1. Hukuk Dairesi 2015/1986 E. , 2015/4257 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : AKSARAY 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/03/2013
NUMARASI : 2009/24-2013/168
Taraflar arasında görülen davada;Davacı, Aksaray terminalinde otobüs işletmeciliği yaptığını, 2004 yılından beri firmalar arasında yıkıcı bir rekabet bulunduğunu, bu nedenle davalının oğlu olan dava dışı M............. B................."dan borç aldığını ve karşılığında tüm ailesi, Aksaray Birlik ve Aksaray Yüksel Otobüs şirketlerinin borçlu olduğu bono düzenlendiğini, bu senetle ilgili Aksaray 1. İcra Müdürlüğü"nün 2005/887 Esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, kısa bir süre sonra da aynı alacağa ilişkin davalının başka bir oğlu olan Mahmut Baydar"ın Aksaray 2. İcra Müdürlüğü"nün 2006/190 Esas sayılı dosyasından icra takibi yaptığını, alacağın çeşitli ödemelerle tahsil edildiğini, ancak bunun takip dosyalarına yansıtılmadığını ve borca sürekli olarak faiz işletilmesi sebebi ile hiç kapanmadığını, 2006 yılında atılan iftira sebebi ile kardeşlerinin uzun bir süre tutuklu kalmaları sebebi ile yalnız kaldığını, işlerini düzenli takip edemediğini, rekabetin yıkımından kurtulmaya çalıştığını, bu zor durumundan yararlanan davalının oğlu Menderes"in; ""taşınmazlarını devretmediği takdirde tüm otobüslerini fiilen haczettirerek işini devam ettirmesini engelleyeceği"" yönünde tehditte bulunarak, aralarında oturduğu evinin de yeraldığı kayden maliki olduğu 4177 ada 1 parsel ve 4095 ada 3 parsel sayılı taşınmazları ile kat irtifakı kurulu 2129 ada 3 parseldeki 26 nolu bağımsız bölümünü davalı babasına devrettirdiğini, yaptıkları görüşmelerde taşınmazların iade edileceği kabul edildiği halde iade edilmediğini ileri sürerek, tapu iptal ve tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava dilekçesinde bildirilen icra takip dosyalarının tarafı olmadığını, kaldı ki davacının o takiplere de bir itirazının olmadığını, taşınmazları sattığı halde, kötüniyetli olarak açtığı davalarla geri almaya çalıştığını, eşine Aksaray 2. Aile Mahkemesi"nin 2008/610 Esas sayılı dosyasından 26 nolu bağımsız bölümle ilgili aile konutu olduğu iddiasıyla tapu iptal ve tescil talepli dava açtırdığını ve bu dosyanın halen derdest olduğunu, davacının Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2006/248 Esas sayılı dosyasından iflasın ertelenmesi ve tedbir istekli açmış olduğu dava neticesinde otobüslerinin 29.11.2006 tarihinde tedbir gereği kendisine teslim edildiğini, çekişmeye konu temliklerin ise 18.08.2006 tarihinde gerçekleştirildiğini, iddiaların doğru olmadığı gibi, 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığını, resmi senedin aksinin aynı nitelikte belge ile ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazlar icra tehdidi altında devredilmiş olsa bile Borçlar Kanunu"nun 29. maddesinde bahsi geçen ikrah ve tehdit niteliğinde bulunmadığı, kaldı ki bu sebeple taşınmazların devredildiğine dair iddia dışında herhangi bir delilin dosyaya yansımadığı, taşınmazların, oğlunun borcunun teminatı olarak alınmadığı, bedellerinin ödenerek alındığı yönünde davalı tarafın yemin eda ettiği, tüm bu hususlar karşısında davacının iddiasının sabit olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 21.10.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı M.. Y.. ve vekili Avukat Yaşar Toprak geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili Avukat gelmedi yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ................ tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, iddianın ileri sürülüş biçimi ve dosya kapsamından davada ikrah ve inançlı işlem hukuksal nedenlerine dayanıldığı, davacı ve oğullarının borçları sebebi ile haklarında icra takibi yapılması ve bu kapsamda haciz işlemleri gerçekleştirilmesinin yasal hak olup, tehdit sayılamayağı, temlik sırasında varolduğu iddia edilen tehdit sebebi ile davalı hakkında açılmış ceza dosyasının bulunmadığının gözetilerek, ikrah iddiasının kanıtlanamadığı belirlenmek, öte yandan; inançlı işlem hukusal nedeni yönünden iddianın 5.2.1947 tarih ve 20/6 sayılı İBK uyarınca yazılı delille kanıtlanamadığı gibi davacı tarafından teklif edilen yeminin davalı tarafından eda edildiği de saptanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olduğuna göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 3.40.-TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 26.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.