15. Ceza Dairesi 2018/8951 E. , 2019/2671 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1)Sanık ... hakkında:
a- Resmi belgede sahtecilik suçundan;
TCK’nın 204/1, 62 ve 53. maddeleri gereğince
mahkumiyet
b-Nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat
2) Sanık ... hakkında:
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik
suçlarından ayrı ayrı beraat
3) Sanık ... hakkında:
Nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat
Balkan müdafii
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılan tarafından; sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraate ilişkin hüküm, O yer Cumhuriyet savcısı tarafından ve sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyete ilişkin hüküm ise, sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ...’ın, Met-Tem Gıda Temizlik Maddeleri Ekipmanları Kozmetik İnşaat Otomotiv Tic.Ltd.Şti. ünvanlı şirketin yetkilisi ve ortağı olduğu, diğer sanıklar Selçuk ve Salim’in ise bu şirkette çalıştıkları, sanıkların iştirak halinde hareket ederek su bayiliği yapan ve su dağıtımı konusunda anlaştıkları katılandan satın aldıkları su karşılığında kendisine 17.500 TL, 12.000 TL ve 16.000 TL bedelli olan, keşideci imzası sahte olarak atılmış çekleri vererek haksız yarar sağladıkları, bu suretle sanık ... ve Salim’in nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını; sanık ...’ın ise nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 03/03/1998 gün ve 6/8 – 69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı belirtildiğinden ve katılanın aşamalardaki beyanları ile tüm dosya kapsamından suça konu çeklerin su alımı esnasında veya önceki bir tarihte mi, yoksa su alımından sonra ki bir tarihte mi verildiğinin tam olarak tespit edilmemesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; öncelikle katılanın bu hususta yeniden beyanının alınması, soruşturma aşamasında ifadesi alınan Hamdi Çiçek’in tanık sıfatıyla ifadesinin alınması, taraflar arasındaki ticari ilişkiye yönelik fatura ve belgelerin ibrazının sağlanması, gerekirse bu konuda defter ve belgeleri ile beyanlara göre tespit edilecek diğer deliller de incelenmek suretiyle, toplanan tüm delillerin sonucuna göre, suça konu çeklerin önceden doğan borç karşılığı verilip verilmediği tam olarak tespit edilmesi, suça konu 17.500 TL ve 12.000 TL bedelli çeklerde yer alan el yazılarının aidiyeti konusunda herhangi bir inceleme yapılmamış olması ve ilgili şirketin sanık ... ile birlikte diğer çek keşide etme yetkilisi olup öldüğü anlaşılan İsa Karakan’ın imza ve el yazılarına ilişkin olarak da herhangi bir kriminal inceleme yapılmadığının anlaşılması karşısında, gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeksizin tespiti bakımından, katılanın, sanıkların ve ölen İsa Karakan’ın karşılaştırmaya esas olabilecek imza ve el yazısı örneklerinin temin edilip, belge asıllarıyla birlikte gönderilmek suretiyle, uzman bilirkişi veya kurulundan aldırılacak raporla, suça konu çeklerin ön ve arka yüzündeki el yazılarının ve imzaların kime ait olduklarının ve çeklerin ne şekilde sahte olduklarının kesin olarak belirlenmesi, sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olduğu dikkate alınarak, suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla, söz konusu çeklerin duruşmaya getirtilerek mahkeme heyeti tarafından incelenip, özellikleri zapta geçirilerek, iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının, kambiyo senedi vasfında olup olmadığının tespit edilmesi ile sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı olup, O yer Cumhuriyet savcısının, sanık ... müdafiinin ve katılanın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 21.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.