Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/2154
Karar No: 2017/3768
Karar Tarihi: 20.05.2017

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2017/2154 Esas 2017/3768 Karar Sayılı İlamı

16. Hukuk Dairesi         2017/2154 E.  ,  2017/3768 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL


    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Dava konusu ... Köyü çalışma alanında bulunan 808 parsel sayılı 542.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 19 sayılı kadastro parselinden bu taşınmaza uygulanan tapu ve vergi kayıtlarının miktar fazlası olarak hükmen ifrazla davalı Hazine adına tescil edilmiştir. Davacı ... ve müşterekleri, başka tapu kayıtlarına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayanarak, birleşen dosya davacıları... ve müşterekleri ile ... ise yine başka tapu kaydına dayanarak dava konusu 808 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adlarına tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda dava konusu 808 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 03.04.1998 tarihinden, davaların açıldığı tarihe kadar 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği kabul edilerek davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Hükmün temyizi üzerine karar, Dairemizin 10.06.2014 tarih, 2014/189 Esas, 2014/8035 Karar sayılı ilamıyla “dava konusu 808 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten birleşen dosya davacılar... ve müşterekleri ile ... tarafından davaların açıldığı tarihe kadar 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığından Mahkemece "bu davacılar yönünden verilen kararın onanmasına" karar verilmekle beraber davacı ... ve müşterekleri tarafından açılan davanın 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmış olması nedeniyle ret kararının isabetsiz olduğu belirtilerek tarafların delilleri toplanmak suretiyle mahallinde yöntemince keşif, araştırma ve inceleme yapılması, bundan sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilerek hükmün "bozulmasına" karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda dava konusu taşınmazın, fen memuru... ve harita mühendisi ..."ın 30.03.2015 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfiyle gösterilen 127.500,00 metrekarelik bölümü ile (B) harfiyle gösterilen 100.000,00 metrekarelik bölümünün davacılar adına veraset ilamındaki payları oranında tesciline, (C) harfiyle gösterilen 62.062,33 metrekarelik bölümün Hazine adına tesciline karar verilmiş, karar tarihinden sonra ... ve müşterekleri, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayanarak davaya müdahil olmak için talepte bulunmuş, müdahale talepleri Mahkemenin 2015/159 D. İş, 2015/162 Karar sayılı ilamı ile reddedilmiştir. Temyize konu iş bu dosyada verilen hüküm, davalı Hazine temsilcisi ve davaya müdahale talebinde bulunan ...ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1- Hükmü temyiz eden ...ve müşterekleri, mahkemece hükmün açıklanmasından sonra davaya hak talebiyle müdahale etmiştir. Hükümden sonra müdahale dilekçesi verilmesi adı geçenlere taraf sıfatı kazandırmaz. Davada taraf sıfatı bulunmayan kurum ve kişilerin hükmü temyiz hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle gerçekte davada taraf olmayan ...ve müştereklerinin temyiz inceleme isteklerinin REDDİNE,
    2- Davalı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece davacılar ... ve müştereklerinin dayanağı olan tapu kayıtlarının hükme esas alınan 30.03.2015 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünü kapsadığı, aynı raporda (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünde ise davacılar lehine zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Davacılar ... ve müşterekleri, dosya arasında bulunan 02.11.2009 havale tarihli yeminli tercüman bilirkişi öğretim görevlisi Cuma Hündür tarafından tercüme edilen Mart 1280 tarih 21 ve 22 sıra numaralı tapu kayıtlarına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayanmışlardır. Bu tapu kayıtlarının aslının Dairemizin 13.02.2017 tarih 2015/11584 Esas, 2017/803 Karar sayılı geri çevirme ilamıyla Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından getirtilmesi istenmiş, 21.03.2017 tarihli cevabi yazıyla uzman ... tarafından tercüme edilmiş Receb 281 tarih D:15, V:21 ve 22 nolu tapu kayıtları ve tedavülleri gönderilmiş, ancak Mahkemece bu kayıtlar tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmemiş, revizyon durumu mahal Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulmamıştır. Receb 281 tarih D:15, V:21 nolu (dosya arasındaki tercümesinde Mart 280 tarih 21 sıra numaralı) tapu kaydının miktarının 10 kil değil, 1 kil olduğu ve malik Hasan’ın ölümüyle çocukları ...’ye kaldığı, daha sonra da satış suretiyle...’ye geçtiği, Receb 281 tarih D:15, V:22 nolu (dosya arasındaki tercümesinde Mart 280 tarih 22 sıra numaralı) 5 timin miktarlı tapu kaydının ise Süleyman uhdesinde kaldığı Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığı’ndan gelen kayıtlardan anlaşılmıştır. Mahkemece anılan tapu kayıtlarının miktar ve intikalleri açıklandığı şekilde araştırılmadığı gibi, davacılar ile tapu kayıt malikleri arasında akdi veya irsi ilişki de kurulmamıştır. Diğer yandan, Mahkemece teknik bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölüm yönünden davacılar lehine zilyetlikle iktisap şartlarının oluştuğu kabul edilmiş ise de; aynı çalışma alanı içinde belgesizden kazanılabilecek taşınmaz miktarının sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümü geçemeyeceği göz önüne alınarak davacıların tümü açısından Tapu, Yazı İşleri ve Kadastro Müdürlüğünden belgesiz araştırması yapılmamış, dava konusu taşınmazda imar uygulaması yapıldığı teknik bilirkişi raporundan anlaşılmasına rağmen dava konusu 808 parsel sayılı taşınmazın tedavüllü tapu kaydı dosya arasına alınmamış, dava konusu taşınmazın niteliği ve zilyetlik hususlarında yapılan araştırmada hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır. O halde; Mahkemece öncelikle dava konusu 808 parsel sayılı taşınmazın tedavüllü tapu kaydı getirtilmeli, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığı’ndan gelen tapu kayıtları tüm tedavülleri ile birlikte mahal Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli ve bu kayıtların kadastro tespiti sırasında herhangi bir parsele revizyon görüp görmediği de araştırılarak, revizyon görmüş ise revizyon gördüğü parsellerin tespit tutanakları ile tapu kayıtları dosya arasına alınmalı, davacıların tümü açısından Tapu, Yazı İşleri ve Kadastro Müdürlüğünden belgesiz araştırması yapılmalı, tespit tarihinden geriye doğru en az 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı evreye ilişkin yüksek çözünürlüklü hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından getirtilerek dosya ikmal edilmelidir. Davacılar ile tapu kayıt malikleri arasında akdi veya irsi ilişki kurulması halinde mahallinde yeniden keşif yapılarak, dava konusu taşınmaza komşu olan parsellere revizyon gören kayıtlar da tesisinden itibaren getirtilmek suretiyle davacı tarafın dayanak tapu kayıtları yöntemince uygulanmalıdır. 27.03.2012 tarihinde yapılan keşifte yerel bilirkişi sıfatıyla dinlenen .... ve ... davacı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının hudutlarından “yol” ve


    “...” haricindeki diğer hudutları bilmediklerini belirttikleri ancak 20.03.2015 tarihinde yapılan keşifte tüm hudutları gösterdikleri gözetilerek yeniden mahallinde yapılacak keşifte bu bilirkişiler dışında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek farklı yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, teknik bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu aracılığı ile yapılacak keşifte davacı tarafın dayandığı tapu kayıtları tesisinden itibaren tedavülleriyle birlikte okunup hudutlar mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaretlettirilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın kim tarafından neye istinaden ve ne zamandan beri zilyet edildiği hususlarına ilişkin maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, özellikle daha önce yapılan keşiflerde yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgenin askeriye tarafından tel örgü içine alındığı ve bu sebeple uzun süre boyunca da kullanılamadığı bildirildiğinden, özellikle dava konusu taşınmaz bölümlerinin tel örgü içine alınıp alınmadığı, alındıysa hangi tarihler arasında tel örgü içerisinde kaldığı hususu araştırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, kayıtların kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları üzerinde jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak dava konusu taşınmaz bölümleri hava fotoğraflarında gösterilmeli, bu yerlerin önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğu, taşınmaz bölümleri üzerinde zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğünün belirlenmesi istenilmeli, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmaz bölümlerinin tarımsal niteliğini bildiren, komşu parsellerle ve taşınmazın dava konusu olmayan bölümüyle karşılaştırmalı biçimde toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve dava dışı bölümden nasıl ayrıldığını açıklayan, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş ve sınırları işaretlenmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, davacılar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine de dayandıklarından davacıların tümü açısından Tapu, Yazı İşleri ve Kadastro Müdürlüğünden belgesiz araştırması yapılmalı, davacılar ile tapu kayıt malikleri arasında akdi veya irsi ilişki kurulamaması halinde yalnızca zilyetlik araştırması yapılması gerektiği düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, belirtilen hususlar gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 20.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi