Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/3456
Karar No: 2015/8542
Karar Tarihi: 28.12.2015

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/3456 Esas 2015/8542 Karar Sayılı İlamı

23. Hukuk Dairesi         2015/3456 E.  ,  2015/8542 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    Taraflar arasındaki kooperatif üyelik sözleşmesinin feshi ve aidatların iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    - K A R A R -

    Davacı vekili, müvekkilinin 1997 yılında davalı kooperatife üye olduğunu, genel kurul kararları ile belirlenen aidat tutarlarını kooperatifin banka hesabına makbuz karşılığında ödediğini, ödenen toplam tutarın 41.486,00 TL olduğunu, çekilen kur"ada davacıya A-20 Blok, 8. kat 33 numaralı dairenin isabet ettiğini, ancak söz konusu binaya ilişkin henüz inşaatın temelinin dahi atılmadığını, davalı kooperatife yapmış olduğu sözlü başvurulardan da olumlu cevap alamadığını, Yargıtay"ın yerleşik içtihatlarına göre aradan geçen uzun zamanın artık davacının tahammül sınırlarını aştığını, bu suretle davalı kooperatifin sözleşme ile yüklendiği edim borcunu ifada temerrüde düştüğünü, yapılacak inşaatın temelinin dahi atılmamış olmasının davacı açısından haklı nedenle üyelik sözleşmesinin feshine sebebi oluşturduğunu ileri sürerek, haklı sebeple üyeliğin feshini ve ödenen 41.486,00 TL"nin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, davacının usulüne uygun olarak kooperatif üyeliğinden istifa dilekçesi vermediğini, kooperatif anasözleşmesinde üyelikten istifa şeklinin belirtildiğini, yapmış olduğu aidat ödemelerini peşin tahsil etme çabası içine girdiğini, davacının üyeliği sona erdikten sonra kendisine anasözleşme hükümlerine göre ödeme yapılabileceğini, muaccel olmuş bir alacağın olmadığını, davacı gibi başka üyelerin de daire almak için beklediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı kooperatife 1997 yılında üye olduğu, halen üyeliğinin devam ettiği, dava tarihine kadar 41.655,00 TL aidat ödemesi yaptığı, davacıya kur"a ile isabet eden dairenin henüz yapımının tamamlanmadığı, davacıya tazminata hükmedebilmek için tüm kooperatif ortaklarına tahsis edilen dairelerin inşaatın tamamlanmış, teslimatlarının yapılmış olması ve bunun yanında davacıya herhangi bir konut tahsisinin yapılmamış olması ve ayrıca tahsis edilecek konutun da bulunmamasının gerektiği, davacıya talep ettiği aidatlar toplamının faiziyle birlikte iadesinin mümkün olmadığı, davalı kooperatifçe tüm ortaklara konut tesliminin yapılıp bitirilmediği, bunun yanında alınan bilirkişi raporlarına göre 65 üye ve arsa sahiplerine henüz konut tesliminin yapılmamış olduğunun anlaşıldığı, davacının kendisine tahsis edilmesi gereken dairenin uzunca bir süre geçmesine rağmen tahsis edilmediğini düşünüyor ise her zaman vereceği bir istifa dilekçesi ile kooperatiften istifa etmesinin mümkün olduğu, bunun dışında davacının davalı kooperatiften üyeliğinin feshini gerektirecek haklı nedenin bulunmadığı, kooperatif üyeliği devam ettiğinden ödenen tüm aidatların faiziyle istenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
    1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    2-Dava, davalı kooperatif üyeliğinin feshi ve çıkma payının tahsili istemine ilişkindir.
    04.06.1958 gün ve 15/6 sayılı İBK"da da belirlendiği gibi, HMK"nın 24/1, 25, 26, ve 33. (HUMK"nın 72, 74, 75 ve 76.) maddeleri gereğince hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve bunlara bağlı netice-i taleplerle bağlı ve fakat hukuki tavsiflerle bağlı olmayıp, kanunları re"sen uygulamakla ve neticeye vardırmakla yükümlüdür.
    Her ne kadar davacı tarafça, kooperatif ortaklığı, Borçlar Kanunu"nda düzenlenmiş, iki tarafa borç yükleyen sözleşmelere benzetilerek, davalı kooperatifin temerrüdü nedeniyle ortaklığın feshi istenmiş ise de, kooperatif ortaklığı ile ilgili ilke ve kurallar özel kanun niteliğindeki 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nda düzenlenmiş olup, kooperatif ortaklığının feshinin mümkün olmadığını, davacının talebinin kooperatif ortaklığından ayrıldığının tespiti istemine yönelik olduğunun, kooperatif ortaklığından istifanın da, aynı kanunda düzenlenen şekli kurallar uygun olarak mümkün olduğunun kabulü gerekir.
    1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 13. maddesinde ortağın anasözleşmeye uygun olarak istifa etmesine rağmen kooperatifin istifayı kabulden kaçınması halinde ortağın çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirmesi halinde çıkmanın gerçekleşeceği düzenlenmiş olup, davacı kooperatif anasözleşmesinin 13. maddesinde de bu hükme paralel bir düzenleme yer almıştır. Ortağın istifa bildirimi yenilik doğurucu nitelikte olup, kooperatife ulaştığı anda sonuç doğurur. Yukarıda anılan 13. maddenin yazılış biçimi ortağın istifasının kooperatifçe kabulünü gerekli kıldığı izlenimi yaratmakla beraber noter aracılığı ile yapılan bildirime özel önem verilmek suretiyle, noter aracılığı ile yapılan bildirimin kabulünün gerekli bulunmadığı vurgulanmıştır. Bu durumda ortağın yenilik doğurucu nitelikteki istifa iradesini ilk olarak noter vasıtasıyla kooperatife duyurması ortaklıktan çıkmanın gerçekleşmesi için yeterlidir.
    Somut olayda, davacı tarafça dava tarihinden önce davalı kooperatife istifa bildirimi tebliğ edilmemiş ise de, dava dilekçesinde yer alan, "müvekkilinin kooperatif üyeliğinin devam etmesi kendisinden beklenmez." ibareleri ile ödediği aidatları talep etmesinin, istifa bildirimi niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.
    Bu durumda mahkemece, davacının noter aracılığıyla kooperatife duyurmasının ortaklıktan çıkmasının gerçekleşmesi için yeterli olduğu, somut olayda dava dilekçesinin tebliği ile istifa iradesinin kooperatife ulaştığı ve üyeliğinin sona erdiğinin kabulü gerektiği, ortaklıktan ayrılmış olduğunun tespitini talep etmekte hukuki yararının kalmadığı gerekçesiyle, bu istem yönünden davanın HMK"nın 114/1-h ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine, çıkma payı alacağı yönünden ise istifanın gerçekleştiği tarih gözetildiğinde dava tarihi itibariyle çıkma payı alacağının henüz muaccel olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken, üyeliğinin devam ettiğinin kabulü ile yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ise de karar sonucu itibariyle doğru olduğundan, HUMK"nın 438/son maddesi uyarınca hükmün gerekçesi değiştirilerek, hüküm fıkrasında yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK"nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının gerekçesi değiştirilerek ve hüküm fıkrasının 1. bendindeki "davasının" ibaresi çıkartılarak, yerine "üyeliğin feshine ilişkin davasının usulden, çıkma payına ilişkin davasının erken açılması sebebiyle" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi