Hukuk Genel Kurulu 2017/814 E. , 2018/928 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki “menfi tespit ve istirdat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Bilecik 2. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 09.01.2014 gün ve 2013/23 E., 2014/6 K. sayılı karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 02.06.2014 gün ve 2014/6924 E., 2014/10345 K. sayılı kararı ile,
“…Davacı vekili; davalı tarafından müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yapıldığını, takip dayanağı bononun davalıdan alınan pimapen malzeme karşılığı verildiğini ve bono bedelinin taksitler halinde ödendiğini, davalının bedeli ödenen bonoyu iade etmediği gibi takibe koyarak mükerrer tahsilat yaptığını, davalı ......Ltd. Şti."nin unvan değişikliği yaparak .....Ltd. Şti. unvanını aldığını belirterek söz konusu bono nedeniyle müvekkilinin maaşından yapılan 3.819,00 TL mükerrer tahsilatın davalılardan müteselsilen istirdatına, takip dosyasında bakiye borç olarak gözüken 718,00 TL yönünden ise müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Temsilcisi; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ......Ltd. Şti. unvan değişikliği yaparak .....Ltd. Şti. unvanını almış ve bu keyfiyet 08/03/2011 tarihinde ticaret siciline tescil edilmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından satın aldığı malzeme bedellerinin 10 taksit halinde ödendiği, yapılan ödemeye rağmen senedin davacıya iade edilmediği ve takip konusu yapılarak davacıdan 3.819,65 TL mükerrer tahsilat yapıldığı gerekçesiyle taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek davacının takip konusu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, mükerrer yapılan 3.819,00 TL tahsilatın davalıdan istirdatına karar verilmiş, hüküm davalı .....Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyaya sunulan tahsilat makbuzlarında imzaları bulunan ... ve ..."in davalı şirket adına para tahsiline yetkili olup olmadıkları araştırılmadan mahkemece bu kişilerin sırf davalı şirkette çalıştıkları kabul edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir,…”
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı ...Yapı İnşaat Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından, müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlattığını, takip kesinleştikten sonra davacının maaşının 1/4"ü üzerine haciz konulduğunu, davacının 01.09.2010 tarihinde davalılardan Bilecik ... San. ve Tic. Ltd. Şti."nin Bozüyük şubesinden evine 5 adet cam çerçeve ve 2 adet topal kapı aldığını, Bozüyük şubesi tarafından malzemelerin müvekkilinin evine takıldığını, malzeme karşılığı olarak belirlenen bedelin 10 eşit taksitte ödenmesi konusunda anlaşmaya varıldığını, müvekkili tarafından davalı şirketin Bozüyük şubesine 01.09.2010 düzenleme tarihli 2.800,00 TL bedelli senedin imzalanarak verildiğini, müvekkilinin taahhüt ettiği şekilde davalı şirketin Bozüyük şubesine her ay düzenli ödeme yaptığını, buna ilişkin tahsilat makbuzlarını şirket çalışanı ... ve ..."in imzalayarak müvekkiline verdiğini, ödemelerini bitirdikten sonra senedin iadesini istemesine rağmen Bozüyük ... şubesindeki ...’in, senedin şirket merkezinde olduğunu, dekont verildiği için bir sıkıntı çıkmayacağını söyleyerek senedi iade etmediğini, senedin davalı ...Yapı İnşaat Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı şirketin Bozüyük şubesine yapılan ödemeler bittikten sonra icra takibine konulduğunu, Özgüzeller Yapı İnşaat Taahhüt San. ve Tic. Ltd Şti"nin ciranta olduğunu ve Bilecik ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile yetkililerinin aynı kişiler olduğunu, icra takibi nedeniyle haksız olarak mükerrer tahsilat yapıldığını ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile maaşından mükerrer olarak tahsil edilen 3.819,00 TL"nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bakiye 718,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının Bilecik ... San. ve Tic. Ltd. Şti."den bir kısım malzeme satın aldığı, aldığı malzeme bedelinin toplamda 2.800,00 TL olduğu, bedelinin de 10 eşit taksit hâlinde ödenmesinin kararlaştırıldığı, davacının sunduğu tahsilat makbuzlarına göre borcun tamamının ödendiği, buna rağmen Bilecik ... San. ve Tic. Ltd Şti. yetkilisinin, davacıya senedi iade etmediği, bu arada şirketin unvanı değişerek ...Yapı İnşaat Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, senedin aslında aynı şirket olmasına rağmen Bilecik ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ...Yapı İnşaat Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti."ye ciro edildiği, şirketin bu unvan ile davacı aleyhinde icra takibi başlattığı, senet bedelinin tamamının ödenmiş olmasına rağmen davacı hakkında icra takibi başlatılmasının haksız olduğu, davacının, daha önce senet bedelini ödemiş olmasına rağmen icra tehdidi altında yeniden ödemek zorunda kaldığı gerekçesiyle, davacının, 2.800,00 TL bedelli senetten ve henüz ödenmeyen 718,00 TL bedelden dolayı borçlu olmadığına, icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı 3.819,00 TL"nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde açıklanan gerekçelerle bozulmuştur.
