Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/3600
Karar No: 2017/8591
Karar Tarihi: 30.10.2017

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2016/3600 Esas 2017/8591 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2016/3600 E.  ,  2017/8591 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Kadastro sırasında ... köyü, 101 ada 298, 428, 429 ve 497, 159 ada 211, 161 ada 14, 169 ada 44 ve 45 parsel sayılı taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ... adına; 172 ada 16 parsel sayılı taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ... ve ... adına tespit edilmiştir.
    Davacı ... Yönetimi 101 ada 298, 497 ve 172 ada 16 sayılı parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu; davacı ..., taşınmazların murisleri ..."dan kaldığı iddiası ile dava açmış, mahkemece davacı ..."ın davasının feragat nedeniyle reddine, Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüyle 172 ada 16 sayılı parselin orman vasfıyla Hazine adına, 101 ada 298 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen 120,32 m2"lik ve 101 ada 497 sayılı parselin (A1) ve (A2) harfleri ile gösterilen toplam 2392,48 m2"lik kısımlarının orman vasfıyla Hazine adına, 101 ada 298 ve 101 ada 497 sayılı parsellerin kalan kısımları ile 101 ada 428 ve 429, 159 ada 211, 161 ada 14 ve 169 ada 44 ve 45 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm davacı ... Yönetimi tarafından 101 ada 298 ve 101 ada 497 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak temyiz edilmiş, Dairemizin 2012/10577 E. - 2013/2438 K. sayılı kararıyla “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki: mahkemece yapılan keşif sonucu orman bilirkişi Ahmet Dinar tarafından düzenlenen bilirkişi raporu ile aynı keşif sonucunda fennî bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporu birbiri ile çelişkili olup bu çelişki giderilmeden hüküm kurulmuştur. Çelişkili raporlara dayanılarak hüküm kurulamaz.
    Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukukî durumunun 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Kanun ile sadece Devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Kanun ile iadeye tâbi tutulmuştur. İadenin koşulları kanunda gösterilmiştir.
    Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli 101 ada 336, 101 ada 481, 101 ada 482 ve 101 ada 498 parsel sayılı taşınmazlarla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu
    belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01/06/1988 gün ve 31/13 E.K.; 14/03/1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13/06/1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03/03/2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazların konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli bilirkişilerin beraber düzenleyecekleri rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.” denilerek bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davacı ..."ın davasının feragat nedeni ile reddine; Orman Yönetiminin açtığı davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; ... ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mevkii 172 ada 16 parselde yer alan taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile ; orman vasfıyla en son parsel numarası verilerek Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, ... ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mevkii 101 ada 429 parselde yer alan taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile; orman vasfıyla en son parsel numarası verilerek hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, ... ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mevkii 101 ada 497 parselde yer alan taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile; orman vasfıyla en son parsel numarası verilerek Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, ... ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mevkii 101 ada 298 parselde yer alan taşınmazın harita mühendisi bilirkişinin raporunda (A) harfi ile gösterilen 120,32 m2"lik kısmının kadastro tespitinin iptali ile orman vasfıyla en son parsel numarası verilerek Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısmın tespit gibi tarla vasfı ile ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, ... ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mevkii 169 ada 45 parselde yer alan taşınmazın tespit gibi tarla vasfı ile ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, ... ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mevkii 169 ada 44 parselde yer alan taşınmazın tespit gibi tarla vasfı ile ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, ... ili ... ilçesi ... köyü ... mahallesi mevkii 161 ada 14 parselde yer alan taşınmazın tespit gibi tarla vasfı ile ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, ... ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mevkii 159 ada 211 parselde yer alan taşınmazın tespit gibi tarla vasfı ile ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, ... ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mevkii 101 ada 428 parselde yer alan taşınmazın tespit gibi tarla vasfı ile ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
    Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
    1) Davalı ..."ın 101 ada 497 parsel sayılı taşınmaz ile 298 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazları yönünden:
    İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, 101 ada 298 parsel sayılı taşınmazın A harfi ile gösterilen bölümü dışında kalan bölümünün tarla niteliği ile davalı ... adına tesciline karar verildiği bu bölüme yönelik olarak davacı ... yönetiminin temyizi bulunmadığı, 101 ada 497 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 298 parsel sayılı
    taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün 101 ada 298 ve 497 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ONANMASINA,
    2) Davalı ..."ın 101 ada 428, 429, 159 ada 211, 161 ada 14, 169 ada 44 ve 45 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yönünden:
    Orman Yönetimi dava dilekçesinde 101 ada 298 ve 497 parsel ile 172 ada 16 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu iddia etmiş, mahkemenin 2010/15 E. - 2012/14 K. sayılı dosyasında verilen 10/05/2012 tarihli kararda 101 ada 298 ve 101 ada 497 parsellerin orman olarak tesciline karar verilen kısımları dışında kalan bölümleri ile dava konusu diğer taşınmazların tespit gibi davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, Dairemizin 2012/10577 E. - 2013/2438 K. sayılı kararındaki temyiz incelemesi de 101 ada 497 parsel sayılı taşınmazın (A1) ve (A2) harfleriyle gösterilen kısmı ile 101 ada 298 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısımları dışındaki bölümlerine yönelik olarak yapılmış, temyize konu olmayan 101 ada 428 ve 429, 159 ada 211, 161 ada 14 ve 169 ada 44 ve 45 parsel sayılı taşınmazlar yönünden hüküm taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Mahkemece temyiz edilmeyerek kesinleşen taşınmazlar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yeniden tescil hükmü kurularak önceki kararda tespit gibi davalı ... adına tesciline karar verilen 101 ada 429 sayılı parselin bu defa tespitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline dair karar verilmek suretiyle kesinleşen önceki hüküm ile çelişki oluşturacak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle, davalı ..."ın temyiz itirazlarının reddi ile 101 ada 497 ve 298 parsel sayılı taşınmazlar yönünden hükmün ONANMASINA,
    2- İkinci bentde açıklanan nedenlerle, davalı ..."ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 101 ada 428 ve 429, 159 ada 211, 161 ada 14 ve 169 ada 44 ve 45 parsel sayılı taşınmazlar yönünden BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 30/10/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi