13. Ceza Dairesi 2019/9332 E. , 2020/592 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Tanık ...’in soruşturma aşamasında olayı öğlen vakti gördüğünü belirttiği kovuşturma aşamasında da standı akşama kadar kullandığını ve akşam saatlerinde standı alıp gittiğine ilişkin beyanı dikkate alındığında olayın gerçekleştiği vaktin tam olarak tespit edilememesi sebebiyle tebliğnamedeki 143 uygulanmasına yönelik bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların çalmış oldukları tezgahı dava açılmadan önce müştekiye iade ettikleri ancak müştekinin tezgah açamaması sebebi uğradığı zararın karşılanması halinde etkin pişmanlık hükümlerine rıza gösterdiği istediği görülmekle mahrum kalınan zararın değil suça konu eşyanın hasarlı şekilde müştekiye iade edildiği anlaşıldığından öncelikle soruşturma evresinde gerçekleşen kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası olup olmadığı sorularak sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK"nın 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanıkların müştekiye ait seyyar standını müştekiyi daha önceden tanıdıkları ve suç tarihinde kullanmadığını görmeleri üzerine aldıkları, kullanıp geri vereceklerini beyan eden savunmaları ve polislerin durumu haber vermesi akabinde tekrar standı müştekiye iade ettiği dikkate alındığında sanıklar hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK"nın 146. maddesinin uygulama olanağının tartışılmaması,
3-TCK’nın 146. maddesine uyduğuna karar verilmesi halinde hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK"nın 146/1. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK"nın 7/2. maddesi uyarınca; ""suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur."" hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK"nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre;
1- Müştekiye ait seyyar 2 metre boyunda 1 metre genişliğindeki delikli standın adet ve kullanım gereği açıkta bırakılmış eşya olarak kabul edilemediği suç tarihinde de herhangi bir yere kilitli ve muhafaza altına alınmadığı görülmekle eylemin TCK’nın 141. maddesine uyduğu gözetilmeden sanık hakkında yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla ceza tayini,
2-Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK"nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında;TCK"nın 7/2. maddesi uyarınca; ""Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur."" hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK"nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 14/01/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.