3. Hukuk Dairesi 2013/19691 E. , 2014/4214 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : VİRANŞEHİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/07/2013
NUMARASI : 2012/265-2013/473
Taraflar arasında görülen menfi tespit davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacının 2010 yılından beri cezaevinde bulunduğunu, müvekkilinin K.. köyünde çocukları ile ikamet ettiğini, aynı köyde ikamet eden H.. O.."un çocukları arasında tarladan geçme meselesi nedeniyle aralarında çıkan tartışma nedeniyle adam öldürme olayının meydana geldiğini ve bunun neticesinde müvekkili ve çocuklarının tutuklandığını ve halen de yargılamanın devam ettiğini, meydana gelen öldürme olayı nedeniyle taraflar arasında kan davası başladığını, kan davası nedeniyle müvekkilinin ve ailesinin ikamet ettiği köyü ve tarım arazilerini terk ettiğini, öldürme olayının mağduru olan ailenin yakınlarının müvekkiline ait olan su kuyusu ve evleri tahrip ettiğini ve su kuyusunun kullanılanmaz hale getirildiğini, bu konuda jandarmanın tutmuş olduğu tutunak bulunduğunu, müvekkilinin yakınlarının 2012 mart ayına kadar ikamet ettikleri köye gelemediklerini ve tarım arazilerini işletemediklerini, 2012 yılının mart ayından sonra taraflar arasında barış ortamının sağlandığını ve müvekkilinin ailesinin köylerine döndüğünü, yeniden tarım yapacak olmaları nedeniyle 05.03.2012 tarihinde 4442 sayılı dilekçe ile davalı kuruma müracaat edildiğini ve davalının tutanak tutmak suretiyle yeni bir sayaç taktığını, sayacın 19.03.2012 tarihinde takıldığını ve 28.03.2012 tarihinde ... seri numaralı 47.253,40 TL"lik fatura düzenlendiğini ve cezaevinde bulunan müvekkilinin çocuklarına tebliğ edildiğini, davalı tarafından düzenlenen faturanın yeni sayacın takılmasından sadece 9 gün sonra düzenlendiğini, bu nedenle faturanın gerçeği yansıtmadığını beyan ederek, davalı tarafından düzenlenen 28.03.2012 tarihli 301971 seri numaralı 47.253,40 TL"lik fatura gereğince borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, yapılan kontrollerde davalının kaçak elektrik kullandığının tespit edilmesi nedeniyle tutanak tutulduğunu ve bu tutanağa istinaden yönetmelik hükümlerine göre faturanın düzenlendiğini, kaldı ki davaya konu iddiaların haksız fiil niteliğinde olduğunu ve haksız fiiller için öngörülen zamanaşımı süresinin dolduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı ve ailesi ile dava dışı kişiler arasında öldürme olayı nedeniyle kan davası çıktığı, davacının yargılamasının Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yapıldığı, davacının o tarihten beri tutuklu bulunduğu, öldürme olayının meydana gelmesinden bir kaç gün sonra davacı ve ailesinin kullanmış olduğu ev ve su kuyusunun kimliği belirsiz kişiler tarafından yakıldığı, o tarihten yeni sayacın takıldığı döneme kadar davacının herhangi bir elektrik tüketiminin bulunmadığı, davacı adına düzenlenen faturanın neye istinaden düzenlendiğinin anlaşılamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davalı taraf gerek savunmasında, gerekse de temyiz dilekçesinde, yapılan kontroller sırasında, davacının tesise ve sayaca müdahalesinin bulunduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine de davacı hakkında kaçak elektrik tutanağının düzenlendiğini beyan etmiştir. Dosyanın incelenmesinde, davacı hakkında kaçak tutanağına rastlanılmamıştır. Mahkeme tarafından da, bu konuda bir araştırmaya girilmemiştir.
Öyle ise mahkemece, öncelikle davacı hakkında, davalının iddia ettiği gibi, kaçak elektrik tutanağının tutulup tutulmadığı araştırılıp, eğer tutulmuş ise bu tutanak celbedilip, zabıt mümzileri de dinlenilmek suretiyle kaçak kullanıp olup olmadığı, dava konusu alacağın bu kullanıma ilişkin olup olmadığı tespit edilip, yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.