12. Ceza Dairesi 2017/10075 E. , 2018/1023 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeni ile tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 7.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında "koruma tedbirleri nedeniyle tazminat" yerine "yakalama veya tutuklama sonrası kyo veya beraat kararı verilmesi halinde tazminat","suç, suç tarihi/saati, suç yeri" ibarelerine yer verilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı, "11/09/2014" olan dava tarihinin gösterilmemesi mahallinde ilavesi mümkün yazım eksikliği olarak kabul edilmiştir.
Dosya kapsamında mevcut 13/02/2009 tarihli vekaletnamede, CMK"nın 141-144 maddeleri gereğince koruma tedbirlerine dayalı tazminat davası açılması için özel yetki bulunmamakta ise de, dava açma hususunda genel yetki barındıran vekaletname ile bu tür davaların açılabileceği, davacı ile vekil arasındaki vekalet ilişkisinin sona erdiğine dair dosya kapsamında mevcut herhangi bir belgenin bulunmaması ya da iddianın ileri sürülmemesi karşısında, vekil ile davacı arasında tazminat davası açılmasına dair muvafakatın bulunmadığına ilişkin bozma öneren tebliğnamedeki bir numaralı, dosya kapsamında 04/06/2015 tarihli hüküm duruşmasında Cumhuriyet savcısının hazır olduğu ve sözlü mütalaada bulunduğu görülmekle buna dair bozma öneren tebliğnamedeki iki numaralı, 12/02/2015 tarihli duruşmada dosyanın bilirkişiye tevdiine dair ara karar verilip gereği yerine getirilmeden ve anılan karardan dönülmeden, asgari ücret tarifesi dosya içine alınmadan maddi tazminatın hesaplanması, esasa etkili görülmediğinden buna dair bozma öneren tebliğnamedeki üç numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekili ve davacı vekili sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok az manevi tazminata hükmolunması,
2- Geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanacak "4.454,58" TL’nin maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, 7.000,00 TL olarak maddi tazminatın yüksek tayini,
3- Dava dilekçesinde hükmedilecek maddi ve manevi tazminat miktarları için tutuklama tarihinden itibaren yasal faiz talep edilmesi karşısında kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi,
4- Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi gereğince, isteme uygun olarak, BOZULMASINA, 05/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.