Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/7559
Karar No: 2017/3467
Karar Tarihi: 22.05.2017

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2015/7559 Esas 2017/3467 Karar Sayılı İlamı

16. Hukuk Dairesi         2015/7559 E.  ,  2017/3467 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL



    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Kadastro sonucu ... Köyü çalışma alanında bulunan 158 ada 16 parsel sayılı 13.268,86 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmaması nedeniyle arsa vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, beyanlar hanesine üzerindeki evlerin ..."ya ait olduğu şerhedilmiştir. Davacı ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece; 158 ada 16 parsel sayılı taşınmaz 1956 ve 1962 yıllarında 50 nolu Toprak Tevzi Komisyonunca köy yerleşim yeri içerisinde kalıp, evveliyatta davacının murisi Halil Karşıkaya" ya ait iken ölümü ile mirasçılar arasında yapılan harici ve rızai taksim neticesinde davacı ..."ya isabet ettiği, davacının ve muris Halil"in eklemeli zilyetlik süresinin 20 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla zilyet edildiği, zilyetliğinin kesintiye uğramadığı, davacının Sulh Ceza Mahkemesince yargılanmasının ve Kaymakamlıkça verilen tecavüzün önlenmesine ilişkin idari kararın zilyetlik süresini kesmediği, zilyetlik şartlarının davacı yararına oluştuğu gerekçeleri ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; davacının köy yerine tecavüz nedeni ile ceza aldığı ve kaymakamlıkça davacı aleyhine men kararı verildiği sabit olmasına rağmen, ceza davasına ve men kararına konu yer ile dava konusu yerin aynı yer olup olmadığı kroki ve paftanın çakıştırılması suretiyle bilirkişiden rapor alınmak suretiyle belirlenmemiş, davacının çekişmeli taşınmazı Hazine"den satın almak amacıyla Hazine"ye bir başvurusu bulunup bulunmadığı tam olarak araştırılmamış, taşınmazın evveliyatında köy boşluğu olup olmadığı ve davacı ve murisinin taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin süre ve niteliği kesin olarak belirlenmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca doğru sonuca varılabilmesi için; Mahkemece, öncelikle davacının dava konusu taşınmazı Hazineden satın almaya yönelik bir talebinin olup olmadığı belirlenmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, fen bilirkişi ve ziraat mühendisinden oluşan bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır. Taşınmazın başında yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve taraf
    tanıklarından, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, köy boşluğu olup olmadığı, kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde aykırılık giderilmeye çalışılmalı, ziraat bilirkişisinden taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini belirten ve önceki raporu da irdeler şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, HMK"nın 290/20. maddesi uyarınca birlikte keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip mahkemece onaylandıktan sonra dosya arasına konulmalı, keşfi takibe imkan verir şekilde, ceza davasına ve men kararına konu yer ile dava konusu yerin aynı yer olup olmadığı hususunda kroki ve paftanın çakıştırılması suretiyle hazırlanacak ayrıntılı rapor fen bilirkişisine düzenlettirilmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, belirtilen hususlar gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 22.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi