12. Ceza Dairesi 2017/3737 E. , 2018/1031 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ceza Dairesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : İlk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın kısmen kabulü ile 26.873,64 TL maddi, 180.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hükmün, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen "İlk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın kısmen kabulüne" dair karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında "koruma tedbirleri nedeniyle tazminat" yerine "yakalama veya tutuklama sonrası kyo veya beraat kararı verilmesi halinde tazminat" ibaresine yer verilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı, olarak kabul edilmiştir.
Manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun vasıf, mahiyet ve niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespit edilmesi, davacının cezaevi harcamaları, davacının ve ailesinin yargılama sürecinde yaptığı yol, konaklama, yemek harcamaları ve benzeri giderleri, davacının ailesinin taşınma masrafları, Oyak üyesi olan davacının maaşından eksik ödenen aidatlar nedeniyle mahrum kaldığı nema miktarı ve görev başında olan Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına her ay, 2155 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmeliğe göre ödenen tayın (yemek yardımı) bedeli ile vs. dava dilekçesinde talep edilen maddi zarar olarak belirtilen kalemlerin, CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince hesaplanması gereken maddi zarar kapsamına dahil edilemeyeceği, nedenleriyle tebliğnamede yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekili ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Davacının cezaevinde iken 2012 yılı Ağustos ayında emekli edildiği, tutuklu olmasaydı emekli iken başka bir işte çalışabileceği göz önünde bulundurularak, emekli edildiği tarihi izleyen 1 Eylül 2012 tarihinden tahliye edildiği 19 haziran 2014 tarihine kadar geçen süreye karşılık asgari ücret tarifesi üzerinden hesaplandığı belirtilen 24.373,64 TL"nin maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmek sureti ile taleple bağlılık ilkesine aykırı davranılması,
2- Dava dilekçesinde, hükmolunacak tazminata haksız tutuklama tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinde bulunulması ve hükmolunan maddi ve manevi tazminat miktarlarına tutuklama tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi karşısında "11/02/2011" olan tutuklama tarihi yerine "21/02/2011" ibaresine yer verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden maddi tazminat miktarının "2.500,00" TL’ye indirilmesi, faiz başlangıç tarihi olarak belirlenen tutuklama tarihinin "11/02/2011" olarak değiştirilmesi, değişen toplam tazminat miktarı da dikkate alınarak hükmün vekalet ücretine ilişkin 4. fıkrasındaki ""18.362,42 TL"" ibaresinin çıkarılarak yerine ""16.900,00 TL"" ibaresinin yazılması, suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.