19. Ceza Dairesi 2019/5075 E. , 2020/18569 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Nakil Aracının İadesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin nakil aracının iadesine ilişkin hükümle sınırlı olduğu gözetilerek, sanığın ve katılan ... İdaresi vekilinin temyizine ilişkin yapılan incelemede;
1)Rapor tarihi olan 25/12/2013 tarihi itibariyle 2013 yılı Bitlis Adli Yargı Komisyonu bilirkişi listesinde yer almayan ve düzenlediği rapor gerekçeli hükme esas alınan Makine Mühendisi bilirkişisi hakkında kimlik ve yemin tespit tutanağının düzenlenmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK."nun 64. maddesine muhalefet edilmesi,
2)Sanığın, 26/11/2013 tarihli dilekçesinde 10 yıldır ağır şizofreni hastası olduğunu ve psikolojik tedavi gördüğünü belirtmesi, dosyaya sunduğu Batman Bölge Devlet Hastanesinin 19/02/2010 tarihli özürlü sağlık kurulu raporunun onaysız fotokopisinde, teşhisin "şizofreni tedavi ile çalışma olanağı vermeyen" şeklinde belirtilmesi karşısında; sanığın daha önce tedavi gördüğü kurumlardan tüm tedavi evrakları temin edilerek, suç tarihi itibariyle ve halen 5237 sayılı TCK"nin 32/1-2. maddeleri kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan, tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden veya Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından sağlık kurulu heyet raporu aldırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Kabule göre;
1- Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun"un 62. maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun"un 5. maddesi uyarınca, kovuşturma aşamasında ""etkin pişmanlık"" hükümlerinin uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, dosya içerisinde KEMTV"nın bulunmadığı nazara alınarak suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin tespit edilmesi suretiyle; 5237 sayılı TCK"nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2) Sanığın sevk ve idaresindeki araçta ambalajında bandrol bulunmayan 2250 karton sigara ele geçirilen uyuşmazlıkta suça konu eşyanın miktarı itibarıyla temel cezada teşdit uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Suçta kullanılan nakil aracının kayden maliki olarak görünen ..."un aracı sanık ..."ya haricen sattığını, paranın 5000 TL.sini peşin aldığını, geri kalan parayı arabaya el konulması nedeniyle alamadığını, arabanın devrinin halen kendisinde olduğunu beyan etmesi karşısında; dava konusu eşyanın, taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturması, kaçak eşyanın değeri ile müsaderesine karar verilen nakil vasıtasının değeri göz önüne alındığında, müsaderesinin 5237 sayılı TCK.nun 54/3. maddesi kapsamında hakkaniyete de aykırı olmayacağı gözetilerek müsaderesi yerine yazılı şekilde iadesine karar verilmesi,
4) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK"nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
5) Dava konusu eşyanın müsaderesi ile yetinilmesi gerekirken söz konusu eşyanın tasfiyesine de hükmolunması,
6) Suç tarihi itibarıyla uygulanması gereken 6455 Sayılı Kanun ile değişik 5607 Sayılı Kanun kapsamında TAPDK’nin davaya katılma hakkı bulunmadığı gözetilmeksizin davaya katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ile katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nin 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın CMUK"nın 326/son maddesi gereğince cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.