli duruşmanın kapalı olarak yapıldığının belirtildiği, ancak hükmün açık olarak tefhim edildiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocukların temyiz inceleme tarihi itibariyle on sekiz yaşını doldurması nedeniyle telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Olay yeri inceleme raporuna göre, giriş kapısındaki cam bölümün kırılmış ,pimapen pencerenin zorlanarak açılmış olduğu tespiti karşısında, mala zarar verme suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür .
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarındandan verilen hapis cezaları hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK"nın 231. maddesinde sayılan nesnel ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, suça sürüklenen çocuk ... hakkında adli sicil kaydı olmadığı ve suça sürüklenen çocuk ..."un adli sicil kaydına göre daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı, adli sicil kaydındaki ilamların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olduğu ve atılı suçun 6545 sayılı Kanun"un 72. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nın 231/8. maddesinin yürürlüğe girmesinden önce işlendiği, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK"nın 231/6-a maddesinde gösterilen “Kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel koşulunun bulunduğu, hırsızlık suçunun konusunu zararın dava açılmadan karşılandığının müşteki tarafından belirtildiği, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun da zarar doğurmayan suçlardan olması nedeni ile de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel koşullardan bir diğeri olan mağdurun maddi bir zararının olmadığı da gözetilerek, suça sürüklenen çocuklar hakkında 5271 sayılı CMK"nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “Sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel koşulunun da hükmolunan cezaların ertelenmesi gerekçesinde gerçekleştiğinin açıklanmış olması karşısında, suça sürüklenen çocuklar hakkında “Suça sürüklenen çocukların sabıkası nedeni ile 5271 sayılı CMK"nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-5237 sayılı TCK"nın 62. maddesinde "Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir" hükmünün düzenlenmiş olması karşısında, bu hususlar irdelenip bir karar verilmesi gerekirken bu hususta hiçbir gerekçe gösterilmeden suça sürüklenen çocuklar hakkında yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Geçmişte hapis cezası ile mahkum edilmedikleri anlaşılan suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının 5237 sayılı TCK"nın 50. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
4-İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerde, 5237 sayılı TCK"nın 31/3. maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası yapılarak sonuç cezanın 1 yıl 4 ay hapis cezası yerine 1 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmesi,
5-Hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK"nın 31/3. maddesinin 168/1. maddesinden sonra uygulanması suretiyle anılan Yasa"nın 61/5. maddesine aykırı davranılması,
6-Hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK"nın 324/4. maddesine atıfta bulunan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20,00 TL"den az olduğu halde yargılama giderinin suça sürüklenen çocuklardan tahsiline karar verilmişse de, suça sürüklenen çocukların neden oldukları yargılama giderinin suça sürüklenen çocuklardan ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinin de suça sürüklenen çocukların payına düşen miktarda eşit olarak tahsiline karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek, yargılama giderlerinin suça sürüklenen çocuklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi,
7-İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerde cezaları 5237 sayılı TCK"nın 51. maddesi gereğince ertelenen suça sürüklenen çocuklar hakkındaki denetim süresinin hükmolunan ceza süresinden az olamayacağının dikkate alınmaması suretiyle aynı Yasa"nın 51/3-son maddesine aykırı davranılması,
8-Tutuklu kalan suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK"nın 63. maddesinin uygulanmasına karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar ..., ... müdafii ile Cumhuriyet Savcısı"nın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 27.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.