17. Ceza Dairesi 2016/1655 E. , 2018/4871 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün, 15/08/2013 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, ancak muhatabın adreste bulunmama sebebinin tebliğ evrakına yazılmaması ve tebliğ evrakından da adresin MERNİS adresi olduğunun anlaşılmaması nedeniyle, yapılan tebliğ işlemi 7201 sayılı Tebligat Kanunu"nun 21/1 ve 23/7. maddeleri ile Tebligat Kanunu"nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik"in 35/1-f. maddesine aykırı olduğundan geçersiz olduğu, sanık ..."nin öğrenme üzerine verdiği 03/04/2014 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek ve temyiz isteminin reddine ilişkin Fatsa 1. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 10/04/2014 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
I-Sanık hakkında katılan ..."ya ve katılanlar Saliha Buldu ile ..."ya yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
UYAP"tan alınan güncel adli sicil kaydına göre, sanık hakkında İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 1995/72 Esas, 1995/1057 Karar numaralı, 29/11/1995 tarihinde kesinleşen ilamının infaz edilmediğinin anlaşılması karşısında, anılan ilamın infaz tarihini gösterir onaylı örneğinin getirtilerek sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi; ayrıca Anayasa Mahkemesi"nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Kararı ile TCK"nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibariyle infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık ..."nin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında katılan ..."ya ve katılanlar ... ... ile ..."ya yönelik konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 15.04.2014 tarih, 2013/13-136 Esas ve 2014/193 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, ""...Soruşturma aşamasında elde ettiği delillerden ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, düzenlenen iddianame ile CMK’nın 225/1. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık; iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve delillerini sunabilmelidir. CMK"nın 226. maddesindeki düzenlemeyle iddianamede anlatılan eylem değişmemiş olduğunda, kanun koyucu o eylemin hukuksal niteliğinde değişiklik olmasını "yargılamanın sınırlılığı" ilkesine aykırı görmemiş, bu gibi hallerde sanığa ek savunma hakkı verilerek değişen suç niteliğine göre bir hüküm kurulmasına imkan sağlamıştır. Bu düzenlemenin bir sonucu olarak mahkeme, eylemin hangi suçu oluşturacağına ilişkin nitelendirmede iddia ve savunmayla bağlı değildir. Örneğin, iddianamede hırsızlık olarak nitelendirilen eylemin suç eşyasının kabul edilmesi suçunu oluşturacağı görüşünde olan mahkemece, sanığa ek savunma hakkı da verilmek suretiyle bahse konu suçtan hüküm kurulabilecektir. İddianamede anlatılan ve kapsamı belirlenen olayın dışında bir fail ve fiilin yargılanması söz konusu olduğunda ise, suç duyurusunda bulunulması ve iddianame ile dava açılması halinde gerekli görülürse her iki iddianame ile açılan davaların birleştirilmesi yoluna gidilebilecektir..."" şeklindeki kararı göz önüne alındığında, sanık ... hakkında sadece TCK"nın 141/1. maddesinde düzenlenen suçtan cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, ancak sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5271 sayılı CMK"nın 170/3 ve 225/1. maddelerinde öngörülen yöntem ve biçime uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden, sanığın atılı suçtan hükümlülüğüne karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-UYAP"tan alınan güncel adli sicil kaydına göre, sanık hakkında İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 1995/72 Esas, 1995/1057 Karar numaralı, 29/11/1995 tarihinde kesinleşen ilamının infaz edilmediğinin anlaşılması karşısında, anılan ilamın infaz tarihini gösterir onaylı örneğinin getirtilerek sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-T.C. Anayasa Mahkemesi"nin, TCK"nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK"nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ..."nin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa"nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK"nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 09/04/2018 günü oybirliğiyle karar verildi.