Yerel Mahkemece, davacının sözleşme ile davaya konu cam ve çerçeveleri satın aldığı ve bu cam ve çerçevelerin montajını yapan kişinin ... olduğu, bu kişinin satış tarihinde davalı şirketin Bozüyük şubesi yetkilisi olduğu, sözleşmeye konu malzemeleri davacıya satan, monte eden ve sonra da tahsilat yapan ..."in davalı şirket adına para tahsil etme yetkisinin bulunmadığının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, satış ve aynı zamanda montaj yetkisi olan bir şube yetkilisinin üçüncü kişi olan müşteri ile ilişkisinde ana şirketi temsil ettiğinin kabul edildiği, hakkaniyetin de bunu gerektirdiği, aksinin hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracağı, ...’in soruşturma aşamasındaki ifadesinde davacının bedeli eksiksiz ödediğini de açıkça beyan ettiği, yine davalı şirketin yetkilisi ...’in soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde, ..."in para tahsil etme yetkisinin bulunduğu, şirketlerinin Bozüyük"teki şubesi olduğunu kabul ettiği, şubenin iş ve işlemlerinden ana şirketin de hukuken sorumlu olduğu, tahsilat makbuzlarında imzası bulunan ...’in de davalı şirketin Bozüyük şubesinde çalıştığı, iyi niyetle borcunu ödediği sabit olan davacının firma çalışanının tahsil yetkisinin bulunup bulunmadığını araştırmasının kendisinden beklenemeyeceği, davalı şirketin tahsilat yapan kişilerin tahsile yetkili olmadıkları yönünde bir iddiasının da olmadığı, temyiz incelemesinde ise bu durumun bozma nedeni yapılmasının iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı olduğu, davalı şirketin yetkilisinin de açık beyanı ile ödemelerin yapıldığını soruşturma dosyasında ikrar etmiş olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık: somut olayda tahsilat makbuzlarında imzası bulunan ... ve ...’in davalı şirket adına para tahsil etmeye yetkili olup olmadıklarının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Tahsilat makbuzlarında imzası bulunan ... soruşturma aşamasında verdiği 10.10.2012 ve 02.04.2013 tarihli ifadelerinde, kendisinin satış zamanında davalı şirketin Bozüyük sorumlusu olduğunu, davacının kendisine satılan malzemeler karşılığında 2.800,00 TL bedelli senet verdiğini, senet bedelini taksitler hâlinde ödediğini ve borcunun bulunmadığını beyan etmiştir.
Yargılama aşamasında tanık olarak dinlenen davalı şirket çalışanı ... ise davacının aldığı malzemelerin bedelini taksitler hâlinde ödediğini ifade etmiştir.
Somut olayda davacının evinde kullanılmak üzere aldığı malzemeler nedeniyle davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye 01.09.2010 düzenlenme tarihli ve 2.800,00 TL bedelli senet verdiği ve taksitler hâlinde toplamda 2.800,00 TL ödeme yaptığı dosyaya sunulan tahsilat makbuzları ile sabittir. Tahsilat makbuzlarının incelenmesinde, makbuzların başlık kısmında davalı şirketin önceki unvanı Bilecik ... San. ve Tic. Ltd Şti. yer almakta olup, makbuzlarda imzası bulunan ... ve ... ise davalı şirket çalışanlarıdır.
Diğer taraftan takibe konu senedin lehdarı Bilecik ... San. ve Tic. Ltd Şti. olup senet, bu şirket tarafından ...Yapı İnşaat Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti."ye ciro edilmiş ardından ...Yapı İnşaat Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından davacı hakkında icra takibi yapılmıştır. Dosya içerisinde yer alan Bilecik Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 12.08.2013 tarih ve 2013/1713 sayılı yazısında Bilecik ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 03.03.2011 tarih ve 28 sayılı ortaklar kurulu kararı ile ...Yapı İnşaat Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak değiştirildiği belirtilmiş olup, senet lehdarı ile senedi ciro ile devralan ve davacı hakkında icra takibi başlatan şirket aynı şirkettir.
Görüleceği üzere, davacı davalı şirketten aldığı malzemelerin bedelini taksitler hâlinde ödediği, davalı şirketin anketli tahsilat makbuzlarında imzası bulunan ...’in davalı şirket adına para tahsil etme yetkisinin bulunduğunun kabulü gerektiği, ...’in de davalı şirket çalışanı olduğu, icra takibi ile senet bedelini ödeyen davacıdan mükerrer olarak tahsilat talebinde bulunulduğu ve davacının borçlu olmadığı anlaşılmaktadır.
Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında, davacıdan tahsilat yapan ...’in davalı şirketin bayisi mi yoksa davalı şirket çalışanı mı olduğunun belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi, direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.
Hâl böyle olunca, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, direnme kararında açıklanan nedenlere göre direnme kararı usul ve yasaya uygun olup onanması gerekir.
S O N U Ç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı (230,55 TL) harcın temyiz edenden alınmasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesine göre, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440-III/1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 18.04.2018 gününde oy çokluğu ile karar verildi.