Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2019/226
Karar No: 2019/474

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2019/226 Esas 2019/474 Karar Sayılı İlamı

Hukuk Genel Kurulu         2019/226 E.  ,  2019/474 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece)


    Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince yapılan yargılaması sırasında, davacı vekili tarafından verilen 05.11.2018 tarihli dilekçe ile, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Başkanı Sadık Demircioğlu hakkında hakimin reddi talebinde bulunulması üzerine reddi istenen Daire Başkanı Sadık Demircioğlu"nun katılımı olmaksızın Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Heyeti tarafından dosyadaki talep ve dilekçelerin incelenmesi sonucunda;
    “…Davacı vekili 05.11.2018 tarihli dilekçesinde özetle; işbu davada ihbar olunan sıfatıyla yer alan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi başkan ve üyeleri tarafından 2012/10325 E, 2012/17301 K. sayılı dosyada yapılan yargılama sırasında, adı geçen dairenin tetkik hakimlerince heyete sunulan takrir raporunun getirtilmesi talebinin yasal hiçbir neden olmadan Dairemizce verilen ara kararı ile reddedildiğini, bu ara kararların oluşumunda Daire Başkanı Sadık Demircioğlu"nun konumu gereği heyet üyeleri üzerinde hukuka aykırı bir şekilde nüfuz kullandığını iddia ederek, davaya bakmaktan çekilmesini talep etmiştir.
    Hâkimin reddi talebinde bulunan davacı vekilinin işbu talebini içeren dilekçesi davalı yana tebliğ edilmiş, davalı hazine vekili 08.11.2018 havale tarihli dilekçesinde özetle; adı geçen hâkimin davadan çekilmesini gerektirir herhangi bir neden bulunmadığını, bu nedenle talebin reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
    Reddi istenen Daire başkanı 09.01.2019 tarihli düşünce yazısında özetle; ret sebeplerinin Kanuna uygun olmadığını, bu nedenle kabul edilmemesi gerektiğini beyan etmiştir.
    Talep, Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 36. ve müteakip maddeleri kapsamında hâkimin reddi istemine ilişkindir. Anılan yasa maddesinde hangi hallerde hâkimin reddinin talep edilebileceği gösterilmiş olup, hakimin reddi talebinde bulunan davacının ret gerekçesi olarak gösterdiği hususlar yasada gösterilen hiçbir nedene uymamaktadır. Bu nedenle hâkimin reddi talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
    HÜKÜM: Ayrıntı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
    1-HMK"nın 36. maddesinde belirtilen şartlar bulunmadığından davacının hâkimin reddi talebinin REDDİNE,
    2-Hakimin Reddi talebinde bulunan hakkında takdiren disiplin para cezası tayinine yer olmadığına,”
    dair oybirliği ile verilen 15.01.2019 tarihli ve 2016/54 E. sayılı ara karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.



