21. Hukuk Dairesi 2014/11583 E. , 2015/7090 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava,davacının01.07.1985-31/05/1987,04/07/1991-31/05/1993,18/11/1993-31/05/1994,01/08/1994-31/05/1995,29/07/1996-31/05/1997,15/07/1997-31/05/1998, 25/08/1998-31/05/1999 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının davasının kabulü ile; davacının 01/07/1985-31/05/1987 tarihleri arasında, 04/07/1991-31/05/1993 tarihleri arasında, 18/11/1993-31/05/1994 tarihleri arasında, 01/08/1994-31/05/1995 tarihleri arasında, 29/07/1996-31/05/1997 tarihleri arasında, 15/07/1997-31/05/1998 tarihleri arasında, 25/08/1998-31/05/1999 tarihleri arasında (1985 yılında 48 gün, 1986 yılında 96 gün, 1987 yılında 48 gün hariç olmak üzere) davalı ... Kulübünde sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
506 sayılı Yasa"nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/8. maddelerine göre Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır. Yasada yer alan 5 yıllık süre hak düşürücü olup mahkeme tarafından kendiliğinden nazara alınması gerektiği gibi davacının aynı işyerinde çalışmasını sürdürmesinin veya 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmasının, hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı ve hak düşürücü sürenin, kesilmesi ve durmasının mümkün bulunmadığı hukuksal gerçeği de ortadadır.
İşverenin, çalıştırmış olduğu sigortalılara ait hangi belgeleri Kuruma vermesi gerektiği Kanun"un 79/1.maddesinde açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği"nin dördüncü kısmında işverence verilecek belgeler düzenlenmiştir. Bunlar, aylık sigorta primleri bildirgesi (SSİYön.Madde16) , dört aylık sigorta primleri bordrosu (SSİYön. Madde 17), sigortalı hesap fişi (SSİY. Yön. Madde 18) vs.dir. Yönetmelikte sayılan bu belgelerden birisinin dahi verilmiş olması halinde artık Kanun"un 79/10 (eski 8) maddesinde yer alan hak düşürücü süreden söz edilemez. Yargıtay uygulamasında anılan maddenin yorumu geniş tutulmakta; eğer sayılan belgelerden birisi işveren tarafından verilmişse burada Kurumun işçinin çalışmasından haberdar olduğu ve artık hizmet tespiti davası için hak düşürücü sürenin varlığından söz edilemeyeceği kabul edilmektedir.
Maddede belirtildiği üzere yönetmelikle tespit edilen belgelerin (işe giriş bildirgesi) verilmesi durumunda hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi çalışmaların sigorta müfettiş raporu ile saptanması durumunda da hak düşürücü sürenin geçtiğinden sözedilemeyeceği açıktır. Bir sigortalının askere gitmeden önce çalıştığı işyerini askerliğe müteakip girmesi durumunda hizmet akdi mecburi hizmet nedeniyle kesilmiş olduğundan artık hak düşürücü sürenin oluştuğundan bahsedilemez. Davacıya ödenen ücretten sigorta primi kesilen hallerde, davacının iş ve sosyal sigorta mevzuatının öngördüğü sigorta hak ve yükümlülüklerini yerine getirmesi nedeniyle Kurumun Yasa"dan kaynaklanan denetim ve inceleme görevini yapmaması karşısında hak düşürücü sürenin işlemeyeceği kabul edilmelidir.
Davacının sigortalı çalışmalarının Kuruma kısmen bildirildiği hallerde, eksik bildirimlere yönelik olarak açılan davada hak düşürücü süre işlemeyecektir. (Hukuk Genel Kurulunun 23.06.2004 gün ve 2004/21-369 E, 2004/371 K. sayılı kararı )
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 01/07/1985-30/06/1987 tarihleri arasında 192 gün davalı ... Kulübüne ait 18331 sicil numaralı işyerinden hizmet bildiriminin yapıldığı, 1990/3. dönemde 68 gün ve 1991/1. dönemde 68 gün Orduspor Kulübüne ait 2013 sicil numaralı işyerinden hizmet bildiriminin yapıldığı, bunun dışında dava konusu edilen dönem içinde yapılan hizmet bildiriminin bulunmadığı, tanık beyanlarının alındığı, davacı ile davalı ... arasında 01/07/1985-31/05/1987, 04/07/1991-31/05/1993, 18/11/1993-31/05/1994,01/08/1994-31/05/1995,29/06/1996-31/05/1997,15/07/1997-31/05/1998, 25/08/1998-31/05/1999 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan sözleşmeler imzalandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının 01/07/1985-30/06/1987 tarihleri arasında 192 gün davalı ... Kulübüne ait 18331 sicil numaralı işyerinden hizmet bildiriminin yapıldığı ve davacı ile davalı ... arasında 01/07/1985-31/05/1987 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan Tek Tip Profesyonellik Sözleşmesinin bulunduğu anlaşıldığından bu dönem yönünden davacının hizmetinin tespitine karar verilmeden önce davacının askerlik tarihlerinin tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Ayrıca, davacının 1990/3. dönemde 68 gün ve 1991/1. dönemde 68 gün dava dışı ...Kulübüne ait 2013 sicil numaralı işyerinden hizmet bildiriminin yapıldığı, bu bildirimin davacının ... Kulübünde geçtiğini iddia ettiği çalışmalarını kesintiye uğrattığı, bu tarihten sonra davalı işyerinden hiç bildiriminin yapılmadığı ve 04/07/1991-31/05/1993, 18/11/1993-31/05/1994, 01/08/1994-31/05/1995, 29/06/1996-31/05/1997, 15/07/1997-31/05/1998, 25/08/1998-31/05/1999 tarihleri arasındaki dönemler yönünden çalışmanın kesintili olduğu anlaşıldığından bu dönemler yönünden 5 yıl içerisinde dava açılması gerekmektedir.
Yapılacak iş, davacının 01/07/1985-31/05/1987 tarihleri arasındaki döremi kapsayan hizmet tespiti talebi yönünden davacının askerlik tarihlerini tespit edip sonucuna göre ve 04/07/1991-31/05/1993,18/11/1993-31/05/1994,01/08/1994-31/05/1995,29/06/1996-31/05/1997, 15/07/1997-31/05/1998, 25/08/1998-31/05/1999 tarihleri arasındaki dönemler yönünden ise hak düşürücü süreyi değerlendirip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.