    HUKUK GENEL KURULU KARARI

    Davacı tarafın temyiz isteminin süresinde olduğunun anlaşılmasından ve dosyadaki tüm belgelerin okunmasından sonra gereği düşünüldü:
    Dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
    Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince yapılan yargılaması sırasında, davacı vekili tarafından verilen 05.11.2018 tarihli dilekçe ile “hâkimlerin sorumluluğu davasının en kritik ve stratejik delili olan, ihmal ve ihlalleri ortaya çıkaracak mahiyette bulunan Yargıtay tetkik hâkimleri raporlarının celp edilmesine ilişkin isteklerinin haklı gerekçe gösterilmeksizin reddedilmesine dair kararların, dairenin işleyişindeki görev, yetki ve sorumlulukları nedeniyle Daire Başkanının mesleki menfaatleri çeliştiği” iddialarıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Başkanı Sadık Demircioğlu hakkında hâkimin reddi talebinde bulunulması üzerine reddi istenen Daire Başkanı Sadık Demircioğlu"nun katılımı olmaksızın Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Heyeti tarafından “talebin HMK"nın 36. ve müteakip maddeleri kapsamında hâkimin reddi istemine ilişkin olduğu, anılan yasa maddesinde hangi hâllerde hâkimin reddinin talep edilebileceği gösterilmiş olup hâkimin reddi talebinde bulunan davacının ret gerekçesi olarak gösterdiği hususların yasada gösterilen hiçbir nedene uymadığı” gerekçesi ile reddi hâkim talebinin reddine dair ara karar verilmiştir. Ara karar davacı vekili tarafından temyiz edilmektedir.
    Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında öncelikle, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla yaptığı yargılama sırasında davacının HMK"nın 36. maddesine uygun bulunmayan hâkimin reddi talebinin reddine dair verilen ara kararın temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılmasının mümkün olup olmadığı hususu ön sorun olarak tartışılmış ve değerlendirilmiştir.
    2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun “Çalışma Usulleri” başlıklı 39. maddesinde;
    “Yargıtay daireleri ile kurulları oylamaya katılacakların tümünün hazır bulunması veya bu Kanunla belli edilen çoğunluğun meydana gelmesi hâlinde toplanır.
    Görüşmeler gizli olur. Daire ve kurullarda kararlar çoğunlukla verilir. Özel hükümler saklıdır.
    Dairelerin veya genel kurulların başkan ve üyeleri reddolunabilirler. Ret hususundaki istemler, reddedilen başkan veya üye katılmaksızın ilgili daire veya genel kurullarca incelenerek kesin karara bağlanır. Daire ve kurulların toplantılarını engelleyen toplu ret istemleri dinlenmez.”
    Hükmü yer almaktadır.
    Bu hükümde Dairelerin başkan ve üyeleri hakkında ret hususundaki istemlerin reddedilen başkan veya üye katılmaksızın ilgili dairesince incelenerek kesin olarak karara bağlanacağı belirtilmektedir.
    Her ne kadar hâkimin hukuki sorumluluğundan kaynaklanan somut davada Yargıtay 4. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapılmakta ise de, 6100 sayılı HMK’nın 47. maddesi gereğince “ilgili hukuk dairesi” olması sebebiyle kendisine verilen görev kapsamında yine Yargıtay Daire başkan ve üyeleri sıfatıyla yargılama yaptıkları, heyetin bir başkan ve dört yüksek hâkimden oluştuğu hususu da her türlü duraksamadan uzaktır. Çalışma usulü bakımından özel bir kanun olan Yargıtay Kanunu"ndaki düzenlemelere tâbi olduğu kuşkusuzdur. Nitekim anılan Kanun"un 39. maddesinde bu konu açık bir şekilde belirlenmiştir.
    Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, Yargıtay Kanunu"nun 39. maddesinin Yargıtay dairelerinin temyiz mahkemesi olarak görev yaptığı işlere ilişkin olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesi olarak bakılan işlerde geçerli olmayacağı, ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktıkları davada Yargıtay daire başkan ve üyelerinin reddine ilişkin taleplerin Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre incelenmesi gerektiği kanaatiyle, inceleme konusu ara kararının içerik itibariyle kesin olmadığı görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.
    Şu hâlde; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla yaptığı yargılama sırasında davacı vekilinin Daire Başkanı Sadık Demircioğlu hakkında hâkimin reddi talebinde bulunması üzerine reddi istenen Başkanın katılımı olmaksızın Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Heyeti tarafından Daire Başkanı Sadık Demircioğlu"na yönelik reddi hâkim talebinin reddine dair verilen ara karar, Yargıtay Kanunu’nun 39/3. maddesi gereğince kesin nitelikte olduğundan, anılan ara karara karşı davacı vekili tarafından temyiz yasa yoluna gidilmesi mümkün değildir.
    Hâl böyle olunca, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, istek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 18.04.2019 tarihinde yapılan ikinci görüşmede oy çokluğu ile kesin olarak karar verildi.








    KARŞI OY

    Hâkimin hukuki sorumluluğu nedeniyle açılacak davalar 6100 sayılı HMK 46 ila 49. maddelerde düzenlenmiş ancak bu konuda Yargıtay’da ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülecek davalara ilişkin ayrıntılı usul kurallarına yer verilmemiştir.
    Bu davalarda uygulanacak usule ilişkin 14.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 2802 sayılı Kanunun 93/A maddesinde bazı usul kuralları yer almakta idiyse de bu madde 12.12.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6526 sayılı kanunun 19. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından bu usul kuralları da uygulanamaz hale gelmiştir.
    2797 sayılı Yargıtay Kanununda da Yargıtay’ın ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı davalar yönünden uygulanacak usule ilişkin düzenlemeler bulunmamaktadır. Yargıtay Kanunu 39, 40 ve 41. maddede dairelerin çalışma usulleri düzenlenmiş ise de bu hükümler Yargıtay’ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı işlere ilişkin olmayıp temyiz mahkemesi olarak baktığı işlere ilişkindir. Genel esasların düzenlendiği 39. maddede görüşmelerin gizli olacağından söz edilmesi de bunu açıkça göstermektedir. Bu nedenle 39. maddede yer alan dairelerin veya genel kurulların başkan ve üyelerinin reddolunabileceği, ret hususundaki istemlerin, reddedilen başkan veya üye katılmaksızın ilgili daire veya genel kurullarca incelenerek kesin karara bağlanacağı, daire ve kurulların toplantılarını engelleyen toplu ret istemlerinin dinlenmeyeceği düzenlemesinin de Yargıtay’ın temyiz mahkemesi olarak baktığı işlere ilişkin uygulanacak bir hüküm olduğunun kabulü gerekir.
    Uygulanacak usulü olmaksızın bir hukuk davasının görülebilmesi mümkün değildir. Yargıtay"ın ilk derece mahkemesi olarak bir davaya bakması temyiz incelemesi olmayıp bir davanın görülmesi olduğundan davanın açılıp yürütülmesi, ön inceleme, tahkikat, delillerin toplanması, sözlü yargılama gibi dava işlemlerinin de davanın görülmesine ilişkin usul kurallarına göre yürütülmesi gerekir. Bu konu Yargıtay Kanununda özel kurallarıyla düzenlenmediğinden HMK’ya göre açılan bu davalara yine HMK’da yer alan usul kuralları uygulanarak davanın görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. HMK kuralları uygulanacağından ilk derece mahkemesi olarak bu davayı gören Yargıtay daire başkan ve üyelerinin reddi talepleri de HMK hükümlerine göre incelenmelidir.
    HMK’da yer alan düzenlemeler ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi hakimlerinin reddine ilişkin ise de ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Yargıtay daire başkan ve üyelerinin reddedilemeyeceğine dair istisna bulunmadığından kıyasen HMK hükümleri uygulanmalıdır. Bu kararlar yönünden HMK 43. maddede istinaf, 44. maddede temyiz düzenlenmiş olup Yargıtay kararlarının istinafından da söz edilemeyeceğinden bölge adliye mahkemesi başkan ve üyeleri yönünden ilk derece mahkemesi olarak gördükleri işler için dahi verilen kararlar nedeniyle 44. maddede öngörülen temyiz yolunun da bu davada ilk derece mahkemesi hakimi sıfatıyla görev yapan Yargıtay üyelerinin reddi taleplerinde verilen kararlar için de uygulanacağının kabulü gerekir. Yasa yolu incelemesini mümkün kılan bu yorumun benimsenmesi eşitlik ve adil yargılanma ilkesi yanında HMK sistematiğine de uygun bir sonuç olacaktır.
    Belirttiğimiz nedenlerle temyiz incelemesi yapılması gerektiği görüşünde olduğumuzdan kararın kesin olduğu ve temyiz edilemeyeceği yönünde olan değerli çoğunluk görüşüne katılamıyoruz.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi